Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Haziran '18

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
60
 

Ülkü Tamer'in Ardından...

Ülkü Tamer'in Ardından...
 

ÜLKÜ TAMER


“Kaç kelebek ömrü kadar ömür yaşadın?

Yetmez mi?

Kaç kelebek ömrü kadar ömür yaşadın...”

 

İkinci Yeni’nin usta şairi Ülkü Tamer Muğla’nın Bodrum ilçesinde hayatını kaybetti. 81 yaşındaki şair, yazar, çevirmen ve oyuncu Tamer, bir süredir kanser tedavisi görüyordu.

Üşür Ölüm Bile, Memikoğlan, Gül Dikeni, Güneş Topla Benim İçin, Ben Sana Teşekkür Ederim…şiirleriyle tanıdığımız ve bestelenen şiirlerini yıllar boyunca dilimizden düşürmediğimiz İkinci Yeni’nin ve şiirimizin yaşayan en büyük şairlerinden biri olan Ülkü Tamer, artık aramızda değil.

Ülkü Tamer şairdi, gazeteciydi, çevirmendi, yayıncıydı, tiyatrodan sinemaya sanatın her dalına değinmişti.

Gaziantep’ten yola çıkmış ve döneminde ikinci yeninin en genç üyesi olarak anılmış Ülkü Tamer için en güzel yazıyı Cemal Süreya yazmıştı. Papirüs’ü birlikte çıkardıkları sıralarda kaleme aldığı yazısında şöyle diyordu:

“Onun evreni bir suçsuzluk evrenidir. Klee’nin evreni gibidir. Şiirlerindeki hayvanlara, insanlara, eşyadan ve doğadan alınmış kesitlere bir bakarsak bunu göreceğiz. Tanımlamalarında, işaretlerinde hep bu vardır. Gözünü kalabalıkta açtı ve o kalabalığı sevdi. Şiiri bu sevginin sonuçlarıyla doludur. ... Kendini anlatıyor Ülkü Tamer, Kendisinin Bekleyicisi’dir o, kendinin tuhaf bekçisi. Ama sık sık nöbeti unutuyor, gökten geçen leyleklere bakıyor.”

Ülkü Tamer şiiri tıpkı şairi gibi; gerektiği yerde konuşan, ihtiyaç duyanın elini atacağı vakte kadar susan, gösterişten kaçınan, içinde bulunduğu kültür sanat ortamının zeminini sağlamlaştırmak için gizli gizli çalışan ve geçmişi unutmadığı gibi geleceği de öngörmekten çekinmeyen güneşli, gümrah bir şiir olarak aramızda akmayı sürdürecektir.

1937 yılında Antep’te doğan ve İkinci Yeni şiir akımının da önde gelen şairlerinden olan Ülkü Tamer, şair Sezai Karakoç ile beraber akımın son iki şairinden birisiydi.

Ülkü Tamer, 1950'li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerindendir. Yetmişin üstünde kitap çevirmiş, şiir antolojileri hazırlamıştır.

Ülkü Tamer, 1964-1968 yıllarında oyunculuk yaptı. Milliyet Yayınları'nda danışman-editör olarak çalıştı. Yayıncılık ve çevirmenlik yaptı; Milliyet, Karacan Yayınları'nı yönetti. Milliyet Çocuk ve Sanat Olayı dergilerini çıkardı.

Şiirleri 1954'ten itibaren Kaynak, Pazar Postası, Yeditepe, Yeni Dergi, Papirus, Sanat Olayı gibi dergilerde yayımladı. İlk şiir kitabı Soğuk Otların Altında 1959'da çıktı. 1950'li yıllarda ortaya çıkan İkinci Yeni şiir akımının önde gelen temsilcilerinden biri oldu. İkinci Yeni'ye, bu akımın ana karakteristikleri oluştuktan sonra dâhil olduğu halde, kendine özgü imge dünyası ve süssüz, sade söyleyişiyle dikkati çekti. Çoğunlukla keskin bir ironiyle örülmüş derin acıların ve beşeri trajedilerin dile geldiği şiirlerinde 1970'lerden sonra toplumsal duyarlıklar da öne çıktı. Yayımladığı yedi şiir kitabını 1986'da "Yanardağın Üstündeki Kuş" (1986) adlı kitapta bir araya getirdi.

1991 yılında dört öyküsünü içeren "Alleben Öyküleri" adlı öykü kitabını, 1997'de ise "Alleben Anıları" adlı öykü kitabını yayımladı. Bunu, 1998'de yayımlanan "Yaşamak Hatırlamaktır" adlı anı kitabı izledi. Oyunculuk dönemi anılarını içeren "Bir Gün Ben Tiyatrodayken" 2003'te yayımlandı.

Euripides, W. Shakespeare, A. Çehov, B. Brecht, A. Miller, E. lonesco, J. Steinbeck, T. S. Eliot, H. Ibsen gibi yazarlardan otuzun üzerinde oyun çevirdi. Bu oyunlarının pek çoğu özel tiyatrolarca sahnelendi. Birçok şiir antolojisi de hazırladı.

Edith Hamilton'dan Mitologya çevirisiyle TDK 1965 Çeviri Ödülü'nü kazandı. "İçime Çektiğim Hava Değil Gökyüzüdür"(1966) adlı kitabıyla 1967 Yeditepe Şiir Ödülüne, 1979'da çevirileri nedeniyle Macaristan Halk Cumhuriyeti'nce verilen Endre Ady Ödülü'ne, "Alleben Öyküleri" adlı öykü kitabıyla 1991 Yunus Nadi Ödülü'ne, 2014 yılında "Bir Adın Yolculuktu" adlı kitabı ile Melih Cevdet Anday Şiir Ödülü'ne değer bulundu.

Ülkü Tamer, yaşayan en büyük şairdi. Gidişiyle, sonradan sonraya kendini hissettirecek bir boşluk ortaya çıktı. Cemal Süreya’nın onun için yazdığı bir cümle ile yazımıza son verelim. “Hayatın, ölümün ve her şeyin amatörüydü Ülkü Tamer.” Hep öyle yaşadı, o amatörlüğün verdiği coşkuyla hayattan hiç kopmadı.

 

BEN SANA TEŞEKKÜR EDERİM

Ben sana teşekkür ederim, beni sen öptün,

Ben uyurken benim alnımdan beni sen öptün;

Serinlik vurdu korulara, canlandı serçelerim;

Sen mavi bir tilkiydin, binmiştin mavi ata,

Ben belki dün ölmüştüm, belki de geçen hafta.

Sen bana çok güzeldin, senin ayakların da.

Ülkü TAMER

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 43
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 37
Ort. okunma sayısı
: 2043
Kayıt tarihi
: 01.07.07
 
 

Edebiyat ilgi alanım... Şiir, kitaplar, denemeler ve lezzet durakları hakkında benim de bir çift ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster