Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Şubat '14

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
613
 

Türk dizileri insan psikolojisini bozuyor mu ?

Günümüz Türkiye'sinde türk dizileri akıl almaz bir şekilde çoğalmaya devam ediyor. Bakıyoruz yeni sezon, eylül ayı gelmiş bir anda birçok dizi yayın hayatına başlıyor. Sonra onların bir çoğu reyting kurbanı olup yayından kaldırılıyor. Ama bu durum yapımcıların hızını kesmiyor. Kısa bir süre sonra yeni dizileri yayında görüyoruz. Tabi bu dizilerden de yayından kaldırılanlar oluyor. Bu durum böyle devam edip gidiyor.

Diziler aslında hayatın aynasıdır, toplumda var olanı yansıtır. Senaristler toplumu gözlemleyip bu gözlemlerini çarpıtarak ekrana getiriyorlar. Toplumda televizyondan, yine kendilerini izliyorlar. Bu bir döngü halini almıştır. Tabi bu durumun olumlu, olumsuz yönleri de mevcut.  En azından yapımcı tarafında olanlar ceplerini dolduruyorlar ki netice de amaçları bu. Olayın diğer boyutuysa topluma çok zarar veriyor. Sonuçta senaryo'da belli bir kesim gözlemlenip ekrana sunuluyor. Ancak bunu tüm toplumumuz izliyor, bu da tüm toplumu etkiliyor.

Türk dizilerinin genel olarak üzerinde durduğu  konular, şiddet, acı, üzüntü, cinsellik, ahlâksızlık, aldatma, aşk vs.'dir. Tabi bu diziler daha çok aileye, gençlere hitâp ediyor. Bu durumda bir çok kötü sonuçlar doğuruyor. En basitinden aile kavramında anne televizyona göre kendini planlandırıyor. Alışverişe, gezmeye, uyumaya takip ettikleri programlara göre vakit ayırıyorlar. Baba desen akşam eve geliyor. oturuyor televizyonun karşısına hiç bir şekilde ailesiyle ilgilenmiyor. Buna müteakiben çocukla ilgilenen olmadığı için çocukta onlarla dizi izlemeye başlıyor. Zaten en çok da bu kötü durumun etkisini çocuklar hissediyor. Televizyon izleyen çocuklar, diğer çocuklara göre daha mutsuz oluyorlar. Çocuklar, televizyondaki çocuklara özenip onlar gibi davranmaya başlıyor ki bu da onları küçük yaşta psikolojik travmaya sürüklüyor.

Türk dizilerinden etkilenen diğer grupsa gençlerimiz. Ülkemizin ekonomik boyutu belli.  Küçük bir kesim hariç kimse istediklerine sahip olamıyor. Tabi hep daha fazlasını isteme insanoğlunun doğasında vardır. Ancak türk dizileri bu durumu fazlasıyla tetikliyor. Yalılar, en lüks otomobiller, cep telefonları vs. gençler bunlara öyle bir tapıyor ki bir süre sonra hayal dünyasında yaşamaya başlıyorlar. Böylelikle ailelerine de, ben bunu istiyorum, bana bunu al diye baskı uyguluyorlar. Olumsuz cevabı alınca da, ailesine karşı saygısını yitermeye hatta evi terketmeye kadar giden bir yıkım oluşuyor. Diğer yönden gençler şiddet olaylarına özendiriliyor. Sürekli insan öldürme, bir olumsuz durumu adaletle değilde kendi yöntemlerine göre halletme, herkese hükmetme vs. bunlar günümüz gençlerinin toplumdaki yansımaları.

Tüm bunlarla birlikte türk dizileri genel olarak tüm toplumun psikolojisini etkiliyor. Oyuncular mutlu olursa mutlu oluyoruz, onlarla birlikte üzülüyoruz. Hatta bazen onlarla birlikte ağlıyoruz ki gereksiz yere üzülüp moralimizi bozuyoruz. Diğer yönüyse insan televizyona odaklandıktan bir süre sonra, kişi ve televizyon birbirlerine bağlanıyor. Bu odaklanma kişiyi saflaştırıyor.

Burada en önemli soru toplum mu dizilerin konularını belirliyor, yoksa diziler mi toplumu etkiliyor ?

Şükran Güvenilir bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 227
Kayıt tarihi
: 01.01.14
 
 

Medya ve İletişim bölümü öğrencisiyim. Fotoğraf çekmeyi, spor yapmayı severim. İlginç gelen her ş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster