Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

10 Şubat '07

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
2142
 

Uzaylıların müze merakı (!)

Uzaylıların müze merakı (!)
 

Size soruyorum şimdi : Uzaylılara, uzay hikayelerine, başka dünyadan gelen varlıklara inanır mısız? İnanın, inanın. Ülkemiz uzaylılarca bolca ziyaret ediliyor. Edilmeye de devam edecek. Ülkemizde uzaylılar taşlanıyor, onları canavarlar diye isimlendirebiliyorlar. Hatta en komiği de uzaylılar yeryüzünde dolaşıyorlar, müze bile ziyaret ediyorlar. Vallahi !..

Yıl 2006 yılı. Yer Türkiye’nin Denizli’si. Denizli’de bir uzay müzesi !.. Kurucusu , uzaya ve uzaylılara meraklı ve hatta adını uzay yolculuğuna yazdıran bir iş adamı.

Bu zat-ı muhterem tekstil işi ile uğraşan, Denizli’de bir fabrikası olan bir sanayici. Uzay ve uzaylara da meraklı. Şehrin en işlek bir caddesinde açtığı mağazasının yanına da geçtiğimiz senelerde de bir müze açarak, oldukça fazla gündem yaratmıştı. Kurduğu müze türdeşlerine nazaran biraz ilginçti. Uzay müzesi kurmuştu çünkü. Yapamaz mıydı ? Kuramaz mıydı ? Hayır mesele bu değil. Mesele geçtiğimiz yıl bu müzenin uzaylılar tarafından ziyaret edilmesi !..

Evet geçen yıl gazetelerde küçük haber olarak çıkmıştı. Okuyanlar hatırlayacaklardır. Ben de okmuş hatta merak edip araştırmıştım ama her yerde aynı küçük haberler vardı, belli ki, medya bu olayı çok fazla merak etmiyordu ama birileri bu olayı arşivine atmış. Ben de dün akşam nette dolaşırken gördüm ve detayları okudum. Komikti !.

Uzaylı arkadaş, müzenin ziyaretçi formu'nun isim-soyad bölümüne adını Mehmet Duhan Mell olarak yazan ve adres bölümünü de Miganu Galaksisi Sitiyna Gezegeni Lamoon olarak dolduran garip ziyaretçi anı defterine de, notlar yazdı. Ziyaretçi, anı defterine, 'Gerçekten hakkımızda güzel bir galeri hazırlamışsınız. Size teşekkür etmek isterdim. Burada daha fazla kalamayacağım. 2002 yılındaki Türk Hava Kuvvetleri pilotlarının şahit olduğu göktaşı olayında da emri ben verdim. Gezegeninizi uzaktan izliyoruz. Ben onlardan sadece bir tanesiyim. Başarılarınızın devamını dilerim' şeklinde yazı yazdı. Yazının altında da, ne olduğu anlaşılamayan bir alfabe kullanarak başka notlar bıraktığı görüldü.

Haber aynen böyleydi. İşin ilginç tarafı, müzede görgü tanıkları vardı ve bu varlığın notu bıraktıktan sonra kaçarak müzeden uzaklaştığını ve o yoğun trafikte caddenin karşısına geçip birden kaybolduğunu söylüyorlar. Buna müzenin kurucu bey gibi bütün Denizli halkı da inanmış. Bununla ilgili bir takım tevatürler bile geliştirilmiş. Sanırım, tekstil fabrikalarında da uzaylılar çalışıyordur. Bu kadar güzel ürünler çıktığına göre !. Yakında başka haberler de okuruz artık !

“ Uzaylılar bir eve girdi ve bir not bırakarak uzaklaştılar : Not’ta şunlar yazılıydı.: Çoktandır sizi izliyoruz, yemeklerinizi takip ediyoruz. Bu yaprak sarmalar tam bizim parmağımız kalınlığında, nasıl yaptığını hala anlayamadık..”

“.. dün akşam kız istemeye gittiğinizde ben de oradaydım. Ne kadar tuhaf ilişkileriniz var, bizim oralarda herkes istediği karşı cinsi böyle seçmez.. “

“ düğün salonunda orkestraya bir istek kağıdı gelir. Siz insanlar altınları bizden daha çok seviyorsunuz. Bu kadar altın tüketmeyin, biraz da bize kalsın.. uçan dairelerimiz arıza yaptığında nereden bulacağız altınları ? artık biliyoruz. “

“ köylünün evinin kapısında bir not vardır : sizler için misafirperver denirdi. hiç de öyle değilsiniz. Yabancı birini gördüğünüzde hemen taş atıyorsunuz. Kafamdaki şişlik hala geçmedi. Bir daha geleceğiz ama lütfen bu sefer daha nazik olun.. “

“ gazetelere, tv’lere bir faks geçilir. geçen gün ege bölgesinde bir ateş topu görülmüştü ya. Meraklanmayın o bizim uçan dairenin egzozundan çıktı. Önemsiz bir şey yani. Teleşa vermeyin. “

Bir uzaylı dost bu yazıyı okusaydı ne düşünürdü acaba ?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Belki size tuhaf gelecek ama Türkiye de her durum bana nedense yabancı gelmiyor.Sevgilerle...

HATİCE GÜRBÜZ 
 26.08.2008 23:53
Cevap :
Tabiki öyle. Ama bunda biraz yabancılaşma merakımızın da etkisi var. Uzaylılar konusunda gelince.. O daha ciddi bir konu... Mesela ben bir uzaylı olabilirim mesela...  27.08.2008 14:23
 

Merhaba siz benim küresel ısınma ile yazımı okudunuzmu? Vaktiniz olduğunda okursanız, ne kadar az okunduğunu ve yorumlara da bir göz atarsanız, ne demek istediğimi anlarsınız.. Bizler varız ama azınlığız maalesef ..Asıl ben bakışlardan, uzaylı ki uzaydayız zannediyorum kendimi,benim seminerlerime katılımcı öğrencilerim de bıktı benden sanırım:) eğitim öncesi küresel ısınma dvd izlemelerimiz var.Sorularım var vs vs.. Yazım deniz yıldızı başlıklı yazımda kızılderili hikayesini de yazdım.. Metaforlar çok önemlidir ama bu kez olmadı her nedense:))) sevgiler teşekküler:)

Yasemin GÜNER 
 13.02.2007 0:39
Cevap :
Evet yazılarınızı okudum. Yorumlarımı daha sonra kendi sayfanızda yazarım. Benim de anlatmak istediklerimden biri buydu. Biz ne kadar duyarlıyız, ne kadar duyarsızız çevremize karşı ! Kendimize karşı,, ailemize karşı, sevdiklerimize karşı. Aslında bu sizin biraz da uzmanlı alanınız sayılır öyle değil mi ? Bunun cevabını siz verin. Yazın !. Okuyan okur, okmayan da kendi gerçekleri ile yüzleşir bir gün.. Saygıyla ve sevgiyle kalın..  13.02.2007 14:12
 

Yazınız çok hoş olmuş :) Esprili ama biraz da trajik arkadaşım trajikomik mi desem ne desem? Ama böyle yazmayın lütfen sonra uzaylı dostlarımız bize kızar. Neymiş küresel ısınma,çevre kirliliği,vs..Ağaçlandırma ..Çözüm kolay onlar bizi gemilerine alacak ve buradan götürecekler.. Ya güleyim mi? ağlayayım mı ? Dünya dışından gelenlere imkan sağlayıp,onların dilini çözene kadar,şu yıllardır bir türlü ciddiye alınmayan küresel ısınmanın kapıya dayanmasına rağmen , olası gelecek riskinlerinden susuzluk için bir adım atılsa,kıtlık için norveç nuhun ambarı gibi tohum saklamaya hazırlanıp inşaatler yapıp para harcarken,bizim yaptığımıza bak:(( Gene de inanca düşünceye saygılıyım ..Ama olmaz ki, bu kadarı da diyesim geliyor neyse sevgiyle kalın

Yasemin GÜNER 
 11.02.2007 1:25
Cevap :
Yasemin hanım, Öncelikle yorum ve eleştirileriniz için teşekkür ederim. Bu tür trajikomik haller nedense bizim ülkemizde biraz fazla ve gerçek. Buradan sürekli çevreyle ilgili yazılar yazmaya çalışıyoruz. Hit sayısına baktığınızda, aşk meselerini yada absurd konulardaki hitlaeirn yarısı bile değil. Daha mı duyarsızız yoksa deforme olan bir yaşam tarzını mı benimsemişiz. Bu havanın, suyun, toprağın, ağaçların bize gerekli olduğunu, dünya yok olduktan sonra mı anlayacak insanoğlu. Eğer öyleyse herkese dilimizdeki şu sözü hatırlatmak laızm " geçti Bor'un pazarı, sür eşeğini Niğdeye".. Tabki sürebilecek yer bulabilirlerse.. Sağlıcakla kalın..  12.02.2007 12:00
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 671
Toplam yorum
: 745
Toplam mesaj
: 86
Ort. okunma sayısı
: 2502
Kayıt tarihi
: 26.06.06
 
 

Anadan doğma bir İzmirliyim ve bu şehirli olmaktan gurur duyuyorum.. Hem bu şehirde doğmuş, hem b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster