Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Eylül '21

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
73
 

Taliban ve Emperyalist Amaçlar

Türkiye'deki basının her haberi batıdan alıp hazır haberciliğinden olsa gerek Afganistan meselesi konusunda o kadar sığ yaklaşımlar, o kadar basit ve yüzeysel değerlendirmeler var ki. Öncelikle şunu belirtmek gerekir; hiçbir terör örgütü parasal gücü ya da bir devletin desteği olmadan ayakta kalamaz. Hele ki bir ülkede iktidara tamamen hakim olması böyle bir destek olmadan mümkün değildir. ABD'nin prestij kazanma ya da kaybetme sorunu yok. Bunu Vietnam'da yaşadı ve dert etmedi. Ama çıkarlarının zedelenmesi ciddi bir sorun. Bu nedenle Afganistan'da başarısız olduğunu ilan edip çekildi. Hazırcı medya batıdan aldığı haberleri kopyala yapıştır yöntemiyle hemen servis etti:  ABD çekildi ve Taliban zafer kazandı. ABD, bir dönem Sovyetlere karşı örgütlediği Talibanla  yok etme amaçlı savaşmadı ki yenilsin. Taliban, ABD'nin Asya'da Rusya, Çin ve İran'a karşı kullanacağı etkili, düzen bozucu bir terör örgütü olarak serbest bırakıldı. Zira Taliban üç ülkeye karşı üç yönden kullanabileceği oldukça stratejik bir mevkide konumlanmış çok işlevsel bir örgüt. En başta Rusya'nın müttefiki Orta Asya cumhuriyetleri Taliban vasıtasıyla şeriatçı örgütlerle diğer İslam devletleri gibi darmadağın edilebilir. Diğer yandan Çin'in müslüman nüfuslu batı bölgeleri ve mezhep çatışması üzerinden İran Taliban'ın etkisiyle zarar görebilir.
 
Rusların sosyalist hükümeti kurtarmak amacıyla yaptığı müdahale eğitimli kitlelerden ve şehirlilerden destek almasına rağmen Afganistan'da etkili olamadı. Çünkü burada feodal sistemin etkisindeki kitleler çoğunluktaydı ve batının hem maddi hem de silah desteğiyle donatılmış dağlarda, inlerinde saklanan teröristlere karşı çok fazla şansları yoktu. Asker kayıpları halkın tepkisine de yol açınca kırsal bölgelerde inlere girmek yerine şehirleri kontrol etmeyi yeğlediler. Ancak ABD ve NATO üyesi işbirlikçilerinin işgalinde durum çok farklıydı. Bu işgali analiz edelim. Şayet ABD Taliban'a karşı savaştıysa Taliban silah ve para desteğini nereden buldu? İnlerinde yabani hayvanlar gibi ne kadar direnebilirdi, ne kadar mücadele edebilirdi? Farz edelim köylülerden gasp yoluyla beslendi. Peki o kadar hızlı gelişen teknoloji karşısında sadece ABD değil tüm NATO kuvvetlerine karşı koyabilecek modern silahları nereden ve nasıl temin etti? ABD'nin çekilmesinden sonra kısa sürede başkente nasıl hakim oldu? Bu basit soruları soramayan bir gazeteci nasıl gazeteci olur, bir siyasetçi nasıl siyasetçi olur?
 
Türkiye'de hükümetin Afganistan'daki bu oldu bittiyi hemen kabullenip hangi iktidar olursa olsun işbirliği yaparız açıklaması zaten herşeyin Washington tarafından baştan planlandığının ve uydu hükümetlere bu plan dahilinde mesaj verildiğinin kanıtı değil mi? Dünyanın jandarmalığını üstlenen ABD'nin izni olmadan Afganistan gibi basit bir ülkede iktidar değişebilir mi? ABD'nin bu oldu bittideki rolünü daha doğrusu suçunu hasıraltı etmenin en etkili yolu tabii ki basın ve medyadaki yanıltıcı haberler olacaktır. Bu konuda sadece batı medyası değil ulusal medya da batı kaynaklı hazır haberciliğiyle ABD'ye belki isteyerek, belki istemeden çok güzel hizmet ediyor. Taliban'ın zaferi Rusya ve Çin'e yarayacak manşetiyle haber yapabilecek kadar komikleşebilen bir basın için daha ne söylenebilir. Hatta bir ulusal gazete Afganistan'ın altın madenleri Çin'in hedefinde başlığıyla haber yapmış. Kepazelik, maskaralık, sözde habercilik falan desek hepsi basit kalır, daha kötüsünü söylesek belki yakışır. ABD, en büyük rakibi Çin'e eğer varsa Afgan altınlarını bırakabilecek kadar cömertleşti mi? Bu haberi yapan gazetecilerin güzel bir cevap bulması lazım; acaba emperyalistliğiyle meşhur ABD çekilirken Afganistan'ın doğal kaynaklarından rakiplerinin istifade etmesine müsaade edebilecek kadar nasıl cömertleşebildi?
 
Yıllar önce dünya uyuşturucu üretiminde (ticareti değil dikkat edin üretimi) ilk sırada Afganistan'ın olduğuna dair şaşırtıcı bir haber çıkmıştı. Bu durumda en büyük uyuşturucu tüccarlarının ABD'de ikamet etmesi bir tesadüf değildir herhalde. Aya çıkan, Mars'a araç gönderen, her yere müdahale eden ABD bunlara engel olamayacak kadar zayıf mı? Ya da aslında işine geldiği gibi mi hareket ediyor. Sovyetlerin dağılmasından sonra AIDS gibi uyuşturucu kullanımında da ilk sıralara yerleşen eski Sovyet cumhuriyetlerine Afganistan üzerinden yoğun bir uyuşturucu ticaretinin olması kendi gençlerini bile zehirleyen ABD için sorun olur mu acaba? Hatta sorundan ziyade Baltık devletleri gibi Rusya'dan uzaklaştırarak yanına çekmeyi bir türlü başaramadığı laik, modern ve Sovyet geleneğine bağlı Türki cumhuriyetlere uyuşturucu pisliğinin ve Taliban destekli yıkıcı unsurların girmesi ABD'yi memnun mu eder? Bir taşla iki kuş vurmak; hem para, hem rakiplerde düzensizlik. İslami bir örgüt ve uyuşturucu nasıl yan yana gelir sorusunu ise ancak Taliban'ın emperyalizme hizmet eden bir terör örgütü olduğunun farkında olmayanlar sorabilir. Kısacası ABD için en güçlü rakipler Rusya, Çin ve İran olduğuna göre bu üç devleti kapsayacak şekilde tek noktadan kargaşa yaratılabilecek en uygun konum Afganistan. Bu ülkeye demokrasinin gelmesi demek ABD çekildiğinde demokratik iktidarın sınırdaş ve yakın konumdaki devletlerle uzlaşı içinde hareket ederek ABD için Asya'da daha büyük bir tehlikenin ortaya çıkması demektir. Taliban ABD'nin dostu ya da düşmanı olsun fark etmez. Bu terör örgütünün gücünün sınırlarını ABD belirleyecektir. Dolayısıyla ABD'ye zarar vermesi mümkün değildir. Asıl tehdit Asya'nın yükselen güçlerine yönelik olacaktır.
ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 45
Toplam yorum
: 30
Toplam mesaj
: 3
Ort. okunma sayısı
: 1835
Kayıt tarihi
: 28.03.12
 
 

1981 yılında Bursa'da doğdu. İnönü Üniversitesi Tarih Bölümü ve Uludağ Üniversitesi Türkçe Eğitim..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster