Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Haziran '09

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
306
 

Yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmadı

Yalancının mumu yatsıya kadar bile yanmadı
 

Askeri savcılık İrtica eylem planıyla ilgili kararını açıkladı. "Belge Genelkurmay'a ait değil. Çiçek'i kovuşturmaya gerek yok" dedi.

Evet, “Takke Düştü Kel Göründü”

Bu belgenin nerede hazırlandığı konusunda bilgisi olan var mı?!..

Belgenin tümü fotokopi!

Aslını astarını kimse bilmiyor.

Herkesin bir fikri var ama delil olmadığı için açıklayamıyor.

İçişleri Bakanlığı dün yaptığı açıklama ile ellerindeki(Polisin) belgenin fotokopi olduğunu söylüyor.

Bir belgenin aslını bulmak bu kadar zor mu? Ve bu görev İçişleri Bakanlığının değil mi?

İnsanları, havada, karada, denizde, velhasıl kelam her yerde dinleyecek teknolojiye sahip bir kurumun, bir belge aslını bulamayacak kadar bilgi yokluğu içinde olması biraz düşündürücü değil mi?

Şimdi herkesin 14 günden beri beklediği malum açıklamayı, ilgili birim olan Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı yaptı.

Tam zamanı; bu belgeyi ortaya atanlara sormak gerekiyor. Sizin nerden elinize geçti? Öyle Basın Kanunun 12. maddesine falan bakmadan, bu bilginin kaynağına inilmesi gerekiyor. Özgür habercilik kisvesi altında bu bilgiler saklanamaz. Saklamak isteyende bu ülkeye ihanet içindedir.

Bu kadar lafı niye ettik? Taraf gazetesinde yayımlanan "İrtica ile Mücadele Eylem Planı" belgesiyle ilgili yürütülen soruşturmaya ilişkin, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı yazılı açıklamayı nihayet yaptı.

Savcılık, Taraf gazetesindeki habere konu olan belgenin, Genelkurmay Başkanlığı karargâhında düzenlenmediğinin tespit edildiğini, böyle bir belgeyle ilgili, gerek elektronik ortamda, gerekse yazılı kayıtlarda herhangi bilgi, belge, emir veya emareye rastlanılmadığını kaydetti.

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığı, Taraf gazetesinde yayımlanan belgenin, aslının mevcut olmaması nedeniyle, bu belgenin hangi amaçla kim veya kimler tarafından üretildiği, üretenlerin amaçları, özellikle Türk Silahlı Kuvvetlerinin bir şekilde hedef alınıp alınmadığı ve belgenin Taraf gazetesi muhabirine ulaştırılmasıyla aynı gazetede yayımlanması olayları hakkında adliye mahkemelerinin görevli ve yetkili oldukları anlaşıldığından, itiraz yolu açık olmak üzere Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının görevsizliğine karar verildiğini bildirdi.

Ne kadar anlaşılır değil mi?

Savcılık, soruşturma dosyasının gereğinin takdir ve ifası için görevli ve yetkili İstanbul Başsavcılığına gönderilmesine de karar veriyor.

Askeri Savcılığın kararı, günlerdir belge sahte mi, gerçek mi tartışmalarının yapıldığı siyasi kulislere bomba gibi düşüyor...

Şimdi İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ne yapacak?

Malumunuz, Ergenekon isimli dava ile ilgili torbaya atılanları düşünecek olursak, bu torbanın en ön sırasında yerini hemen almalıdır. Ancak böyle bir konuya ilgisizlik, bu işte bir katakulli(!)nin olduğunu gösteriyor

Şimdi Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının bu açıklamasından sonra, Ankara siyaset kulisleri ne diyecek?

Ayrıca “Mal bulmuş mağrip gibi” bu belgeye dört elle sarılıp, Başsavcılık koridorlarını aşındıranlar, böyle bir karar açıklamasından sonra gereğini yapacaklar mı?

Nedir Gereği?

Hemen ilgili birimleri faaliyete geçirip, bu belgenin kim veya kimler tarafından kaleme alındığı, kimler tarafından o muhabire verilerek, malum gazetede yayınlattığının bulunması gerekiyor.

Yoksa böylesine önemli bir belge, ülke ekonomisinin kötü gidişini gizlemek için bulunan bir örtümüydü?

En önemli soru şu: ''Belge sahte ise kim tarafından ve ne amaçla hazırlandı?

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının bu açıklamasından sonra, bana göre bundan sonra yapılması gerekenler önemli.

Genelkurmay Başkanlığı’nın çok iddialı sözleri vardı. Başbakan’ın verdiği sözler vardı. Şimdi bu sözlerin yerine getirilmesi gerekiyor.

İşin içerisinde kurumlar arasında çatışma yaratmak isteyenler var. Şimdi sorun bu belgeyi imal edip bir yerlere servis edenlerin hakkında gereğinin yapılıp yapılmayacağıdır. Bu belgeyi yandaş medyaya servis edenler, bu işin gereğini nasıl yapacak? Kendi elindeki belge servis edilen bir kurum, bu konuda ne yapacak?

Türkiye’de artık devletin kurumlarının sahte evraklarla yıpratılmasına dur demek lazım. Bu belgelerin kimler tarafından nerede nasıl imal edildiği ve servis edildiği de ortaya çıkarılmalıdır. Devlet yapısı, kimsenin oyuncağı edilmemelidir. Bu gün devletin sağlam bildiğimiz yapısı ile oynayanlar, gelecekte çok daha farklı eylemlere girişebilirler!

Şimdi bazıları, Türkiye’deki bu iki başlılığın arkasına sığınarak, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının bu kararına bir kulp bulmaya çalışacaktır.

Tıpkı toplumun yapısında olduğu gibi, Türkiye bu konuda tamamen iki kutuda bölünecektir. Bir yanda belgenin sahteliğini onaylayanlar, öbür yanda Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının verdiği kararı beğenmeyenler…

Tabi böylesi bir dönemde, böylesi tek yanlı yayınlar ve yönlendirmelerin yapıldığı bir ortamda, Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığının bu kararına çeşitli itiraz sesleri yükselecektir. Ve hiçbir kimse şunu sorgulamayacaktır.

Türkiye'nin hukuk sisteminde askeri savcılık var mı? Var. Bunu beğenmeyenler niye değiştirme yoluna gitmezler veya bu güne kadar gitmediler?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 3842
Toplam yorum
: 6442
Toplam mesaj
: 310
Ort. okunma sayısı
: 3065
Kayıt tarihi
: 23.03.08
 
 

Antalya'da 1956 yılında doğdum. Emekliyim, Üniversite mezunuyum. Evliyim, bir oğlum var Mimar. Gü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster