Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

17 Ekim '13

 
Kategori
Mizah
Okunma Sayısı
294
 

Yaşlılık

Yaşlılık
 

YAŞLILIK (GÖRSEL NETTEN )


Kaçınılmaz son gelir seni bulur, yaşlılık kapını çalar. Tüm canlılar, yaşamlarının sonuna doğru yaşlanırlar ve ömürlerini tamamlarlar, İnsanlar, hayvanlar ve bitkiler.   Çağımızda yaşam sürecinin bir parçası olarak görülen yaşlanma insan türünde zamana bağlı değişimleri içine alır. Yaşlanma ile: Algılamada, yaratıcı yeteneklerde azalma, dikkatsizlik, daha yavaş düşünme hızı görülebilir. Buna karşın yaşam deneyimleri ile birey zenginleşmiş olduğundan, iyi bir değerlendirme ve zengin konuşma dili ise kazançlarıdır. Öğrenme yeteneğindeki azalmaya, hareketlerindeki yavaşlama da eşlik edebilir. Yaşlılarda daha önce edinilen bilgiler sağlam kalır ve yeni öğrenilen bilgiler çabuk unutulur. Bizim de yaş gereği gençliğimize nazaran yeni öğrendiğimiz isimleri vs. unutuyoruz ama eskileri gayet güzel hatırlıyoruz. Ayrıca yaşlılıkla birlikte bedende fiziksel yakınmalar da artar. Sağlıklarına aşırı önem verme, her gün bir hastalıktan söz edip, sık sık doktora başvurmalar artabilir. Ayrıca aşırı tutumluluk, kişisel eşyalarına karşı bağımlılık geliştirebilirler. Yaşlıların yağ dokusu azalmış, cildi buruşmuş, terlemesi azalmıştır. Vücut kılları az ve beyazdır. “İnsanlar ümitleri derecesinde genç, ümitsizlikleri derecesinde yaşlıdırlar.” Eyer heyecan ve hayalleriniz, idealleriniz varsa, yeteneklerinizi günden güne değerlendirebiliyorsanız, yaşama sıkı, sıkıya bağlıysanız, kolay kolay yaşlanmazsınız. Emekli olduktan sonra yaşlandım deyip köşeme çekilmedim, okudum, yazdım, ürettim.3 tane şiir kitabı yazdım, dördüncü kitabımı çıkartmak için uğraşıyorum. Aşağıda yaşlılık hakkında bilgiyi vereceğim, ama önce yaşlılık hakkında bir fıkra aktaracağım.

Yaşlı Temel ile arkadaşı Dursun karşılaşırlar. Temel yakınmaya başlar ve “ Ola Dursun! Artuk yaşlanduk. Ayaklarum, kollarum, başum, anlayacağun her tarafum ağriyi. Ha bu yaşluluk ne kötü bir şeydur da. Eee sen nasulsun? Dursun memnun, cevaplar: “Eyiyum, eyiyum. Anamdan doğduğum ilk günkü gibiyum. Başumda saçum yok,ağzumda dişim yok, altıma s..ç..yurum haberim yok.

NAHİDE ÇELEBİ

Yaşlanma, organizmanın giderek biyolojik verimliliğinin yitirmesi, çevresine uyumda güçlük çekmesi ve direnç mekanizmalarında gerileme olarak tanımlanabilir. Tıbbi ve toplumsal gelişmelerin yaşlılığın sınırını sürekli olarak yukarı çekmelerine karşın genel uygulama 65 yaşın başlangıç olarak kabul edilmektedir. Ancak kronolojik yaşın tek ölçüt olması doğru değildir. Günümüzde her bir bireyin biyolojik, psikolojik ve sosyal yaşantılarından söz edilmektedir. Bunun yanı sıra farklı genetik ve sosyokültürel gruplarda normal yaşlanma özelliklerinin farklı olduğu öngörüldüğünden "normal yaşlanma “ya ilişkin tek bir tanım yapılamamaktadır. Son yıllarda gelişen teknolojiyle birlikte tıptaki yeni buluşlar, bireyin kendine ve yaşamına daha fazla değer vermesi insan ömrünün uzamasına yol açmıştır ve dünyada 65 yaş ve üzerindeki insanların sayısı hızla artmaktadır. Ülkemizde yaşlı nüfusun toplumdaki oranı yaklaşık % 4,5 iken 2030'larda bu oranın %6 olması beklenmektedir. Yaşlılık, yaşam sürecinin; çocukluk, gençlik, erişkinlik gibi doğal bir çağıdır. Yaşlılık dönemi üçe ayrılır: 
Genç yaşlılar (65-74 yaş) 
Orta yaşlılar (75-84) 
İleri derecede yaşlılar (85 yaş ve üzeri).Yaşlanmaya bağlı olarak fiziksel aktivitede bazı değişiklikler görülür. Genel olarak kas dokusunda bir azalma olur. Kadınlarda özellikle menopozdan sonraki dönemde yoğun bir şekilde kemik kayıpları ortaya çıkar. Bu kayıplara bağlı olarak boy kısalmaları, omurlarda çökmeler, hatta kırıklar olabilir. 
Yaşlanmayla birlikte zihinsel değişiklikler de ortaya çıkar. Algılamada ve yaratıcı yeteneklerde yaşlanmayla birlikte bir azalma, dikkatsizlik ve düşünme hızında yavaşlama görülebilir. Öğrenme yeteneğindeki azalmaya, hareketlerdeki yavaşlama da eşlik edebilir. Yaşlılıkta zihinsel değişikliklere paralel olarak, kişilikte de bazı değişiklikler oluşabilir. Yeni durumlara uyum sağlayabilme, yeni düşünceleri kabul etmede güçlük yaşanabilir. Çevreye karşı daha az ilgili, kendi bedenine ve kendine karşı daha ilgili olup, ilişkilerde daha derin ve seçici olabilirler. Yeniliklerden ürkebilirler ve eski yaşamlarını özlerler. Sağlıklarına aşırı önem verirler. Aşırı tutumluluk, kişisel eşyalarına karşı bağımlılık gelişebilir. Yaşlılık ve Unutkanlık: Yaşlanmayla birlikte gelen unutkanlık (senil demans) yaşın ilerlemesiyle birlikte yavaş yavaş ortaya çıkar ve kendini 70-75 yaşlarından sonra iyice hissettirir. Yaşlılarda daha önce edinilen bilgiler sağlam kalır ve yeni öğrenilen bilgiler çabuk unutulur. Demans (bunama) sıklıkla yaşlılarda görülen bir rahatsızlıktır. Hastanın bilinci yerinde olmasına rağmen hafızada zayıflama ve bazı zihinsel yetilerde azalma olur. Kişi çevresinde olanlara ilgisini yitirmeye başlar. Yeni bilgiler öğrenmede ve bunları hatırlamada, konuşma sırasında doğru kelimeleri bulmada, günlük yaşantıya ait sorunları çözmede yavaşlama zamanla belirginleşir. 
Bellekte zayıflama öncelikle telefon numaralarını, isimleri, yaşanan günlük olayları tam olarak hatırlayamama şeklindedir. Dikkat kolayca dağılır. Çevreyle kurulan ilişkiler sınırlanmaya başlar. Sosyal yetersizlik belirginleştikçe yalnızlık derinleşir. Kişi huzursuz ve kederlidir. Daha kırılgan, öfkeli ya da şüpheci olabilir. Zamanla geçmişe ait anılar da silinmeye başlayabilir. Yaşlıların sosyal hayattan tecrit edilmemeleri, günlük yaşama dahil olabilmeleri, arkadaş sohbetleri yapabilecekleri ortamlarda bulunmaları, becerileri doğrultusunda sorumluluk almaları gerek zihinsel gerekse bedensel sağlıkları açısından faydalı olacaktır. Bunun yanı sıra çok fazla ve çok yağlı yememeleri, bol egzersiz yapmaları, sigara içmemeleri ve alkol konusunda ilimli olmaları önerilebilir. Yaşlılıkta normal veya normal dışı durumların belirlenmesi için nöropsikolojide testler ve FMR çalışmaları yapılmasında yarar vardır. Erken tanı ve tedaviyi öneriyoruz.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilimsel içerikli bir yazı. En çok sevindiğim ise yaşlılığın alt sınırının yükselmesi. 65 yaşıma epey var. :-) Selamlar, saygılar.

Güz Özlemi 
 23.10.2013 21:11
Cevap :
Değerli kardeşim, sevgili Güz özlemi (ne güzel bir isim) Yorumunuza teşekkür ederim.Allah sağlıklı, mutlu yaşlar versin, yatırıp baktırmasın. Selam ve sevgiler.NAHİDE ÇELEBİ  24.10.2013 12:21
 

Merhaba aziz öğretmenim ,ben de bu yaşlılık konusuna değindim. Her yaşın güzel bir mevsimi, bir güzel tarafı vardır. Yüce Mevla'm elden ,ayaktan ve zihinden ,takattan eksik ekmesin. Tüm yaşlılara selam ve saygılar gönderiyor ve onların nasırlı ellerinden öpüyorum.Selamlar.

Abdülkadir Güler 
 21.10.2013 23:02
Cevap :
Sevgili Hocam, değerli yorumunuza çok teşekkür ederim, canınıza sağlık. Yaşlıların deneyimleri, birikim ve o değerli aktarımları olmasaydı gençler kısır bilgiler içinde bocalıyorlardı. Allah sağlıklı yaşlılık versin herkese, yatırıp kapılara baktırmasın. Selam ve saygılar. Nahide Çelebi  22.10.2013 6:11
 

Yaşlanmak güzeldir. Güzel bir ömür sürüp yaşlanmak daha da güzeldir. Her genç yaşlanır muhakkak. Her nefis ölür, ölümü tadar. Azrail genç- yaşlı diye bakmayan bir baş belası. Yarın ben öleceksem sizden yaşlı değilmişim mi! Kabullenmek gerek. Güzel günler hep geride kalıyor. Yarın daha kötü oluyor. İyi meziyetlerimizi çiğnedik, yaşlılarımıza ilgi alakayı kaybettik. Onların gönlünü alamaz duruma düştük. Herkes yaşlanacak, bu yoldan her genç geçecek.

Mehmet Beyazıt ATEŞ 
 21.10.2013 10:37
Cevap :
Sevgili İbrahim Kardeşim! Değerli yorumunuza çok teşekkür ederim, sağ olunuz.Evet her genç Allah ömür verirse yaşlılığı tadacaktır.Allah hayırlı ve sağlıklı yaşlanmalar versin. Yaşlıların bilgi, deneyimlerini bir yana atmamak gerek.Onlara gereken saygı ve sevgi gösterilmeli.Sağlıklı ve mutlu yaşlanmalara.NAHİDE ÇELEBİ  21.10.2013 17:28
 

Nahide Hocam Walter Wincher'in güzel bir sözü var:Güzel gençler doğanın raslantı sonucu yaratılmasıdır,güzel yaşlılar yaşlanmasını bilen sanat eserleridir.Sizi seviyorum hocam.

Şennur Köseli 
 21.10.2013 10:09
Cevap :
Ben de sizi seviyorum, tatlı kardeşim. Hayırlı, sağlıklı yaşlanın inşallah.Selam ve sevgilerle öptüm sizi.NAHİDE  21.10.2013 17:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1856
Toplam yorum
: 11310
Toplam mesaj
: 162
Ort. okunma sayısı
: 1029
Kayıt tarihi
: 25.11.08
 
 

Erzurum doğumlu, Ankara'da yaşıyor. D.T.C.F mezunu, emekli lise öğretmeni, evli, 2 çocuklu. "İsya..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster