Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Aralık '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
528
 

Yaşar Kemal ve söylemedikleri üzerine...

Yaşar Kemal ve söylemedikleri üzerine...
 

...


Yaşar Kemal’in; "Cumhuriyet dönemiyle birlikte kültürümüze, dilimize dönmeyi öğrendik. Halkevleri ve köy enstitülerinin kurulması bize yardım etti. Bugünkü yeryüzünün eğitim düzeni düzen değil. Böyle bir düzen olmamalı. Bugünkü eğitimle barış da olmaz. Hiroşima’ya atom bombası atılmasını imzalayan ABD Başkanı da bu okullardan gelmiştir. Bu okullar zulüm okullarıdır. Köy enstitüleri dünyadaki en iyi başlangıçlardan biriydi. İnsanlık bir gün mecbur olacak, tutacak bu düzeni. Bu, gelecekte dünyayı gerçek insanlığa kavuşturacak tek düzendir. Bugün milyonlarca insan, açlıktan, bakımsızlıktan ölüyor. Ne halt ederlerse etsinler bu böyle devam edemeyecek ya da insanlık sona erecek. Bir gün, ’Bir Türk yazar bunu söyledi’ diyecekler, edebiyatım umurumda değil, namusum umurumda."

Cumhurbaşkanından ödül alırken yaptığı konuşmanın bir bölümünden yola çıkarak düşüncelerimi ifade etmek gereği duydum. “Cumhuriyet dönemi ile kültürümüze, dilimize dönmeyi öğrendik” derken samimiyetinden kuşkum yok. Ancak konuşmasında Cumhuriyeti oluşturan, kuran felsefeyi, kurucu irade Atatürk’ü anmadan geçmesini yadırgadım.Ve üstelik Cumhuriyeti kuran felsefe ile temel çelişkisi olanları aldığı ödül üzerinden meşrulaştırması da gözden kaçırılmaması gereken ironik bir durum!

Türk Bağımsızlık Savaşı’nın, Anadolu aydınlanmasının yarım kaldığını haykırarak darağacına giden Denizleri yetiştiren bu topraklar gerçeği teslim edecek entellektüel birikimleri fazlasıyla hak ediyor.

Ülkenin yaşadığı sorunların temelinde Atatürk’ten sonra iktidar gücünü cumhuriyetin değiştirmek istedikleriyle koyun, koyuna (ağalık, şıhlık, şeyhlik ile ortak) kader birliğine bağlayan siyasetçilerin, yetersizliklerinin altını kalın kırmızı kalemler ile çizmek gerekiyor.

Köy Enistitüleri Cumhuriyet aydınlanmasının temel taşıdır ve çok partili siyasi yaşama geçme uğruna ağaların oy restine kurban edilmiştir! İnönü döneminde kapatılmaya başlanmış ve verilen tavize rağmen İnönü seçimlerde hezimet yaşamıştır!

Sonrası malum; kuruluş felsefesinden, ekseninden savrulmuş genç Türkiye Cumhuriyeti.

Bu gün elinden ödül aldığı Cumhuriyet dönemi veya düzeni ile Köy Enistitüleri dönemi arasındaki farkı anlamak için fazlaca bir düşünme yetisine sahip olmaya gerek yok. Eğer öyle değerlendirilirse “tek adamlığını” gözden kaçırmak için “tek parti dönemini” eleştiren Baykal durumuna düşmek kaçınılmaz olur.

Yaşar Kemal’in, ABD ile koyun koyuna istikbalini, istiklalini arayan siyasetçiler ile ülkemizin ekonomik ve siyasi krizlerle boğuştuğunu tarihe kalın harfler ile not düşmesi gerekirdi. Hatta kendini ülkenin sahibi sananların, Dinden geçinenlerin, Atatürk’ten geçinenlerin uyguladıkları politikaları ortak değerlerin arkasına saklanarak devam ettirdiklerini de söyleyebilirdi.

Özetle Yaşar Kemal yukarıda söz ettiklerimizi söylemiyor, söylemeye çalıştığı konuşmasının son paragrafı; ”Anadolu’da yaşayan her halk, kendi anadilini konuşacak, kendi anadilinde eğitim görecek, kitaplar yazacak, filmler çekecek. Biz çok kültürlü toprak olduğumuzun farkına varacağız. Çıkarımızın yasakla değil, özgürlükte olduğunun bilincine varacağız. Ben hiçbir zaman karamsar olmadım. Beni okuyanlarda karamsar olmasınlar.”

Ben de karamsar değilim bir gün gelecek yaşanan olumsuzlukların sorumlusunun Cumhuriyeti kuran felsefe değil; Cumhuriyetten geçinenler olduğu teslim edilecek!

Abdi ağaların İnce Memed olmadığı anlaşıldığında elbette…

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 1114
Toplam yorum
: 2289
Toplam mesaj
: 135
Ort. okunma sayısı
: 822
Kayıt tarihi
: 28.09.06
 
 

Ankara'da yaşar, dünyalı,aynadaki görüntüsüne muhalif, vicdan hesapları yapmaktan yorgun, yaşanıl..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster