Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

perihan reyhan ALKAN

http://blog.milliyet.com.tr/pra

18 Ekim '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
675
 

Türkiye mi kaldı ki?!!

Türkiye mi kaldı ki?!!
 

Evet, kalmadı ne yazık ki!

Kızmakta acele etmeyiniz lütfen ilk cümleme bakışla. Yazımın sonunda hak vereceğinize inanıyorum bana. Hatta benim dile getirmediğim, aklıma gelmeyen pek çok şeyin de benimkiler yanı sıra aklınıza geleceğinden de eminim.

“Yerli malı, yurdun malı, herkes onu kullanmalı” diye başlayan şiiri, kim bilir kaç kez okuduk, kaç kez dinledik çocukluğumuzda. Yerli malı haftası kutlardık ilkokulda; hâlâ var mı o uygulama, şimdinin gençleri, çocukları da yaşadılar mı o hazzı bilemem, ama ne büyük hazdı o, inandığınızı, ülkünüzü uygulamalı dile getirmek!.. Üzerinizde Türk imalatı kumaşlardan giysiler, ayakkabılar, hatta pek çoğumuzda Sümerbank ürünleri. Hem de sağlam, hem de sağlıklı.

Üzerimizdeki battaniye, yorgan uyurken, yerdeki halılar, soframızdaki porselenler, cam eşyalar, biblolar, mutfaktaki tüm yiyecekler, tüm gıda ürünleri Türk üretimi. Ülkemizde yetişmiş meyveler, sebzeler, ama doğal, ama tertemiz, dayatma ithal, genleriyle oynanmış son derece sağlıksız tohumlarla üretilmemiş! Yine ithal, sakıncalı gübre ve zirai ilaç kullanılmamış! Annelerimizin ülke buğdayından unla yaptığı, kekler, börekler, iç malzemesi Türk peyniri vs. Pastalarda şimdiki gibi ithal hazır kremalar yerine, yine bahçedeki kümes ya da pazara çevre köylerden gelen, güzelim köy yumurtalarıyla yapılmış harika kremalar. Mis gibi tereyağları böreklerde. Et deseniz, doğal yemle yetişmiş besi hayvanlarında, tavuk zaten kümesiniz ya da köylerden, piştiğinde evin tümünde mis gibi koku ve misafire en kıymetli ikram. Daha o kadar çok örnek var ki sayfalar dolusu…

Şimdi şöyle bir yaslanın arkanıza ve düşünün… Önce üzerinizdeki giysiler, elinizdeki cep telefonu, evdeki TV, müzik setleri, bilgisunar vb, hangisi Türk yapımı, Türk yapımı olanların kaçı her şeyiyle Türk? Geçin mutfağa, tencereden tabağa, bardaktan fincana, çatal bıçağa, buzdolabınız ve içindekilere, yiyeceklerinizi hazırlamadaki malzemeye bir bakın… Ardından yatak odasına geçin oradaki giysiler, yatak, yastık, yorgan ve malzemelerine. Kaçı Tük üretimi, üretim Türk olsa da, kaçının içeriği ithal değil?!! Banyonuzdaki şampuan, sabun, deterjanlar, bakım ürünleri ve de çamaşır makineniz, Kaçı Türk üretimi ve tümüyle Türk?! Çıkın sokağa, bakın tüm lokantalara, pastane ve kafelere, marketlere, hatta mahalle bakkallarına, kuyumcusundan, giysi mağazalarına. Kaç tanesi Türk ismi taşıyor? Kaç tanesinde Türk ürünleri sunuluyor? Bankaların kaçı Türklerin ve kaçının ismi Türk? Fabrikaların, kamu hizmeti veren kuruluşların, evlerimize ulaşan hizmetlerin kaçı Türklere ait? Otellerin, işletmelerin, en güzel tatil yörelerinin kaçı Türklere ait, hatta topraklarımızın?!! Hatta ve hatta ülkemizle, ülke insanımız, çalışanımızla ilgili, en hayati konularda alınan kararların, çıkan kanunların kaçı Türk düşüncesi ürünü ve de çıkarına?

Bu durumda hâlâ göğsünüzü gere gere, ben Türkiye’de yaşıyorum diyebilir misiniz; duyumsayabilir misiniz hazzını içiniz sızlamaksızın, yine de göğsünüzü gere gere Türküm diyebilseniz de?!!

Hoş bazılarının onu bile demeye hakları yok ya, kendileri bilmese de!!!

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Milliyet.com.tr sitesinden 0 kez görüntülenmiştir

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba...Bu bloğu yazdığınız bilgisayar da bizim değil...Tuşlardaki harfler de...Bana biraz abartmışsınız gibi geldi, beni bağışlarsanız...Ülkelerin sınırları var ama, kültürel ve teknolojik gelişmeler sınır filan tanımıyor...Benzer sorunlar, diğer ülkelerde de var...Güçlü ülkelerin kültürü egemen kültür haline gelir ve bu kültür bazan isteyerek bazan da zorla diğer ülkelere dayatılır... Bir zamanlar da Osmanlı, egemen kültürdü ve yayıldığı üç kıtada Osmanlıca, bugünün İngilizcesi ve Fransızcası kadar yaygındı...II. Mahmut dönemine kadar Osmanlı insanı yabancı dil öğrenmeye tenezzül bile etmezdi...Bu konuda ülkemiz, bazı ülkelere göre biraz daha etki altında ama, bu da geçicidir. Bugün, Balkanlarda, Kafkaslarda, Afganistan'da büyük denizlerde, Somali'de korsan avında, dünyanın barışa susadığı yerlerde Türk askeri görev yapmakta ve bayrağımız dalgalanmaktadır.Bu durum geçicidir.Türkiye yerindedir ve güçlüdür. Selamlar.

cdenizkent 
 18.10.2009 23:24
Cevap :
estağfurullah sn denizkent,bağışlama gerektirir bir durum yok.lakin siz hangi türkiyede yaşıyorsunuz?ya da çok iyimser veya görmezden gelmeye çalışıyorsunuz.yazdığım bilgisunarın da bizim olmadığını bahsettim zaten yazımda.bence de az bile yazdım değil abartmak.ben sizin kadar iyimser ve hoş görülü değilim gelinen noktada ve çok üzülüyorum daha da kötüye gitmesinden de çok korkuyorum doğrusu.kumanda abd elinde ve biz de bu denli duyarsız olduğumuz sürece sanırım umutlanmak da fazla iyimserlik.  19.10.2009 13:18
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 290
Toplam yorum
: 291
Toplam mesaj
: 41
Ort. okunma sayısı
: 549
Kayıt tarihi
: 11.03.08
 
 

İlk ve orta öğrenimimi Gölcük/ Kocaeli, lise ve üniversite öğrenimimi Ankarada gördüm. İlk okuldan..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster