Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Aralık '06

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
1693
 

Unutmamak...... Unutturmamak

Unutmamak...... Unutturmamak
 

Unutmamak, unutulmaması gereken önemli olaylar, insanlar vardır şahsımızı, çevremizi, toplumu ilgilendiren. Unutmamak, unutturmamak için herhangi bir söz, yazı ya da olayı, çevremizle paylaşır, yararlı olacağına inandıımızda daha fazla insanın duyması, öğrenmesi için, geniş katılımlı yöntemler ararız.

Öğrencilikte ders çalışırken, bazı konuların üzerinde biraz daha fazla durarak, özetini çıkarırdım iyi anlamak, kavramak adına. Sadece öğrencilikte değil, aktif iş hayatının içinde veya bugünler çalışmıyor olsam da, gazete, dergi, roman okurken etkilendiğim, üzerinde daha çok düşünülmesi, okunması, unutulmaması gerektiğine inandığım yazıları kesip kolaylıkla görebileceğim, elimin altında bir yerlere kaldırıyorum. Bir süre sonra yeniden okuduğumda, hatırlamanın yanısıra, ilk seferden farklı, değişik açılardan da değerlendirme yapmak, daha önce fark etmediğim ayrıntıları görmemi, konunun hafızama yer ederek unutulmamasını sağlıyor.

Öyle söz ve yazılar vardır ki, ilk yazılıp, söylenişlerinin üzerinden yıllar geçse de önemini, güncelliğini, özelliğini korur, tekrar etmek yanlış gelmez, hata olarak kabul edilmez. İlk olarak okuyacaklar ya da daha önce anlamayanlar için fırsat olur yeniden gözden geçirerek öğrenmek, bilgi sahibi olmak bakımından. Yazılanları unutmamak, unutturmamak deyince, ''gazeteci''ler, ''gazetecilik'' mesleği gelir ilk olarak aklıma. Meslek hanesindeki ''Gazeteci'' ünvanının hakkını veren, araştıran, belgelerle konuşan, güvenilir, prensip sahibi, meslek onuruna söz ettirmeyen, menfaat peşinde koşmayan, yaşananları değerlendirirken geçmişle gelecek arasında bağlantı kurabilen, unutulanları hatırlatan aydın insanlar ve onların aydınlatan yazılarıdır unutulmaması gerektiğine inanarak kesip sakladığım, belirli aralıklarla okuduğum.

Gazetecilik mesleğinin de şehitleri vardır, isimleri geçtiğinde, gözlerimin önünde ışıltılar oluşan, hüzünle, özlemle, saygıyla anılan. Kimi karlı sabahlarda arabasına konan parça tesirli bombayla, kimi aydınlığı karartmaya yeminli hainlerin sıktıkları kurşunlarla, kimi evine gelen paketten çıkan bombayla öldürülen, aydın insanlardır. Kalemleri susturulsa da, yıllar öncesinden ileriyi görerek aydınlatmaya devam ederler.

Doğruları yazan, ömrünün bir bölümü adliye koridorlarında girip çıktıkları davalarla geçen, haksızlıklara, engellere rağmen, onurlu, güvenilir gazetecilerin verdiği aydınlığı yaşamak, umut verir. Gerektiğinde sivri dillerini, yeri geldiğinde övgüyü dile getirirler. Yazmak, doğrularla aydınlatmak, aydınlık vermektir gayeleri. Unutulmaması gereken de budur aslında.

Unutmamak, unutturmamak......Unutulmaması gereken insanlar, konular, olaylar.....Meslek hanesindeki ''Gazeteci'' ünvanına yakışan, saygın, dürüst, onurlu, kalemleri doğruyu, gerçeği yazan insanlar....

Unutmamak için kesip, her an görebileceğim yere koyduğum bir karikatür, unutmamak, unutturmamak için sürekli okuduğum bir yazı var bugün de hafızama yer eden. Karikatürde, büyükçe bir cüzdanın içine yerleştirilmeye çalışılan bir ağaç var, ''bütün bu itirazlar neden anlamıyorum...Paranın hammaddesi ağaç değil mi?'' diyen Musa Kart, yazıda; henüz 22 yaşındaki bir gencin hayatla ölüm arasında gösterdiği çabanın devamı için, normal hayata dönmesi için gerekli olan 350.000 YTL ve ''insanlık adına, insan olarak genç bir adama borçluyuz bunu'' diyen gazeteci Fulya, ''3Negatif yıkımı ya da 1Pozitif zaferi =FERDİ'nin HAYATI '' diyen Biberiye ve gözlerimizin önünde adı ''Ferdi Vatansever'' olan bir gerçek var.

Unutmamak, unutturmamak için sürekli okuduğum yazılar var birkaç gündür. ''İnsanlık adına, insan olarak genç bir bir adama borçlu olduğumuz'' için.

Ferdi Vatansever için www. http://biryardimeli.bz.tc

resim kaynağı: www.photonet.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Böylece de her resim,kendi çöplüğünde ötmüş oluyor.TEK sakıncası,galeri resimlerin olmamış oluyor.Seyahatteysen,uzun zaman yazmayacaksan şayet,o zaman mustakilen beğendiğin geleri resimlerini koy ve sen yokken de ışıl ışıl dönsün resimler. Yani kısacası,sen yokken kiracı al sitene.Sana ait özel resimlerin dönsün.Seyahatten dönünce de,kiracıyı sepetlersin,olur biter.Mahkemeyle de uğraşmazsın a komşum.Bu devirde kiracı ile uğraşmak zor. Sevgilerle kal.

Muzaffer Cellek 
 15.12.2006 7:39
Cevap :
Galeri resimleri ile ilgili taktiklerde başarılı olamamaıştım ama, bildiğiniz ve paylaştığınız yöntemlerle sanırım ''tamam oldu'' demem yakındır. İlginiz, çözüm önerileri ve taktikler için teşekkür ederim. Selam ve saygılar sevgili komşum.  15.12.2006 22:44
 

Sevgili Tuğba unutmamak insana yakışan güzel bir insani duygudur; erdemdir aynı zamanda. Unutturmamak da önemlidir. Bunun için de hem vefalı hem de hayattan, yaşananlardan ders çıkarmış olmak gerekir. Bakın Hakk'ın rahmetime ermiş bir valimizin; Recep Yazıcıoğlu'nun dizisini iizliyoruz. Adnan Kahveci'yi unutmuyoruz. Halkını düşünerek yazanları unutmuyoruz. Şu an için vevasız bir dönem yaşanıyor olsa da, silkinecek bu millet; toparlayacak gençler de kendilerini, okunacak birbiri ardına kitaplar,emek değerlenecek, sevgi saracak hepimizi... Bu sitede ilk sınavımız Ferdi Vatansever oldu; Ferdi için yapılan maddi ve manevi imece, sevgi dolu yürek seslenişleri de unutulmaz. Yazılanlardan hafızamıza, defterimize, ufkumuza kaydettiklerimiz de unutulmaz. Unutmamak ve unutturmamak; iki vefa ve sevgi ikizi duygular bütünlüğü... Siz bunları yazdınız, hatırlattınız; o vefa dolu hayat çizginize hayran olmamak mümkün mü?.. Sevgiyle kalınız.

Cemal Hüseyin Çağlar 
 12.12.2006 9:59
Cevap :
Olumsuzluklar içinde UMUT olmasa, güzel günler de olacak UMUDU olmasa hayatında anlamı olmazdı. Çabuk unutan bir halkız ama unutulmayanların hakkını da veririz,sizin de belirttiğiniz gibi. ''Ferdi Vatansever'' Milliyet blog'un dayanışmaya bakış açısının güzel bir örneği. Yakın zamanda bu ilk sınavın kutlamasını yine sayfalarımızdan paylaşmayı diliyorum. Katkınız, samimi paylaşımınız için teşekkür ederim. Sevgi ve selamlar.  12.12.2006 20:31
 

Biz 'içindeyken' mesleğin veremiyorken bu örnekleri, siz 'dışından' yapınca "gazeteci"nin tanımını, nasıl iç acıtıyor biliyor musunuz... Bilmiyorsunuz... Biz 'içinde' yerken kendimizi "Bu nasıl görmezden gelinir" diyerek, siz 'dışından' ağlıyorsunuz ya görmezden gelinenlere; nasıl boğuyor bu soluksuzluk insanı... bunu da bilmiyorsunuz.... "Unutmamak, unutturmamak" adına yaparken tanımları peş peşe siz, 'unutmak, unutturmak' üzerine kurulu bir sistemin kör kıyıcılığını aslında bir kez daha teşhir etmek istiyoruz 'biz'... Sevgili Tuğba, şimdi çok güzel bir örnek verirdim ya ben... belki başka zamana diyeyim....

Alptekin YILDIZ 
 11.12.2006 23:44
Cevap :
Gazetecilik mesleği ve gazetecileri severim. Kimbilir belki de üniversite eğitimimi bu alanda yapmak isteyip, ukde olarak kalmasındandır. Aydın insanlar, aydınlık verirler. Bir yazı ile anlatılamayacak kadar saygın mesleğiniz var. Kimbilir belki ''mesleğin içinden'' olarak siz de yazar ve bilinmez zamana ertelediğiniz örneği dile getirirsiniz. Katkı ve yorumunuz için teşekkür ederim.  12.12.2006 20:42
 

Ne kadar duyarlısınız... Umarım örnek olur

Yücel EVRENN 
 11.12.2006 11:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 126
Toplam yorum
: 909
Toplam mesaj
: 267
Ort. okunma sayısı
: 2309
Kayıt tarihi
: 01.08.06
 
 

Kompozisyon derslerini biraz daha fazla önemsediğim, uzun cümleler kurmaya başladığımdan bu yana sev..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster