Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

21 Ocak '09

 
Kategori
Kent Yaşamı
Okunma Sayısı
5045
 

Yeni yıla kombi yangını ile girdim

Yeni yıla kombi yangını ile girdim
 

Yürek yangını nedir bilirim ama kombi yangınıyla ilk defa müşerref oldum. Ülkenin, hani o yılbaşı gecesi can veren yedi üniversiteli genç hadisesine kilitlendiği günler vardı ya. İşte yılbaşı akşamından hemen bir gün sonraki gece gerçekleşti bizim kombi vukuatı da.


“<ı>Kombiden kaynaklanan yangının ardından yok olan aile” manşetlerinin atılmasına ramak kalmıştı, gazetelerde. Milliyet Blog ana sayfasının sağ üst köşesindeki, dördüncü “<ı>aramızdan ayrılanlar”ı olmama da tabi aynı zamanda.


Oturduğum ev yeni. Senesi dolmadı daha taşınalı. İlk sahibiyim. Elektrikli kombi de, evi aldığımda mevcuttu zaten. Sitedeki tüm evlerde standart yani.


Neyse, havaların soğumasıyla biz de, evi ısıtma amaçlı olarak da kombiyi kullanmaya başladık. Isınmada bir sıkıntımız yoktu. Cihazı çalıştırdıktan sonra geçen çok makul bir süre içerisinde ev, arzu edilen sıcaklığa rahatlıkla ulaşıyordu.


Tek problem, cihaz sürekli aktif çalışır durumdaydı. Bu konu ilgimi çekti. Normalde ayarlanan sıcaklığa eriştikten sonra durması, rölantide beklemesi, radyatör sıcaklığı belirli bir seviyeye düşünce tekrar çalışıp istenen sıcaklığa yükselmesi gerekliydi.


Teknik servisle yaptığım görüşmelerde, müteahhidin taktırmış olduğu cihazların, bizim evlerimiz için yetersiz kaldığını, bir üst kapasiteli cihazların takılması gerektiği yönünde görüşler aldım. Canım da sıkılmadı değil tabi. Ancak şu aşamada yapacak bir şey yoktu. İleri ki dönemlerde değiştirmenin şart olduğunu düşünmeye başlamıştım.


Aralığın son haftalarında, kombiden kablo yanığı kokuları gelmeye başladı. Hemen, İzmir merkezli fabrikanın içinde bulunan merkez servisini aradım. Fabrika, çok ciddi bir şey olmayacağını, kendilerinin programlarının çok dolu ve evimin bulunduğu semtte, bana çok yakın bir yetkili servisleri olduğunu ve oraya müracaat etmem gerektiğini söyledi.


Verdikleri numaradan yetkili servisi aradım. Akşam geldiler. Garanti kapsamındaki cihazı açtılar ve cihazın içindeki bir plastik kapağın eridiğini tespit ettiler. Problemin bundan kaynaklandığını, parça için fabrikaya sipariş vereceklerini ve birkaç gün içinde de gelip yenisini takacaklarını ifade ettiler. Kombiyi kullanmaya devam edebileceğimi de ayrıca söylediler.


Bir hafta kadar geçti üzerinden. Yetkili servisten haber yoktu. O günden sonra kesilen koku bir-iki gündür tekrar ve daha kesif bir şekilde gelmeye başlamıştı. Yeniden yetkili servisi aradım. Kokunun yeniden ve daha etkili bir şekilde gelmeye başladığını, can sıkıcı şeyler olmasından tereddüt ettiğimi, bir an evvel gelip bakmalarını söyledim. Aldığım cevap “<ı>merak etmeyin efendim, parça gelip takınca koku falan kalmayacak, siz rahat olun” oldu.


Ve bu görüşmemizden iki gün sonra, yani yılbaşı gecesinin ertesi günü akşamı, saat on-on bir sularında önce elektriklerimiz kesildi. Dışarıdaki elektriklerin kesilmediğini fark edip de sigortalarımızı kontrol etmek için antreye gittiğimizde, kombinin bulunduğu kilerden koridora sızan kızıl alev ışıklarını ve yoğun dumanı görmememiz mümkün değildi.


Yardıma gelen apartman komşularımızın da gayretiyle alevleri söndürmeyi başardık. Kiler kullanılamaz hale geldi. Orada bulunan pek çok eşya zarar gördü. Evin tüm halıları, ertesi gün yıkma fabrikasına gitti ve elektrik tesisatımız bir oranda yenilenmek durumunda kaldı.


Hemen o anda, saatler gece yarısına yaklaşırken yetkili servisi cep numarasından buldum ve acele eve çağırdım.
Rahat olmamı istediği kombinin durumunu ve evde açtığı hasarı görsün istiyordum.


On dakika sonra geldi ve diyecek hiçbir şeyi yoktu. Yarın gelip raporunu tutacağını ve cihazı yenisiyle değiştirteceğini söylüyordu.


Kendisini devreden çıkardım ve direkt fabrikanın üst yöneticilerinden biriyle görüştüm ertesi sabah. Durumu tüm ayrıntılarıyla anlattım ve ne yapmayı düşündüklerini sordum. Adam karşımda, telefonun öbür ucunda ezildi resmen. Ekipleriyle acil bir toplantı yapacaklarını ve bana çok acilen geri döneceklerini söyledi.


O gün sabahtan, benim mevcut cihazımın iki üst kapasiteli modeli stoklarında olmaması nedeniyle, fabrikadaki üretim hattına alındı. Ertesi sabah ise getirip taktılar. İki cihaz arasındaki yaklaşık bin üç yüz liralık farkı da benden almadılar. Verdikleri zarara binaen.


Tabi bu olay bizler yattıktan sonra ya da evde olmadığımız bir zaman da meydana gelebilirdi. O zaman oluşabilecek sonuçları düşünmek dahi istemiyorum.


Bu çok bilinen kombi markasını, yöneticilerinin adlarını özellikle vermek istemiyorum. Kaza sonrası yaklaşımları son derece sorumluluk bilinciyle gösterilmiş yaklaşımlardı. Ancak, öncesinde yaşanan sorumsuzluk ve ilgisizlikler ve böyle bir kazaya sebebiyet vermiş bir ürünün sahibi olmaları hasebiyle yine de isimlerinin bende kalmasını, en azından şu an için daha doğru buluyorum.


Ben, yine de telefonla bana geri döneceğini bildiren Sevgili Satış Müdürü’nün, beni aramasını beklerdim. O zaman çok daha kurumsal bir bilinç sahibi ve itibar yönetimi anlamında ileri seviyede, mutlak müşteri memnuniyetini arayan, hedefleyen bir tarzları olduğunu düşünebilecektim ama bu noktada biraz eksik kaldılar.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 922
Toplam yorum
: 2451
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3633
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

İzmir'de yaşıyorum.    Çok uzun yıllar öncesinden başlayıp, hiç ara vermeden bugünlere kada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster