Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

05 Kasım '17

 
Kategori
Edebiyat
Okunma Sayısı
53
 

Yazarın Çocukları Kitaplarıdır

Yazarın Çocukları Kitaplarıdır
 

Şiraze


Bir süredir blog yazamadım maalesef. Sebebine gelince; doğurdum desem olmaz, ortaya çıkardım desem hafif kaçar, yaptım desem hiç olmaz... Ben de "yeni bebeğim" diyorum kitabımı elime alınca. Hasıl-ı kelâm, denemeler türündeki bebeğimi elime aldım. 4. kitabım olan Şiraze içinde özgün yazılarımın olduğu bir kitap. İlk baskısı 2007 yılında çıkmştı ve şimdi yeni yazılarımla zenginleştirilmiş hali ile yeniden okuyucuya sunduk. Bir şeyi de huy edindim. Kitabımı elime alıp, kumsala inip fotoğraflarını çekmek. O kitap denize mi atılmaz, kumlara mı bulanmaz... İşte bu, hayatın ta kendisi...

Neden şiraze dediler, çoğu insan şirazenin anlamını bilmiyordu. Haklılar da aslında. Herkes her şeyi bilmek zorunda değil. Gündelik hayatta kullanılan bir kelime değil. Bunu bilse bilse sahaflar bilir bir de; bir sen bir de ben :) Fakat ben şirazeye kitap cildine sahip çıkmanın ötesinde bir anlam daha yükledim. O da kitabın sayfalarında saklı kalsın...

 

Kitaptan:

Kitap mı insanın kaderini değiştirir yoksa insan mı kitabın?

Her kitabın içinde sırlar vardır.

Yaşanmışlıklar üzerine kurulan kocaman bir yapı gibidir kitap.

Roman, şiir, hikâye, deneme… Türü ne olursa olsun sizi de peşinden sürükleyecek çok şey vardır içinde. Kitabın kapağını kitap kapağı gibi açmazsınız aslında. İçinde kimsenin olmadığı fakat çok şeyin olduğu bir odanın kapısı gibi açarsınız ve sessizce, heyecanla içeri girersiniz.

Neden?

Sizi oraya çeken de ne?

Belki de kendinizle karşılaşma umudu.

Kimse yalnız olmak istemez değil mi? Sen varsın ve senler var. Ne yaşadıysan emin ol onu herkes yaşadı neredeyse. Aynısı değil belki ama benzer şeyleri herkes yaşadı ve gördü. Herkesin canı yandı ya da herkes çok sevildi ya da herkes bir şekilde aldatıldı, ağladı ve güldü.

Ve bir şirazemiz var bizi bir arada tutan.

Şiraze; ciltçilikte, kitap yapraklarını diplerinin ucundan birbirine bağlayan ve onları düzgün tutmaya yarayan ince bez şerit.

Bizi de tutan bir şey var. O da duygularımız. Nefretin bile bizi bir arada tutmak gibi bir özelliği var. Nasıl mı? Nefret de bir gün sevgi ve özleme dönüşebilir, sevginin nefrete dönüştüğü gibi. Duygular değişebilir. Ama şiraze hep aynıdır. Oradadır.

Bir müziktir şiraze, bir inanış, umuttur, beklemektir, duadır.

Ve şirazenin kaymaması için önce inanmak ve kalbini açman gerekir.

Neye tutunduysan o an işte o senin şirazendir. 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmaktadır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Kitabınız hayırlı olsun, Bol okuyucular dilerim.Bir kitap yazmanın ne demek olduğunu ben de iyi biliyorum. İkinci kitabım yayınlandı. Nasrettin Hocanın damdan düşenin halinden damdan düşen anlar fıkrası gibi olacak ama... Mutluluk, sağlık dolu günler dileklerimle.

GOKOYA 
 28.11.2017 15:30
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 10
Toplam yorum
: 10
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 79
Kayıt tarihi
: 24.10.17
 
 

    İstanbul'da doğdum… Üsküdar'da. Evet, ben de Zeynep Kâmil doğumluyum. Önünden her geçtiğimizd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster