Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Ağustos '06

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
10247
 

Tarih, doğa ve diğer canlılara karşı sorumluluklarımız

Bizi diğer canlılardan ayıran özelliğimiz, düşünebilme, üretme, araştırma ve neticesinde karar vermedir. Konuşmak ise diğer canlılardan bizi ayıran önemli unsurlardan biridir. Fakat konuşma, düşünme ve araştırma yeteneğimizi kullandığımızı söylemek mümkün değildir. Eğer insanlarla konuşarak belirli konularda fikir birliğine varmış olsa idik, eğer düşünerek hareket etseydik başkalarının haklarına tecavuz ettiğimizi görecektik.

Nasıl mı? Denize kanalizasyon atıklarının dökülmesine (içinde bizim de kanalizasyonumuz bağlı olabilir) göz yumarak, denizde yaşayan canlıların oksijensizlikten nesillerinin tükenmesine katkıda bulunuşumuza, yeşil alanlara belediyelerin bina dikmesine seyirci kalarak, çocuklarımızın oynayabileceği alanları ortadan kaldırdığımızı, dünyanın hiçbir yerinde görülmeyen görgüsüzlükle, yazlık ev anlayışı ile bir ay bile kullanmağımız halde sırf çevreye "yazlığımız var" diye hava atmak için, deniz kıyısında ev sahibi olarak, görüntü kirliliğine katkıda bulunduğumuzu ve yeşil alanların azalmasını, araçların yakıt sistemlerinin zamanında kontrol ettirmeyerek hava kirliliğine katkı yaptığımızı, kimyasal atıkların hiçbir önlem alınmadan çevreye saçılmasına, toprağa gömülmesine (yakın zamanda örneklerini gördük) seyirci kaldığımızı, ormanların birer birer ortadan kalkmasını film seyreder gibi izleyerek, aslında sahip olduğumuz bütün dünyanın keşke böyle bir ülkeye sahip olsaydık diye kıskandığı ülkemizin sahip olduğu değerleri hak etmediğimizi onaylamış oluyoruz.

Ülkemizde yaşanan doğa katliamı, dünyanın herhangi başka bir ülkesinde gercekleşse, bütün toplum ayağa kalkarak protesto edip, bir daha tekrarının olmaması için örnek teskil eder. Bundan da herkes ders çıkarır.

Tarih, bize geçmis yıllarda yaşanan olayları, o dönemdeki sanatı, edebiyatı, o günün koşullarındaki teknolojiyi, yaşam tarzını anlatır; bize bırakılan tarihi binalardan yola çıkarak mimari hakkında bilgiye ulaşırız.

Ülkeler sahip oldukları tarihi değerler ile övünürler. Bizse sahip olduğumuz tarihi binaları restore etmek yerine onları ortadan kaldırarak arsa rantı pesinde koşarız.

Tarihsiz, kumsalsız, yeşilsiz bir toplum, hayal kurma, espri yapma, hoşgörülü olma özeliklerinden feragat etmiş demektir...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 377
Toplam yorum
: 181
Toplam mesaj
: 57
Ort. okunma sayısı
: 684
Kayıt tarihi
: 05.08.06
 
 

Türkiye'yi ve Türk insanını çok seviyorum. Dünyada bütün canlıların yaşam hakkı olduğuna inanıyorum...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster