Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

28 Şubat '08

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
486
 

Tellallar, ölüm tellalları, susun!

Tellallar, ölüm tellalları, susun!
 

Siz, evet siz,
Tellallar ve çığırtkanlar, bu söylenenler sizedir

Ölüm, sizin kapınıza KAÇ KEZ uğradı ki (?);
Tellallık yapmaya yola düştünüz,
makinalarınızın başına oturdunuz
ve yazmaya başladınız.

İnandığınız Tanrı, tellallığı kimseye vermez,
tellal istemez,
ölümü özgür bırakır ve ölüm bildiğini yapar.

Siz,
evet siz, kimsiniz (?) ki
sizin olmayan bir "Can'ı" ;
Bir bardak su vermediğiniz,
adını bilmediğiniz,
yoksulluğu ile sokakta gördüğünüzde selam vermediğiniz,
bu savaştan sakat çıktıkları için, sefaletler yaşadığını bildiğiniz,
ve bu savaşın hepsinin ruhlarını yaraladığını bildiğiniz halde;
SESSİZ kalmayı seçenler,
sizler ve kararmış ruhlarınız,
siz kimsiniz (?) ki,
şimdi konuşarak bu çocukların ölümlerine tellallık etmektesiniz.

Sizin;
çocuğunuz,
kardeşiniz,
arkadaşınız,
babanız,
veya sevgiliniz,
bu savaşta ÖLDÜ MÜ?

Kendi yaşamındaki bir insanı bu savaşta kaybetmemiş olanlar,
SUSUN.
Ki kendinden birilerini kaybetmiş olanlar konuşsun.

Dul kalan kadınlar,
evlenmeden dul sayılmanın anlamını yaşamış kızlar, nişanlılar,
babasız kalan çocuklar,
evlatsız kalan anneler-babalar KONUŞSUN.

"CANLARI" öldükten sonra;
Kapılarının nasıl YIKILDIĞINI,
ocaklarının nasıl SÖNDÜĞÜNÜ,
yüreklerine düşen ateşin nasıl YAKTIĞINI,
sevdalarının nasıl GÖMÜLDÜĞÜNÜ anlatsınlar.

Siz,
tellallar,
ÖLÜM TELLALLARI,
SUSUN.

Ola ki,
o ateş
sizin yanınıza-yurdunuza düşerse, (dilemem)
o zaman konuşun.

Ama şimdi,
bu yoksul halkın yoksul çocuklarını ölüme göndermek için,
çığırtkanlık yapmayın... SUSUN.
O HAKKINIZ YOK.

Susun ki,
inandığınız Tanrı sizden utanç duymasın;
Tanrı, kendini utandıranları CEHENNEMİNDE GÖRMEK İÇİN bekler.
Bu savaşa canını vermiş BÜTÜN ÇOCUKLAR, bu toprakların ve bu halkın çocukları;
Tanrıdan ADALET için LANET dileyebilirler.

Tellallaradır:
Ölüme gidenlerin ve ölenlerin, çocuklarının ÇORAPLARI yok,
sizin, bilgisayarlarınız var.

Kadın çığırtkanlaradır:
Tanrınızın önünde diz çökün ve yemin edin;
"..bir erkek evladım olduğunda, and olsun ki,
gözümü kırpmadan böyle "kutsal" bir ölüme göndereceğim, Tanrım duamı kabul et" deyin.
Diyebiliyor musunuz..?
Ya da sevgilinizden-aşkınızdan o savaşın ölümlerinin karşısına çıkmasını isteyebilirmisiniz (?)
kabul ettirebilirmisiniz..?

Erkek çığırtkanlaradır:
Böyle bir savaştan uzak kaldığı için davul-zurna çaldıranları da gördük biz ve yine
çığırtkanlık yapmaya devam ettiklerini de.
Ve yakarışlarını kabul eden Tanrıları onları da beklemekte!

Siyasi Tellallaradır:
Eski katillikleriniz için verilen cezaların "zaman aşımına" uğraması ve "davalarınızın düşmesi"
"katil" olduğunuz gerçeğini değiştirmez. Alışkanlıklarınız var, biliyoruz...
"Dokunulmazlıklarınız" size, tellallık etme hakkını vermez, siz yanlış anlamışsınız.

En son olarak meraktan soracağım;
"Siz, çığırtkanlık ve tellallık yapanlar, kendi evlatlarınız
EVLERİNİZE YARIM SAAT GEÇ KALDIĞINDA NİYE TELAŞLANMAKTASINIZ ? ? ?

"Kim ki ölümü başkaları için (olur) hak görürse,
ilk önce kendi kapısını açsın, orada bir şey görecektir!"

(Bu yazı Türk ve Kürt milliyetçilerine ithafdır)

Yazılış tarihi: 28-02-2008

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 61
Toplam yorum
: 83
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 737
Kayıt tarihi
: 06.07.07
 
 

Sosyoloji, psikoloji, kültürel alanlar ve ilişkiler, insan ilişkileri ve ekonomi-politik ilgi ala..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster