Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Aralık '06

 
Kategori
Yılbaşı
Okunma Sayısı
5248
 

Yılbaşı ağacı süslemenin, Noel Baba'ya inanmanın kime ne zararı var?

Yılbaşı ağacı süslemenin, Noel Baba'ya inanmanın kime ne zararı var?
 

Bu konu artık beni çok rahatsız etmeye başladı. Biraz da gerildim aslında. Yok efendim ağaç süslemek neymiş, noel baba elalemin kültürüymüş, kendimizden uzaklaşıyormuşuz, çocuklarımıza yanlış örnek oluyormuşuz falan filan. Acaba bunları yazan ve düşünenler gerçekten inanıyorlar mı dediklerine?

Almışız bir çam ağacı süslemişiz, çoluk çocuk mutlu olmuş, bir de noel baba hikayesini duymuşlar ona da inanıyorlar ki, inanmalarında fayda var, çünkü noel baba denen şahıs kötü bir şahıs değil. Tüm sene boyunca iyi olan, annesini babasını, büyüklerini arkadaşlarını üzmeyen çocuklara istedikleri hediyeyi getiren bir şahıs. Çocukların, onun hayali bir kahraman olduğunu bilmesine rağmen bir şekilde istedikleri hediye uğruna uslu durmasında ne gibi bir sakınca var? Çocuğuna laf geçiremiyor musun diyenleri duyar gibiyim. Evet ne olmuş? Noel babanın hediye getireceği fikri biraz daha uslu durmasını sağlıyorsa ne var bunda? Kırmızı beyaz kıyafeti içinde beyaz sakallı ton ton bir dedeyi bekliyorlar. Bir yerlerde o kılıkta birini görmek hoşlarına gidiyor. Ne olmuş yani? Kültürümüzü yitirdiğimizi düşünen kişilere göre acaba yılbaşında çocuklarımıza Hacivat ve Karagöz mü hediye verse daha iyi olur acaba? Ya da Nasrettin Hoca? Aaa pardon böylelerine göre hediye almakta nesi? Neyin hediyesi bu? Tüketime katkıdan başka bir şey değil!!

Çam ağacı süslemeyi örnek aldığımız milletler, 'bizim kültürümüz' olan yılbaşı akşamları pijamayla, ya da ev kıyafetiyle oturup kuruyemiş yiyerek, portakal soyarak, televizyonda dansöz çıkmasını bekleyerek geçirse kültür kaybına mı uğrayacak, özenti bir millet mi olacak? Görüp böyle bir şeyi uygulamaya kalksa müslüman mı olacak? Kime ne? Kim nasıl isterse öyle kutlar istediğini. Kimsenin kimseyi, kendi kültüründen uzaklaşmak, başka dinlere ait özentilikleri uyguladıkları gibi saçma suçlamalara girmeye hakkı yok. Biz çocuklarımıza İsa'nın doğumunu kutluyoruz demiyoruz ki. Noel ağacı diye hitap edip üzerine haç takmıyoruz ki. Hem taksak ne olur? Ağaç süsledik, noel babadan hediye bekledik diye din mi değiştirmiş olduk? Ne oldu anlamıyorum ki? Çam ağacı süsleyerek ne kültürümüzü ne de gelenek göreneklerimizi kaybederiz. Şu an gittiğimiz her yerde karşımıza çıkmıyor mu çam ağaçları? Çoktan bizim de kültürümüzün bir parçası oldu bile. Evinde çocuğuna oturup niye çam ağacı süslememeleri gerektiğini anlatanlar var. O çocuğun büyüyüp de evden ayrıldığında yapacağı ilk iş evine yılbaşında ağaç alıp süslemek olacaktır. Çocukları o ışıltılı, parlak süsleri görmekten, kar taneleriyle süslenmiş ağaçları izlemekten niye mahrum ediyorsunuz ki?

Globalleşmekten bahsederken o bunu yapıyor biz niye yapıyoruz diyerek olduğumuz yerde saymaya çalışmanın bir anlamı yok. Onlar da bizim yaptığımızı örnek alıp yapıverse ne olur yani? Ne var bunda? Niye rahatsız oluyoruz? Biz de hoşumuza giden bir şey varsa alır kendi kültürümüze koyarız. Ne kültürümüz varmış be. Türkiye'nin kültürü diye apayrı bir yazı yazmak lazım böylelerine. Kültürün tanımını bilmiyorlar sanırım. Zamana ayak uydurmayıp, hani hep deriz ya anneannemin zamanında böyleymiş diyerek yaşamak ne derece doğrudur, bunu çocuklarımızdan da beklemek ne kadar yerindedir oturup bir düşünmek lazım.

Normalde hindi yemekte elalemin kültürüdür. Neyseki bu sene yılbaşı ve kurban bayramı birleşti de kültürümüze çok aykırı olmayan yeni bir kültür ortaya çıktı. Yılbaşında iç pilavla doldurulmuş koyun ya da koç benzeri kurbanlıklar yenilecek. Ne o öyle içi dolu hindiler falan. İnançlarımıza sahip çıkalım lütfen! Hem malum kurban etiyle içki içilmez. Alın çayınızı, meşrubatınızı açın TRT 1 kanalını, bir elinizde piyango biletiniz, yeni yıla giriverin. Aaa bu arada TRT 1 de çam ağacı ve süsler varsa çevirin gitsin başka kanala, TRT de kültür kaybına uğramış demektir. Açın bir belgesel seyredin başka kültürleri...

İşte böyle bir sıkıldım ki anlatamam. Kaç gündür yazılanları takip ediyorum. Yorum yazıp eleştiri falan alıyorum. Neyse çok şükür bu konuda düşüncelerimi yazıya döktüm. Kim ne düşünürse düşünsün. Ama düşüncelere saygı lütfen. Ön yargılı yaklaşmaya ve suçlamaya bayılırız milletçe. Yılbaşı ağacı süslemeyen süslemesin. Noel babayı gören kafasını çevirsin. Ya da tam tersi isteyen kültürsüz müyüm ki diye düşünmesin ağacını süslesin, gidip noel baba kostümü alıp çocuğunu şenlendirsin.

Herkese ışıltılı, gerçekleşebilecek hayaller ile süslü mutlu,yeniliklere açık bir yıl diliyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

ben ederim, lütfen güzel rabbim bu ve bundan sonra ki yılları................şeklinde geçirmemiz için yardım et.. Dinle alakası vardır bu boyutta. ve çoıcuğum bu vesileyle neden sonuç ilişkisini gözlemliyor, dinle alakası bu boyutta, diğer boyutu sıkıcı geçen günlerden sonra heyecanla birşeyler yapmak, hediyeler,yemekler, süsler falan bunun neresinde kötülük,yanlış nerde, cevap; Boş , eğitimsiz beyinlerde...Kıskanç yüreklerde...

Kundelas- Sevdakılıçaslan 
 30.12.2007 1:15
Cevap :
Benim gibi düşünen biri daha. Ne güzel bizim gibiler olduğu sürece çocuklarımız hep doğruları bulacaktır. Sevgilerle  30.12.2007 23:31
 

Yazım tamamen bu konuya ilişkin olup da "Nasreddin Hoca" dan bahsedenleri kastettiğinizi görünce, üzerime alındım anlaşılan. Aslında sadece kendimin Nasreddin Hoca' dan bahsettiğini sanıyordum ama demek başkaları da varmış. Benim üzüldüğüm konu, Noel Babayı her yıl anımsama geleneğini edinmemize rağmen, Nasreddin Hoca' yı unutmuş olmamız ve bir de, İslam Dini ile ilgili bazı noktalar. Yazımda da belirttiğim gibi, maalesef herhangi bir şirin yanı yok dinimiz olarak öğretilenin. Bunun dışında, başka kültürlerden beğendiklerimizi rahatça benimsememizde de hiçbir sakınca yok bence. Noel Baba konusunda, tüketim toplumu olarak körüklenmek ile ilgili kaygılarım var ki bu zaten sadece Noel Baba ya da yılbaşı ağacı meselesi değil. Şahsıma kalsa, Budizm kültürü ile yaşamak isterdim ama dediğim gibi, çılgınlık düzeyinde, aşırı alışverişe yol açması halinde o bile batıcı olabilirdi. Sonuçta bunlar derin konular ve kolayca yanlış anlaşılmak gibi büyük bir risk taşıyorlar. Size de mutlu yıllar dile

Lale Beşe 
 26.12.2006 0:12
Cevap :
Ben Nasreddin hocanın kendine has özelliği olan gerçekten Türkiye'de anılması gereken bir şahıs olduğuna inanıyorum. Ama onun anılma zamanı yılbaşı değil. Tabiki de Nasreddin Hoca gibi daha nicelerine gereken önemi vermiyoruz, çünkü beğenmediğimiz yabancılar gibi insanları yüceltip anmasını beceremiyoruz. Bizim anmayı, hatırlamayı ve asla unutmamayı becerdiğimiz tek şahıs Atatürk'tür. Umarım diğer önemli şahsiyetlerde hak ettikleri değeri bir gün bulurlar.  26.12.2006 15:53
 

Her şeyden önce yılbaşının isa ile bir bağlantısı yok zira onun doğumu 24 Aralıkta kutlanıyor... Noel baba kırmızı beyaz kıyafete coca cola nın bir reklam kampanyasından sonra kavuştu ki bu coca cola nın en büyük reklam başarısıdır... Hindi ise ANNEANNEM accayip güzel yapardı diyecek bir şey yok... Çam sa canlı olmadıktan sonra önemsiz... Çocuk yuvasında istediklerinde ben de çocuklarıma aldım netekim... Ama arada ufak bir şey bizim kültürümüzde de değerler var ve onları da yaşatmak gerekiyor düşüncesi... Çok da kötü değil... Her şeyin yanın da siz nasıl mutlu oluyorsanız onu yapmanız gerekli... Benim anne ve babamla beraber yeni yılı karşılamam gibi ;) Bizde saatler 12'yiğ vurduğu an sanki herşey güzelleşecekmiş gibi tüm ışıklar yakılıp söndürülür mesela :) Umut bile güzel... Noel babanın hediye getirmesi gibi :))) Asla günlere inanmıyorum ama... tüm sevdiklerinizle mutlu huzurlu bir yılbaşı ve yıl dilerim... Sevgiyle...

Barış 
 25.12.2006 4:01
Cevap :
Ne güzel ifade etmişsiniz. Biz yeni bir yıla girmenin güzelliklerinden bahsederken insanlar noel inancından, noel babanın yabancı olmasından falan bahsedip inanç ve kültürümüze aykırı buluyorlar. Bu konudan bahsedenleri de suçluyorlar. Değerlerimizi yitirmeden mutlu olduğumuz şekilde yaşamak gibisi yok sizin de dediğiniz gibi. Sevgiler.  25.12.2006 17:49
 

Kardeşim kimse sana kime neden noele inanıyorsun diyormu, ister inan ister inanma sen inansan veya inanmasan kim ne kazanır. her koyun kendi bacağından asılır. beni ilgilendiren şu veya bu şekilde güzelim "ÇAM" ağaçlarının noel adına KATLEDİLMESİN yeterli.

ADEM TÜYSÜZ 
 24.12.2006 20:35
Cevap :
Öncelikle hitabınızı beğenmedim onu belirteyim. İkinci olarak ben noele inanmaktan bahsetmiyorum. Benim bahsettiğim Yeni Yıla girerken PLASTİK çam ağaçlarını ( benim tanıdığım ya da gördüğüm gerçek çam kesip süsleyen kişi yok) süslemek ve hediye dağıttığına inanılan bir dedeye inanmak. Burada koyun olunacak asılacak bir durum yok. Zaten fazlasıyla koyun asıp kesecek, katledecek insanlar yeni yıla girerken. Gerçek çam kesip süsleyen varsa da en azından koyundan çıkan kan, ve çığlık o ağaçtan çıkmayacak. Bu arada neden, neye inandığımız veya inanacağımızı söyleyip sorgulayan çok kendini bilmez insan var. Bilginize.  25.12.2006 1:06
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 713
Toplam mesaj
: 146
Ort. okunma sayısı
: 2880
Kayıt tarihi
: 30.10.06
 
 

İzmir Cumhuriyeti'nde yaşıyorum... Sarmaşık Sanat Atölyesi'nde ebru sanatı ile uğraşıyorum. En es..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster