Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Mayıs '07

 
Kategori
Sivil Toplum
Okunma Sayısı
759
 

Uzun ince bir yoldayım..

Uzun ince bir yoldayım..
 

Anılmak için ölmek mi lazım?

Evet.

Adınızın bir okula, spor salonuna, sokağa, caddeye, parka, ormana, ağaca, kampüsün bir köşesine, stüdyonun bir odasına ya da aklınıza gelen her hangi bir yere verilmesi için bu dünyayı ebediyen terk mi etmeniz gerekecek?

Adınıza toplantılar, sempozyumlar, geceler, geziler düzenlenmesi için de mi terk-i mekân şartı aranmalı?

- Ülkemizin her köşesinde, her koşulda çalışıp vatana millete hayırlı evlatlar yetiştiren nice öğretmen ve eğitimciyi,

- Yazdıkları ile bizleri aydınlatan, okumayı sevdiren, bir şeyler öğreten yazarlarımızı, aydınlarımızı,

- Şair ve bestecilerimizi, başarılı sporcularımızı,

- Ülkemizi, devletimizi, milletimizi başka ülkelerde en iyi şekilde temsil etmeye çalışan, bu uğurda yaşamları bile tehlikede olan, resmî görevli, gönüllü görevlileri,

Yine aklınıza gelecek bir sürü insanımızı, neden yaşadığı zaman ödüllendirmeyiz, vereceğimiz bu küçük ama anlamlı hediyelerle? Memleketimizde onların adını vereceğimiz hiç bir yer kalmadı mı? Satılanların arasında onlar da mı gitti?

İlgili ilgisiz, yetkili yetkisiz, kim varsa... lütfen, bekletmeyin bu insanlarımızı.

Hayattayken, sağlıklıyken, mutluyken, sevdikleri ile birlikteyken, bizlerle birlikteyken yapın.

Öldükten sonra siz ne yaparsanız yapın, bilmezler. Bilen varmı, gelip size teşekkür eden oldu mu, rüyalarınıza girip de dediler mi?

- Sağol?

Bazı yazılarımı yayınlamak için bekleyebilirim, ama o insanlarımızın bekleyecek zamanları azalmış olabilir.

Ben üzerime düşeni yapmak ve sürdürmek istiyorum. Benim imkanlarım, yazacaklarım sınırlı, ancak burada ve bu şekilde duyurabiliyorum sesimi.

resim : www.kalan.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Beni davet ederken herkesi de çağırıyorsunuz. Bu ne biçim davet böyle? Herkes gelirse ağırlamakta zorluk çıkar. Ben gelmiyorum, herkesin olduğu yerde ne işim var?:)

Mustafa Mumcu 
 26.05.2007 13:07
Cevap :
MB de en çok merak edilenlerin arasında olduğunu söyleyeceğim sen de "Neden" diye meraklanacak ve öğrenmek isteyeceksin, Bu konuda açıklayıcı mesaj da yazmayacağım. Mecbur hissedeceksin, geleceksin, çay içeceğiz sahilde, tanışıp konuşacağız. O kadar. Gelmeden önce telefon et. Salı'dan sonra.Numaramı mesajımla bildireceğim. Sonra sil olurmu :))) , Mustafa Abi, gel de nasıl gelirsen gel. Selam eder, mutluluklar dilerim.  27.05.2007 14:02
 

... o yüzden gelmedim. Ata binemem de. Ama vapura binerim. Havalar da ısınmaya başladı. Vapura biner gelirim Karşıyaka'ya. İLYAS BAYRAM diye kimse sorsam gösterir evini her halde. Görüşmek üzere. Bekle geliyorum. (M.M.)

Mustafa Mumcu 
 25.05.2007 14:10
Cevap :
Daha ilk blogumda yazdım. Adres orada. Beş dakika içinde oradayım. Beni bulmak gerçekten kolay. Bekliyorum, herkesi. Selamlar. (Önümüzdeki hafta Ankara'dayım, gelince haber veririm.)  25.05.2007 18:08
 

bu yazdığınız konuya ben de çok ilgi duyan biriyim. Rahmetli Turgut Özal vefat ettiğinde kaleme aldığım, Münih'te bir yerel Türk Gazetesinde yayınlanan yazım var. Aynı konu ile ilgili. Türk insanı maalesef çoğunluk olarak insana sağlığında değer vermiyor. Biraz sivrilmiş insanların ucunu kırıyor. Açmasın öyle kalsın diye de nöbet bekliyor. İnsan harcama makinesi gibiyiz. Maalesef diyorum. Tabii iyi niyetli, bu eleştirileri hak etmeyen vatandaşlarımız da çok. Ama ötekiler daha bir çok. Töre diye öz kızını öldürtüp Fırat nehrine atan, sonra da arkasından ''Şu Fırat'ın suları derindir derin...'' bağrışmalarıyla ağıtlar yakan başka bir millet var mı? İlyas Bey, sesinizi duyan Hacı oluyor. Artık benim web siteme de uğramıyorsunuz. Bugün akşama kadar arızalı. Selamlar.

Mustafa Mumcu 
 24.05.2007 20:34
Cevap :
Benim neleri ihmal ettiğimi bir bilsen. Bunun için blog yazacağım neredeyse. İzmir mitinginden beri böyleyim. Ama maalesef bazı şeyleri yazmaktansa yüz yüze konuşmak istediğim için "bin vapura gel" dedim sana. Sen de bu çağrıma bi olur de., bir fırsat yarat. Görüşmek için Eymir diyorsan oraya da giderim.Benden de sana kucak dolusu selam ve saygı.  25.05.2007 0:01
 

Yüreginize saglık İlyas bey.. Hayatta iken saglıkta iken yapmak varken neden ölüm beklensin ki?. yapma gücü varsa insanın yaşıyorken yapmalı. Sevgiler.. selamlar..

sema öztürk 
 21.05.2007 19:49
Cevap :
Doğru söylersiniz ama uygulamalar o yönde mi? Benim anlatmak istediğim şu, eskilerde başöğretmen, şimdilerde okul müdürü, yıllarca emek vermiş, ismini okula değil, örneğin öğretmenler, laboratuvar yada bilgisayar odasına ver, okulun o yıl en başarılı öğrencisi yada öğrencileri için bahçede fidan dik, uygulama askeri okullarda var biliyorsunuz. İstense çok şey yapılır da sanıyorum buna sıra gelene kadar... Her zaman gösterdiğiniz ilgiye ve içtenliğinize teşekkür ederim.  21.05.2007 21:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 240
Toplam yorum
: 1731
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 2432
Kayıt tarihi
: 13.04.07
 
 

6 Mayıs, bir Hıdırellez günü "Merhaba dünya" demişim. Geçen elli küsur yıl. Bir şarkı vardır Osma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster