Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

Uzman Psikolog Psikoterapist Derya Özçelik

http://blog.milliyet.com.tr/uzmpskderyaozcelik

07 Nisan '16

 
Kategori
Psikoloji
 

YEME BOZUKLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR?

YEME BOZUKLUĞU NEDİR? NE DEĞİLDİR?
 

Yeme Bozuklukları fiziksel ve psikolojik etkileri oldukça ciddi bozukluklardır. Son yıllarda giderek artan medya etkisi, zayıf bedenin idealleştirilmesi ve sağlıklı beslenme trendleri ile birlikte görülme sıklığı da artmaktadır. Bir yandan da, tam anlamıyla klinik bir yeme bozukluğu olmayan ama yeme bozukluklarındakine benzer sıkıntılar yaşayan, tüm belirtileri göstermese de benzer şikayetleri olan insanların sayısı da artmaktadır.

Bu sebeple bu yazıda Yeme Bozukluklarının göstergelerini ve neye Yeme Bozukluğu dediğimizi açıklamaya çalışacağım. Bir yandan da tam bir Yeme Bozukluğu olmasa da yeme ile ilgili zorluk yaşayanlar için Yeme Problemlerine ışık tutmaya çalışacağım.

Bunun için altı ayrı başlık üzerinde durmak gerekiyor. Bu başlıklar Yeme Bozukluklarının temel göstergeleri olarak ele alınabilir. Yeme problemlerini anlamak için de bu altı göstergeden faydalanmak mümkün.

1.     BESİN ALIMININ KISITLANMASI

Gerekli ve ihtiyaç duyulan miktarda besin alınmaması yeme bozukluğunun önemli göstergelerinden biridir. Çok düşük kalorili beslenmek, gün içinde neredeyse hiç bir şey yememek, yenilen miktarın çok çok azalması, ‘normal’ kabul edilen miktar ve çeşitlilikten çok daha az miktarda besin tüketilmesi, kendini aç bırakmak, çok katı ve sıkı diyetler yapmak buna örnek gösterilebilir. Tüm bunlardaki amaç kilo alımını durdurmak ve kilo vermeyi sağlamaktır. Yeme Bozukluklarında (özellikle Anoreksiya’da) bu kısıtlama o kadar belirgindir ki aşırı kilo kaybı meydana gelir. Bu düşük kilo kendi başına bir risk faktörü ve başka bir yeme bozukluğu göstergesidir.

Eğer yukarıda sayılanları yapıyorsanız, besin alımınız konusunda çok katıysanız, besin alımınızı ciddi şekilde kısıtlıyorsanız, bu nedenle de belirgin şekilde düşük bir kilodaysanız, ancak buna rağmen kısıtlamayı bırakmıyorsanız, bir Yeme Bozukluğu söz konusu olabilir. Bir an evvel bu konuda uzman birinden görüş ve destek almanız faydalı olacaktır.

Eğer yukarıda sayıları zaman zaman yapıyor, yapıp yapıp bırakıyorsanız, kısıtlıyor ama düşük kiloda değilseniz, besin kısıtlamasını ‘aşırı’ uçlara vardırmıyor ama yine de elinizden geldiğince kısıtlamaya çalışıyor ve bunu bazen de sağlığınızı ihlal edebilecek şekillerde yapabiliyorsanız, yeme problemleri ile ilgili sıkıntılar yaşıyor olabilirsiniz. Bu konuda psikolojik destek almak hem yemekle ilgili sıkıntılarınıza hem de bedeninizle ilgili memnuniyetsizliklerinize yardımcı olacaktır.

2.     BELİRGİN ŞEKİLDE DÜŞÜK KİLO

Normal ve beklenen minimum kilonun da altında bir kilo, beligin şekilde düşük kilo olarak tanımlanmaktadır ve Yeme Bozukluklarında önemli bir göstergedir. Bu konuda BMI ve W4H oranları rehber olabilir. Sağlıklı kabul edilen kilonun altında olmak, vucüt yapısına, kilo geçmişine ve fizyolojik belirtilere göre anlamlanmaktadır. Ancak yine de bu kilo düşüklüğü özellikle Yeme Bozuklukları için ciddi bir kriterdir.

Bu düşük kilo, bir takım niyetli ve planlı eylemlerle elde edildiyse, besin kısıtlaması, aşırı diyetler, vb, o zaman bir Yeme Bozukluğundan bahsetmek daha mümkündür. Eğer bunların hiç biri yoksa, aşağıda belirtilen göstergeler de söz konusu değil, sadece yapısal bir düşük kilo söz konusuysa herhangi bir yeme sorunundan bahsetmiyor olabiliriz. Ancak bu daha nadirdir. Niyetli eylemler sonucu oluşmuş bir düşük kilo çoğunlukla bir Yeme Bozukluğu göstergesidir. Yani çoğunlukla o eşik aşılmış demektir.

Bu düşük kiloya çoğunlukla kilo alma / şişman olma korkusu eşlik eder. Sıklıkla, kilo verdikçe bu korku artar. Düşük kilo, kişiye düşük gelmez, hatta daha fazla kilo kaybı hedeflenir, kilo almak korkulu rüya haline gelir. Bu paradoksal durum Yeme Bozukluğunun bir başka ciddi göstergesidir. Bir an evvel uzman yardımı almak gerekir.

3.     KİLO VE BEDENLE İLGİLİ RAHATSIZLIK

Kilo ve bedenle ilgili rahatsızlık duymak bir başka önemli göstergedir. Bu rahatsızlık kendini çeşitli şekillerde gösterebilir. Örneğin belirgin şekilde düşük kiloda olmaya rağmen kendini kilolu görmek ya da zayıf olduğunu farkına varsa da çeşitli beden bölgelerini ‘şişman’ bulmak söz konusudur. Bununla birlikte çok sık tartılmak, sürekli aynada bedenini kontrol etmek, çeşitli beden bölgelerini ölçmek gibi davranışlar da sık görülür.

Kilo ve bedenle ilgili rahatsızlık kişi için oldukça önemlidir. Öyle ki, kilo ve bedeni ile ilgili algılar, fikirler ve duygular kendini nasıl değerlendirdiğinde birebir rol oynar. Özgüven ve kendilik değeri çoğunlukla kiloya bağlıdır. Kilo vermek eşittir iyi, yeterli, düzgün biri olmak; kilo verememek/almak eşittir beceriksiz, yetersiz, değersiz biri olmak anlamına gelmektedir. Kendini değerlendirmede diğer kişilik özellikleri, diğer beceriler, başarılar, özellikler değerlendirmeye alınmaz ve sadece kilo kriter alınır.

Kilonuz ve bedeninizle ilgili rahatsızlık hayatınızın merkezinde yer alıyorsa, bu yüzden sağlığınızı tehdit edecek yöntemlere başvuruyorsanız (örn: besin kısıtlama, normal kilonun altına inme, kendini kusturma, çeşitli haplar kullanma, aşırı egzersiz yapma...) ve de kendinizi bu yüzden cezalandırıyor, hor görüyor veya aşağılıyorsanız, bir Yeme Bozukluğu söz konusu olabilir ve bir an evvel bir uzmandan yardım almak gerekebilir.

Eğer kilonuz ve bedeninizle ilgili rahatsızlık duyuyorsanız, bu rahatsızlık hayatınızın merkezinde yer almasa da zihninizi sıklıkla meşgul ediyor ya da hayatınızı bir şekilde etkiliyorsa, ‘sağlıklı’ bir beslenme rutini ve kilo tutturmakta zorlanıyorsanız, o zaman bir yeme probleminden bahsetmek mümkün olabilir ve bu konuda bir uzman desteği sizin için işleri kolaylaştırabilir.

4.     TIKINIRCASINA YEME

Tıkınırcasına yeme bir başka önemli Yeme Bozukluğu göstergesidir. Tıkınırcasına yeme nöbetlerinde, belirli bir zaman içerisinde (genellikle 2 saatten az sürede), çoğu insanın o zaman ve koşullar içinde yiyeceğinden somut şekilde çok daha fazla miktarda yemek, adeta kontrol edilemez şekilde yenir. Bu bir oturuşta yemek şeklinde olabildiği gibi, dışarda yemek yedikten sonra evde devam eden bir nöbet de olabilir. Gün içinde sürekli küçük müktarlarda atıştırmak, tıkınırcasına yeme değildir. Burada bunun adeta bir nöbet gibi yaşanması, yemeğin miktarının aşırılığı ve kontrol kaybı hissi önemli kriterlerdir. Tıkınırcasına yeme nöbeti çoğunlukla, rahatsız edici derece doyunca/şişince durur. Bunun dışında, pek çok insan için tıkınırcasına yeme nöbetleri utanç vericidir, bu yüzden gizlenir.

Kontrolü kaybetmişcesine yemek, tıkınırca yemenin önemli bir unsurudur. Bu tıkınırcasına yemeyi önleyememek anlamına da gelebilir, yerken ne yediğini ve ne yaptığını farkında olmadan yemek anlamına da gelebilir, bir kere yemeye başlayınca durduramamak anlamına da gelebilir. Bazen biraz daha genellenir ve genel olarak yemekle ilgili kontrolsüzlük şeklinde de yaşanabilir.

 

Eğer tıkınırcasına yeme nöbetleri yaşıyorsanız bir Yeme Bozukluğu olma olasılığı yüksektir. Tıkınırcasına yeme nöbetleri sıklıkla ciddi bir problemin başlamış olduğunun göstergesidir. Bir an evvel konuyla ilgili bir uzmandan yardım almak çok önemlidir.

Yukarıdakiler tam anlamıyla size uymuyorsa; ama yemekle ilgili bir kontrolsüzlük hissediyor, zaman zaman yediğiniz miktarların aşırılığından endişe duyuyorsanız ya da yemek yemenize utanç ve suçluluk duyguları eşlik ediyorsa, o zaman bir yeme problemi söz konusu olabilir. Bu konuda psikolojik destek almak size yemekle ilgili zorluklarınızda yardımcı olacaktır.

 

5.     UYGUNSUZ TELAFİ DAVRANIŞLARI

Kilo alımını telafi etmek için tekrarlı şekilde uygunsuz yöntemlere başvurmak Yeme Bozukluklarının önemli göstergelerinden biridir. Bu uygunsuz yöntemlerden en sık karşılaşılanlar şunlardır: Kendini kusturmak, laksatif – diüretik ya da metabolik ilaçlar/haplar kullanmak, uzun süren (bir ya da birkaç gün) (dini amacı dışında) oruçlar ve aşırı egzersiz yapmak. Bu uygunsuz yöntemler, kilo almayı önlemek amacıyla kullanılır ve giderek kendileri birer problem haline gelir.

Bu yöntemlerden en az birini bile düzenli ya da tekrarlı şekilde kullanıyorsanız, bir Yeme Bozukluğundan söz etmek mümkündür. Bir an evvel bir uzman yardımı almak çok önemlidir.

Bu yöntemlere tekrarlı şekilde başvurmuyorsanız, ama bir kere denediyseniz ya da denemeyi aklınızdan geçiriyorsanız, bir yeme probleminin varlığından söz etmek mümkündür. Bu konuda psikolojik yardım almak iyi bir fikirdir.

6.     GECE YEMELERİ

Tekrarlı bir şekilde gece yemelerinin olması Yeme Bozuklukları için önemli bir gösterge olabilir. Gece uykudan uyanıp yemek yemek şeklinde olabildiği gibi, akşam yemeğinden sonra büyük miktarlarda besin almak şeklinde de görülebilir. Çoğunlukla gün içinde düzenli ve yeterli bir beslenme yoktur ve bu da gece yemeleri için bir tetikleyicidir. Gece yemelerini çoğunlukla stres tetikler, ancak gece yemelerinin kendisi de stres vericidir. Bu gece yemeleri, uykuyu ve dolayısıyla gündelik işlevselliği olumsuz etkiler.

Gece yeme şikayetiniz varsa hem bir Yeme Bozukluğu değerlendirmesi için, hem de yeme bozukluğu yoksa da yeme ile ilgili problemleriniz konusunda destek alabilmek için bir uzmandan yardım almak oldukça önemlidir. 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 13
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 151
Kayıt tarihi
: 21.05.15
 
 

10 senedir alanda çalışan bir psikolog ve psikoterapistim. 2004 yılında İstanbul Üniversitesi Psi..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster