Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Ekim '19

 
Kategori
Kitap
Okunma Sayısı
22
 

Yaşam Kültürüne Yolculuk...

1965 yılından beri karavancı olan Faruk Haksal’ın yeni kitabının adı “Sol” Sinyal…

Kitabın konusu kısaca, [sanki] bir “yol öyküsü.”

Kitap, internet ortamında tüm kitap satıcısı sitelerden temin edilebiliyor.

İÇERİK KISACA ŞÖYLE YÜRÜYOR:

Kerem ile Kerim isimli iki karavancının, biri Batı’ya, diğeri Doğu’ya uzanan yollar boyunca içinden geçtiği kültürler ve geceleri konukladıkları kampinglerin traje-komik, hüzünlü, [ama ne tuhaf!] umutlu öyküsü…

Ve yolculuğun içeriğinde kültürün tarihçesi ve karavancılığın “dibacesi” gizli.

Kerem ile Kerim’in 1950’lerde başlayan, 1960’ın 28 Nisan’ında Beyazıt Meydanı’nda sağ gözüne kaçmış olan çöpü, 27 Mayıs sabahı çıkartıp ülkesini ve dünyayı sol gözüyle [de] görmeyi öğrenmeye çalışan iki kafadarın uzun-ince yaşam serüveni ile ilgili bir yol öyküsüdür yazıp-çizilenler.

Kitabın önsözünde şöyle yazıyor [ben iki satır daha ekleyerek sizlere iletiyorum]:

“Onlar sanki yaşadıkları dönemin gölgeleri gibiydiler. Tıpkı Plato’nun “Mağara İstiaresi”nde olduğu gibi içinde devindikleri mağaranın duvarlarına yansıyordu gölgeleri ve orada, omuriliklerinde birikiyordu.

Sonra, o alaca/karanlık mağaranın dışına doğru yöneldiler ve öngöremedikleri bir düzlüğe savruldular. Öykü, işte o düzlükte kaleme alınan küçük yaşantıların sorgulamalarıyla yüklüdür.

Doğu’dan Batı’ya kaydılar; Batı’dan Kuzey’e, sonra [hatta] Çin’e kadar uzandılar… Sol’u [ezberlemeden] öğrenmeye çalıştılar. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül… falanlardan geçtiler. Sol’un tırnak içine itelendiğini izlediler umutsuzca, ama silkindiler.

Kerem ile Kerim işte böyle bir uzun yolculuğun içinden geçen iki mütevazı “kahraman” benzeri… İkisi de kampçı-karavancı, böylece bu dönemeçleri bol yollardan geçerek “Sol” Sinyal olarak anılan bu öyküyü yaşadılar.

Düşünmenin yöntemi üzerinde [ağır aksak] derinleşmeye çalışırken, “esas”ı elinden kaçıran iki şaşkın… İd – ego - süper ego arasına paçalarını kaptırmış [veya göz göre göre sıkışmış]; çaresiz, ama umudunu bir türlü yitirmeyen biri “yurttaş”, diğeri “vatandaş” iki gezgin… Öylece yaşadılar.

Hikâye bu ya…”

farukhaksal@gmail.com

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 911
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 454
Kayıt tarihi
: 30.01.09
 
 

1942 yılının Şubat ayında Bursa'da (Mehmet Kemalettin'den olma, Emine İffet'ten doğma olarak) dün..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster