Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

ALİ GALİP AKYILDIRIM

http://blog.milliyet.com.tr/aligalip

17 Ocak '16

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
45
 

Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmak…

Türkiye cumhuriyeti vatandaşı olmak…
 

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının vatandaşlarına verdiği haklar gereği seçilip vekil oldunuz. Vekil olmak istediğinizde kimse sizin dilinizi, dininiz, sormadı. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşısınız.


Bu ülkenin suyunu içip ekmeğini yiyen, meclisinde oy aldığı illeri ve vatandaşları temsil eden sayın vekillerimiz,

Seçimlerden sonra mecliste yapılması gereken yemin töreninde “Türk Milleti” cümlesini kullanmamak için yemin etmediniz.

Ülkemizi kan, ateş ve terör cehennemine çeviren terör örgütüne “terör örgütü” diyemediniz. Terör örgütü diyemediğiniz terör örgütü bu ülkenin bir kısmını resmen işgal etti. Sesinizi çıkarmadınız. Devlet bu işgale müdahale edince devlete “terörist” dediniz.

Şu anda bile devlet bu toprakları terör örgütünden temizleyip vatandaşlarına güvenli yarınlar sunmak için müdahale ediyor.

Bölge halkı ıstırap yaşıyor.

Yakılmış yıkılmış binalar…

Yanmış yıkılmış okullar, tahrip edilmiş camiler…

Delik deşik edilmiş ambulanslar, arabalar…

Bomba döşenmiş yollar, barikatlar, hendekler…

Ve bu ortamda o sokaklarda oyun oynayan çocukları, evine ekmek götürmek için koşturan insanları, hastasını doktora yetiştirmek isteyen vatandaşları düşündünüz mü?

Hastaneler ateşe verilirken, roketlerle delik deşik edilirken içiniz sızladı mı?

O hastaneye o doktorlara ihtiyaç duyan birisinin sizin anneniz, babanız olabileceğini düşündünüz mü?

 Tüm bunlara rağmen devletin polis teşkilatı, askerleri, onlarca şehit vererek, teröristlerden geri alıp bölgenin gerçek sahiplerine geri vermek için gece gündüz mücadele ediyorlar.

“Dilimize, kültürümüze özgürlük” isteklerinden“Özyönetim veya özerklik istiyoruza”   kadar geldiniz. 

Bu ülkede hepimize aynı imkânları sağlayan anayasal haklardan yararlandığınızı inkâr ettiniz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının vatandaşlarına verdiği haklar gereği seçilip vekil oldunuz. Vekil olmak istediğinizde kimse sizin dilinizi, dininiz,  sormadı. Çünkü Türkiye Cumhuriyetinin vatandaşısınız.

Ama siz ne yapıyorsunuz? Vekil seçildiğiniz bölgeleri “Kürt illeri” olarak tanımlıyorsunuz. Oysaki sizler İstanbul’dan, İzmir’den ve batının daha birçok illerinden vekil çıkardınız. Böyle bir şey olmaz, kabul edilmez” diye kimse bir şey söylemedi. Çünkü bu ülkenin insanlarından oy aldınız.

Ama siz ne yapıyorsunuz, siz bu ülkenin insanlarına “Türk Milleti” diye seslenemiyorsunuz.

Gözden kaçırdığınız veya görmek istemediğiniz bir gerçek vardır ki bu ülkenin adının Türkiye Cumhuriyeti olduğudur.

Burada yaşayanların adının Türk Milleti olduğudur.

Burada yaşayanların resmi dilinin Türkçe olduğudur.

 Mesela, Rusya'nın içinde onlarca özerk cumhuriyet ve halklar vardır. Her birinin konuştuğu kendi dilleri vardır ama devletin resmi dili Rusçadır, devletin adı Rusya’dır, halkına da Rus milleti denilmektedir.

Her ülkenin çeşitli halklardan ve ırklardan yurttaşları vardır.

Ama üst kimlikleri anıldıkları millet adıyladır. Mesela, Almanya’nın ulus kimliği Alman, Fransa’nın ulus kimliği Fransız, Yunanistan’ın ulus kimliği Yunan'dır.

Nasıl ki Kurtuluş Savaşında Kürtler olduysa, Cumhuriyetin kuruluşunda da, TBMM'de de Kürtler olmuşlardır ve bugüne kadar süregelen siyasi varoluşu mecliste ki temsilcileriyle onaylamışlardır.  

Böylece Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlık kimliği, yurttaş kimliği olarak Türk, Kürt, Çerkez her kim varsa herkesin ortak kimliği olmuştur. Rusya'da Rusluk, Çin'de Çinlilik, Fransa'da Fransızlık, Almanya'da Almanlık gibi...

Tüm bunlara rağmen, siz HDP vekilleri yaşadıklarınız bölgeyi “Kürdistan” diye tanımlamaktasınız ve “Özerklik” istiyoruz demektesiniz.

Bunun içinde PKK terör örgütünün akıttığı kanlara, yaktığı canlara, yakıp yıktığı okullara, hastanelere, evlere, camilere sessiz kalıyorsunuz. Kınamıyorsunuz…

Bu örgüt bu halkla barış içerisinde, huzur içerisinde yaşamamak için yemin etmiş bir kere. Bunun hakkından devlet er veya geç gelecektir.

Sizler, duyarlı her vekil gibi halkın sesi olsanız, terörü kınasanız, teröre karşı dik dursanız, varsa bir sıkıntınız oturup konuşsanız, çözüm üretseniz kim size ne diyebilir?

Bölgedeki çocukları, gençleri okullarına yönlendirseniz, geleceğin yöneticileri, siyasetçileri sizler olacaksınız deseniz, yaşamak sizin de hakkınız, bu cennet ülkenin her nimetinden yararlanmak sizin de hakkınız deseniz kim sizin karşınızda durabilir?

Bu ülkede yaşayan herkesin bir takım sıkıntıları vardır.

Herkesin muhalif düşünceleri vardır.

Sorun varsa çözümde vardır.

Bu milletin meclisini boks ringine çevirmeden sorunların çözüldüğü bir yer olarak düşünürseniz her türlü sorunumuz çözülmüş olur.

Türkiye Cumhuriyetinin bir vatandaşı olarak vekillerimizden beklentim ülke bütünlüğünden yanadır.

Ali Galip AKYILDIRIM

Filiz Alev bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 264
Toplam yorum
: 3
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 346
Kayıt tarihi
: 28.07.14
 
 

1959'da doğdu. Sınıf Öğretmenliği okudu.1979'da Öğretmenlik görevine başladı. Hayatın; okumak, ya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster