Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Temmuz '18

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
617
 

Yaşasın…Çağ Atlamışız

Yaşasın…Çağ Atlamışız
 

Şu günlerde çok mutluyum…Hem kendi adıma hem de ülkem adına. Kimse Türkiye için gelişmekte olan ülke adını kullanmasın…Çünkü biz ülke olarak geçtim Avrupa Birliğini, Amerika’ya bile meydan okuyabiliriz. Bu böyle biline…

Nedenine gelince, Avrupa ülkeleri ve ABD başta olmak üzere pek çok ülke bilişim, internet açısından bizim gerimizde kaldı. Hangi ülke de görülmüştür ki seçim günü sandıkların açılmasından yaklaşık beş altı saat sonra sandık sonuçlarının %80’ine yakın belli olduğunu  kendini gelişmiş olarak tanımlayan ülkeler bile elektronik ortamdaki sonuçları  bu denli kısa bir sürede veremiyor…Kimse kıskanmasın ama ülke olarak biz çağ atlamışız ama işin ilginç yanı halkın bundan haberi yok…

Olsun, hiç değilse seçim günü sayım sonuçlarını aktarma sırasında çağ atlıyoruz bu da bir şey sayılır(mı)…

Seçim yapıldı bitti herkes yaşadığımız hızın ve çağ atlayışımızın şaşkınlığında iken bir başka şaşkınlık yaratacak konuda ana muhalefet partisinden geldi.

“Herkesin Cumhurbaşkan Adayıyım “sloganı ile yola çıkan  adayımız Parti Genel Başkanına “Ben senden yüksek oy aldım sen çekil ben Genel Başkan olayım” dedi. Bu demecinden bir süre sonra ise 180 derece tersini söyleyerek tekrardan Cumhurbaşkanı adayı olacağını açıkladı. Aldığı oy oranının Partinin oy oranını aştığını söylemekte.

Siyasette bu tip olaylar kabul edilebilir ama seçim sonuçlarının daha yeni kesinleştiği, olası bir erken yerel seçimin ufukta görüldüğü bir ortamda izlenecek siyasetin, siyasi programın yapılması, planlaması gereken bir zamanda bu yukarıdan bakma ve küstahlık neye ve kime dayanılarak yapılmakta.  Sayın Genel Başkanın söylediği “koltuk sevdalıları” tanımına kızanlar şimdi nasıl olup da  yıllarca vekillik vb yapmalarına rağmen bugün Olağanüstü Kurultay için imza vermekte.. İmza vermenin sakıncalı bir yanı yok, olamaz da… Ama hem “koltuk sevdalısı” tanımına kızılacak  hem de yıllarca vekillik, başkanlık, (il,ilçe, belediye) yapmış kişilerin imza vermeleri ve kurultay istemeleri de söyledikleri söz ile hareketin arasındaki çelişki ve tezatlığı ortaya koymakta…

Hem, herkesin Cumhurbaşkanı adayıyım diye yola çıkacaksın sonra Parti Başkanlığına aday olacaksın daha sonra da gelecek seçimlerde yine Cumhurbaşkanı Adayıyım diyeceksin.

Eskiden siyasi ahlak denilen bir kavram vardı. Gerçi şu sıralarda siyasi ahlak acizlikle özdeşleştirmiş bulunmakta…

Ayrıca, hareket ve tavırlarınla kendisini aday olarak gösteren kişiyi küçümseyeceksin…”Git kumda oyna” dercesine  Onursal başkanlık ya da Grup Başkanvekilliği teklifinde bulunacaksın…Bu açıklamaları dobra dobralık, açıksözlülük olarak nitelendireceksin. Bu kişiye “senin vefadan, saygıdan, siyasi ahlaktan haberin var mı” diye sormak gerekmez mi…

Ayrıca, seçim sonuçları yeni yeni açıklanmaya başlanılmış ve erken saatte hiçbir şey kesinleşmeden Cumhurbaşkanı İstanbul’da kazandığına dair açıklama yaparken ve halk açıklama beklerken sen suskunluğa bürüneceksin. Sonra da ben “Herkesin Cumhurbaşkanı Adayıyım” diye ortalıkta dolaşacaksın yok böyle bir dünya, yok böyle bir hikaye…

Geçen kısacık süre içinde söz konusu kişi ne vefa ne saygı ne de siyasi ahlaktan zerre kadar nasibinin olmadığını da göstermiş oldu.

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 224
Toplam yorum
: 476
Toplam mesaj
: 111
Ort. okunma sayısı
: 1269
Kayıt tarihi
: 26.01.07
 
 

1960 İstanbul doğumluyum. Kitap okumayı, yazı yazmayı, resim yapmayı ve yabancı dil'den Türkçe'ye..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster