Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

31 Aralık '11

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
361
 

Yeni sayfaya geçerken...

Yeni sayfaya geçerken...
 

Ömrümüz sayfa sayısı belli olmayan bir defter...Ve her sayfası bir yıl...Yazılıp, çizilip, karalanmış eski sayfalar ve yeni, temiz, bembeyaz sayfalar...Bu gün defterimizin bilmem kaçıncı sayfasının, son satırını doldurmak üzereyiz ve yarın gece yeni bir sayfaya başlıyoruz. Mutluyuz bunun için. Yeni sayfaya başlarken,içten içe çocukça bir sevinç yaşanır ya hani, pek bir itinalı başlarız ilk cümlelerimizi yazmaya, sonraları ruh halimize göre değişir yazdıklarımız, çizdiklerimiz....

Hayat defterimizi biz dolduruyoruz ve nefes aldığımız sürece "ben yazmıyorum sıkıldım artık" deme şansımız yok. Sıkılınca öfkeyle karaladığımız, sonra pişman olup silmeye çalıştığımız, silerken iz bıraktığımız, sonra yine öfkelenip yırttığımız, yırtık sayfayla defterimize ne kadar zarar verdiğimizi farkedip üzüldüğümüz ya da sevdiğimiz bir insanın sayfamızı karaladığını farkedip bu davranışına anlam veremediğimiz olabiliyor. Ve yahutta sakin bir ruh haliyle düzgün, kurallı, temiz bir el yazısıyla anlamlı cümleler yazabiliyoruz ya da resimler çiziyoruz bakıp görene göre değişen anlamlar yüklü...

İlk sayfaları bizi büyütenlerce doldurulmuş, çevremizdekilerce çerçevelenmiş defterimizi, yetişkin olduğumuzda biz dolduruyoruz. Belki ilk sayfalarda takılıp kalıyor ve aynı şeyleri tekrar tekrar yazmaya devam ediyor, belki de farklı şeylere yöneliyoruz. Ne olursa olsun, defterde yazan her satır, her çizgi, her karalama bizden geriye kalacak yegane şeydir. Bu nedenle neyi, nasıl yazıp çizdiğimiz önemlidir, olumsuz dış etkenlerden minumum etkilenmiş sayfalar bırakmak için çabalamak gereklidir.

Yarın yeni bir sayfaya başlıyoruz, belki bir sonraki sayfa yok kimimiz için, bunu bilmiyoruz. Bu nedenle bu yeni sayfa çok kıymetli, tüm diğer sayfalar gibi...Yarın defterimizdeki eski sayfaları şöyle bir karıştırıp eski hatalarımızı, kayıplarımızı, kazançlarımızı bir gözden geçirelim önce. Satır aralarında neler yaşayıp, neler hissettiğimizi, neler hissettirdiğimizi hatırlayalım ve genel anlamda yazıp çizdiklerimizi beğenip beğenmediğimizi soralım kendimize. Kenarlara yaptığımız minik süslemeler hoş olmuş mu, yoksa çocukça mı...Okurken gülümsüyormuyuz, üzülüyormuyuz...Eski sayfalardan yola çıkıp, yeni sayfamızı nelerle doldurmak istediğimize karar verelim ve bunun için elimizden geleni yapalım, tüm imkanlarımızı, anlamlı, güzel, temiz bir sayfa ve en önemlisi de bizi mutlu edecek bir sayfa yaratabilmek için kullanalım. Sayfamızın vasat olmasından başkalarını sorumlu tutmayı bir kenara bırakıp, başkalarının bizim sayfamıza müdahalesine engel olalım. Sakin, sabırlı, dingin olalım ki, sonunda yırtık sayfamız için dövünmeyelim. Anlamlı, düzgün, temiz yaşayalım ki, pırıl pırıl bir sayfanın gururunu duyalım. Kendimizi geliştirip, çalışıp, çabalayalım ki, bıraktığımız sayfalar diğer insanlar için iyi şeyler ifade etsin...

Her yeni yıl, yeni bir sayfa. Hemen, sayfamıza bir başlık düşünmeye başlayalım, ve başlığın altına ne yazıp, çizeceğimizi. Birgün gelipte sayfalarımız tükendiğinde ardımızda eşsiz bir şaheser bırakacak olmanın huzuruyla kapatalım son sayfayı...

Mutlu yıllar, güzel satırlar, dopdolu ama düzgün sayfalar diliyorum herkese...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 776
Kayıt tarihi
: 17.10.09
 
 

Yaşıyorum, yaşadıkça öğreniyorum, öğrendikçe düşünüyorum, düşündükçe çözümlüyorum, çözümledikçe y..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster