Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Ekim '08

 
Kategori
Ben Bildiriyorum
Okunma Sayısı
859
 

Terkediyorum

Terkediyorum
 

1 Kasım olmadı 8 Kasım da herşeyi terk ediyorum arkadaşlar. Kariyerimi, milyar maaşlarımı, üst düzey yönetici ünanımı bırakıp bir köye yerleşip emekli maaşımla sürüneceğim. Hayatımın en radikal kararlarından birinin arifesindeyim. Bu İzmir'den yazdığım son yazı. Benim durumumdaki hiç kimsenin de böyle bir karar alabileceğini sanmıyorum. Nerden mi biliyorum? Çünkü hala kimse inanmıyor.

İnşallah bedenimle beraber ruhumu, beynimi, içimi, gönlümü, kalbimi de götürürüm. Çünkü gidiyorum demedim. Terkediyorum diyorum. İnşallah başarırım. Yoksa çok zor olur.

Gittim sanırsın da bazen, oysa kalmıştır bir tarafın sonradan acır. Terkettim sanır da bazen insan, terkedilmişlik içinde kalır. Herşeyi birden götüremezsin... Bölünür... Parçalanır... liğme liğme olur duyguların… Hani bilirsiniz çığlık çığlığa blues…

”Aman birşey unutma” diyorum kendi kendime yıllardır. “İyi toparlan.” “Seyahate giderken unutulan diş fırçasına benzemez bıraktıkların.” Öyle çok fazla kar zarar hesapları yapmayan biriyim inanın. Zaten buraya kadar gelince olmaz hesabı zarar'ın kar'ın.

Ben hep merak ederim bir sigara almaya gidip bir daha hiç dönmeyenler mutlu olmuşlarmıdır acaba gittikleri yerden, yoksa dön baba dön değirmen eşeği...?

Oralardan da yazacağım bloğumu. Size haberler uçaracağım. Çok sıkıldığım günlerden çok sevdiğim akşamüstlerinden haberler yazacağım. Başarıp başaramadığımı öğreneceksiniz. Bir kaçınızın içinde olabilir her şeyi bırakıvermek. Hani ütopik… Beni izleyin…

Başaracağımı sanıyorum. Çünkü hayallerim var. Kendime göre donanımlıyım. Hobim çok. Bir de başarmak için hayalleri olması gerek insanın. Hayallerin yoksa neyi başaracaksın. Olmayacak hayaller peşinde koşmak değil demek istediğim.

İnsanların sadece bir kısmı hayal kurabilirler ve kurdukları hayalin peşindedirler. Bazıları hiçbir şey yapmadan hayallerin onları bulmasını kendiliğinden olmasını beklerler. Ya da hayallerinin peşinde koşarken en küçük bir düş kırıklığında vazgeçerler. Hayallerinin peşinde koşarken aç gözlü davranırlar. Hiçbir şey kaybetmek istemezler, ama her şeyi kazanmak isterler. Bu istek hayalin gücünü zayıflatır. Hayallere koşarken önümüze çıkabilecek engelleri aşağı yukarı kestirip üstesinden gelip gelemeyeceğimizi, neleri göze alıp alamadığımızı bilmemiz, yani kendimizi çok iyi tanımamız gerekir. Bunun için yıllar harcamış olmalıyız. Duygu matematiği diye bir şey var. Akıl ve gönül terazisi var. İyi tartmak adaletli olmak, doğru toplayıp çıkarmak gerek. En önemlisi de yürek gerek… Cesaret…

Eeee gördünüz ne kadar uzun liste ve daha da uzar gider. Yani başarmak için bu kadar özellik isterken zor tabi. Ama kimse zor'u sevmiyor. Gideceğim dediğimde herkes gittiğimde hengi eksilerin önüme çıkacağını sayıyor. Neler kazandığımı bilmiyorlar. Ben buraya gelirken zaten seve seve feda ettim onları istemeyerek değil.

Eksikliklerim olacak… Körfezin hurma ağaçlarını, telaşla gelip giden vapurlarını arayacağım. Giyinmiş akşam kafelerinde oturan insanları görmek isteyecek ara sıra gözlerim. O zaman gözlerimi gözlerime dikip “ Oradayken o kafelere gidemiyordun artık, sıkılıyordun, bu yüzden buraya geldin” diyeceğim.

Durup dururken bir günde sigara almaya deyip gidenler macera ararlar. Bu yıllarca hazırlık gerektiren birşeydir. Bu yıllar kendinle hesaplaşma, boğuşma, ve yeniden kendinden kendini yaratma ile geçer.

Böyle bir tempodan sonra çok sıkılacağım belki. Belki bunalımlara gireceğim. Ama göze alıyorum. Sıkıldım insan ilişkilerinden. Yıllardır hayatımın üçte birini çalışarak başkalarına satıyorum. Üçte biri de uykuyla geçiyor… Günde bir yada iki saatiniz var kendinize ait. Farkındaysanız tabiii…Hayatın üçte biri… Günde sekiz saat eder… Kaç paraya değer arkadaşlar… Hayatın üçte biri kaç para eder….

İşte şimdi, o gün geldi… Bu hafta sonu… Ya da bir hafta sonra…

Haberiniz olsun istedim…

Beni alıp götürüyor içim…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yalnızlığın ayak seslerini burada gelmeye başladı demek ki!

Leyla Kanat 
 16.04.2012 23:33
Cevap :
Bu yeni bir hayata başlamak isteyenlere rehber bir yazı olabilir bence:) Her şey zor be Leyla. Ama ben hiç bir şeyin kolayına kaçmadım hiç bir zaman. Herkes sırayla bir şey taşırken, en ağırı kimse almak istemez ya, ben en ağırdan başlarım kimseye bırakmak istemem mesela. Enayi, salak, kafa çalışmıyor sözlerine kulak asmadan:)  17.04.2012 17:23
 

Sizin başka bir bloğunuzu az önce okudum ve sayfanızı incelemeden yazınıza yorum yaptım.Diğer yazılarınıza takılıp kalınca yaptığım yorumun havada kaldığını gördüm.Yazılarınızı okumadan, tek bir yazı ile değerlendirip yorum yapmanın anlamsızlığı ile kalakaldım.Siz yeni bir hayata başlamış, yüreğinizin götürdüğü yerden seslenen biri olarak bana iyi bir ders verdiniz,Teşekkür ederim. Dost sevgi ve selamlarımla.

Hatiice 
 04.02.2009 15:27
Cevap :
Hepimiz tek bir yazıya yorum yapıyoruz. Yanılıyor, kırıyor ya da göklere çıkarıyoruz. Ama sadece o yazıyı yorumluyoruz. Çok doğal böyle yorumlar. Uğrayıp okuyacağım bloğunu. Ve bende sadece o yazdığın yazıya yorum yapacağım. Hoşgeldin... Hep gel...  05.02.2009 0:12
 

Giderken kendini de ardında bırakabilse keşke insan, ama bu mümkündeğil.Böylesine "ölüm" diyorlar zaten.Alıp başını gittiğin üsrece mekanlar, yaşam koşulları değişiyor sadece, sen hep aynı sensin.Umarım sizin için farklı olur, mutlu olursunuz.

Haziran 
 05.12.2008 11:06
Cevap :
Bilemiyorum... Göze aldık işte. Bu ikinci... Anlayamadan  05.12.2008 21:33
 

İnsanlar içinden geldiğince yaşıyor hayatı:) Şimdi mesela siz geldiğiniz yerde daha da güzel şiirler ve yazılar yazıyorsunuz,yanlış anlamayın yazılarınız hepsi çok güzel fakat daha da güzelleşebiliyor:) Yüreğinizde ki sanata sevdalı duygularınız var,yazılarınız yanında resimlerinizi de çok beğeniyorum. Gittiğiniz yerde şimdi daha da güzelleşti şiirlerinz:) duygularınıza sağlık.saygılar

gonca yeşiltepe 
 20.11.2008 13:49
Cevap :
yazılar güzelleşiyorsa, yazan kötüleşiyor demektir. Bir nota kaç hıçkırıktan doğar kim bilebilir.  20.11.2008 21:16
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 271
Toplam yorum
: 1544
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 596
Kayıt tarihi
: 16.05.08
 
 

Güzel sanatlar fakültesi Müzik bölümüne gitmeme rağmen, fakülte sonunda yıllardır yaptığım turizm..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster