Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Mart '12

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
424
 

Yalan Dünya! Dünya Yalan!!!

Yalan Dünya! Dünya Yalan!!!
 

int.


 

 

 

İki insanın arasında geçen konuşmaları, ister acı olsun ister tatlı, birlikte yaşadıkları anları, birbirlerine yazdıkları mesajları ya da yaptıkları yazışmaları, başkaları ile paylaşmayı sevmem ve doğru bulmam. Hem de internet ortamında ya da normal yaşantıda.  

Hele de sır ise anlatılanlar, ölünceye değin bende kalır, saklarım.

Bu kez bu prensibimi askıya aldım!

Bir arkadaşımın mailini paylaşmayı istedim sizlerle anti parantez yukarıda yazdıklarımla çelişkiye düşmeden zira bu maili paylaşmak için izin aldım. ‘’Aman şekerim yaz, ne olacak, benim için sakıncası yok. Hem de sevinirim, benim de bir katkım olsun.’’ Dedi.

Okuduğunuz zaman, satırların sonunda neden bu dünyaya ‘’Yalan Dünya’’ dediğimi daha iyi anlayacağınızdan eminim.

Bu arada arkadaşıma da bu maili sizlerle paylaşmama izin verdiği için teşekkür ederim. ‘’Sağ ol şekerim’’ Bazı kısımları çok özel olduğundan tarafımdan sansürlendi.

‘’ Merhaba şekerim,

Uzun zamandır görüşememiştik de mail adresini kızlardan aldım. Hadi bir sürpriz yapayım mail atayım dedim. Geçen gün kızlarla okey partisindeydik, senden bahsettiler. Yazı yazıyormuşsun galiba bir yerlerde. Adını söylediler ama unuttum vallahi. – Aman ne iyi, çok para alıyordur şimdi- dedim. Oh, ohhh, paraları diposta edersin artık. Para deyince aklıma geldi; emekli oldun değil mi? Biz adamla ikimiz de emekli olduk. Şimdi hayatımızı yaşıyoruz.

Ne günlerdi onlar be değil mi? Çalışırken, ben hamileyim diye korur kollardınız, tüm servis. Siz arşivlerde tozlu rafların, fare pisliklerinin arasında gün toplayıp, milleti emekli edelim diye uğraşırken, beni arşive göndermezdiniz. Hakkımı yemeyin ama ben de kartoteks dolaplarının arasında kart bakıyordum. Gözümün önüne geldi şimdi. Nasıl da perişan gelirdiniz arşivden. Tahta merdivenlerin üstüne çık, in, dosya bak. Bordroları indir. İşimiz zordu be. Gençlikteymiş o enerji. Şimdi olsa yapamazdık sanırım. İyi ki emekli olduk da rahata erdik.

Biz haftada üç gün kızlarla buluşup okey oynuyoruz. Bir de konken grubum var. Haftada bir gün de onlarla buluşuyorum. Kocacığım sağ olsun, -hayatını yaşamana bak karıcığım- diyor. Aman yaş kemale erdi, çocukları büyüttük, evden uçurduk. Kaldık Ediyle Büdü, Şakire Dudu baş başa. Unu eledik, eleği duvara astık. Karı koca, nerde akşam orda sabah.

Çoğu zaman yemek bile yapmıyorum. Dışarda yiyiyoruz. Çok sıkıştım mı, kır bir yumurta gitsin. Yemek dedim de, geçen kızlardan biri tatlı yapmış senin tarifinmiş. Yemek tarifleri falan yazıyormuşsun.  Bir de ne dediler. Kadın, kadına şiddet falan konularını yazıyormuşsun. Misyon edinmiş dediler. Eh be şekerim işin mi yok sana ne kadından, kadına şiddetten. Boş ver, dayak yiyen yer, öldürülen öldürülür. Ben bu işlere hiç kafayı yormuyorum hele siyaset falan hiç ilgimi çekmiyor. Gerçi vaktim de yok zaten. Haberleri falan da seyretmiyorum.  Seçim zamanı kime oy vereceğiz diyorum. Kocacığım kime derse oraya oy veriyorum. Tüm siyasetle ilgim o. Dizileri takip ediyorum. Kaçırdıklarımı da kocacığım kayda alıyor, daha sonra seyrediyorum. Her kanalda sevdiğim diziler var, çakışıyorlar. Üzülüyorum kaçırınca.

Geçen gün kızlar söyledi, birileri yanmış galiba. Pek üzülmüşlerdi aralarında konuşuyorlardı, pek kulak vermedim. Yanmış deyince aklıma geldi geçen gün de ben yanıkta yandım. Epey para kaybettim. Eve pek sıkkın geldim. Kocacığım -üzülme, bankada paramız çok nasılsa, sen yemeyeceksin de çocuklara mı kalsın- dedi sağ olsun.

Nisanda tatil ayarlamış Akdeniz kıyısında beş yıldızlı bir otelde. On günlüğüne oraya gideceğiz.  Bu kış pek soğuk oldu bunaldım. Birkaç gün hava değişikliği olur. Bir de şu kumarhaneleri kapatmasalardı otellerde ne iyi olurdu. O makinelerde kol çekip oynanan oyunlar var ya onları çok seviyorum.  Belki kandırırsam oradan da Kıbrıs’a gideriz. Ne güzel olur.

Ben feysbukta, tvitırda takılıyorum. Senin de feysbukun varsa beni eklesene. Bir de kızlarla akşamları mesenede buluşuyoruz. Gündüzün oyun muhabbetlerine orada devam ediyoruz. Pek eğleniyoruz. Sen de katılsana bize. Aman boş ver şu yalan dünyada, ölüp gideceğiz. Ne o yazılar falan yazıp, başını derde sokma. Dünya yalan, vur patlasın çal oynasın. O yazdığın yeri de söyle de arada girip bakayım.

Mail adresimi kaydet, sen de bana mail at, emi şekerim. Vallahi çok sevinirim.

Bu arada sormayı unuttum. Sahi sen nasılsın?

Cevap bekliyorum şekerim. Hemen cevapla, ihmal etme olur mu?’’

 

‘’Dünya Yalan’’ da olsa, hepimiz bu dünyada yaşıyoruz bir şekilde!

 

Sevgi ve saygılarımla…

Ayşen Arslangiray Kura

17 Mart 2012/ İzmir

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayata bakış açısımı desem, ne yazık ki bu tip insanlar daha değerli oluyor. Çünkü onlar öyle bir yalan Dünya da yaşıyorlar ki acınacak hallerine gülüyorlar. Toplumumuza sendecilik olduğu sürecede maalesef Ülkemiz daha da geriye gidiyor. Güzel bir Bahar sabahından sevgiler....

SELVİ 
 19.03.2012 10:02
Cevap :
Evet canım evet, toplumda yaşayan herkesin kendine has bakış açıları var, bize uysa da uymasa da. Dünya zaten yalan, yalan Dünya'da savruluyoruz hazan yaprağı misali. Sana baharın ışıldayan gülümsemelerinden kocaman bir demet gönderiyorum. Sevgilerimle canım.  20.03.2012 0:11
 

Hakikaten dünya yalan Ayşen Abla. Baksana "sen nasılsın"lar bile araya sıkıştırılmış. Tıpkı vefa gibi, iyi niyet gibi, hoşgörü ve iyilik gibi.

Merve Ballı Acar 
 19.03.2012 8:32
Cevap :
Merveciğim, herkes istediği gibi yaşıyor ve ''bana dokunmayan yılan, bin yıl yaşasın'' misali hiç bir şeyi umursamıyorlar. Dilerim, bu günlerimizi aratacak günlerle karşılaşmayız canım. Sevgilerimle.  20.03.2012 0:17
 

bence nerede yazdığınızı arkadaşınıza söyleyin,bu yazınızı okusun.eminim kendinden bahsedilmesinden (!) memnun olacaktır. Dünya,"onun için " hem" yalan" hemde fazlasıyla "boş dünya" olarak kalmış.

Didem KANDEMİR 
 18.03.2012 0:08
Cevap :
Merhaba Didem Hanım, sayfama hoş geldiniz, onur verdiniz. Arkadaşımla iletişimimiz devam ediyor. Ne nerede ne yazdığımı öğrendi. Zaman buldukça okuduğunu ifade ediyor. Bir deniz yıldızı misalini yaşamaktayız şimdi birlikte. Sevgiler sunuyorum.  18.03.2012 13:48
 

Aaaah Ahhh vardır böyleleri be Ayşen'cim şekilde görüldüğü gibi... Güzel bir ironiyle bağlamışsın dünyanın yalanlığını... Hele yanıkta yanması olayı çok hoştu, vardır böyleleri ne yazık ki vardır... Eline yüreğine sağlık canım...

Sema Sener 
 17.03.2012 16:16
Cevap :
Dünya yalan be Semoşum yalan! Boş ver, bu yalan Dünya'da görünebilen bir kum tanesi bile olabilmek bütün mesele. Bak bugün şehitler yola çıktı Kabil'den. Analar, karılar, bacılar ve de babalar, yavrular hepsi yanıyorlar cayır cayır. Allah hepsine sabır versin. Sevgiler canım arkadaşım.  17.03.2012 16:26
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 525
Toplam yorum
: 2813
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1173
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster