Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

29 Haziran '10

 
Kategori
Kültür - Sanat
Okunma Sayısı
1159
 

Yola çıktım Mardin'e

Yola çıktım Mardin'e
 

mardin


Hazreti Eyüp’ün sabrı, Mevlâna hoş görüsü, Yunus’un aşkı var benliğimde… Öyle olmasa, yirmiyedi yıldır hasretimi, bağrımda tevekkül yüklü bir sükûnetle taşımazdım.

Şehy Şı’ran Dağı’nın ardından gün doğumunu; gece laci bir denizin dalgalanışı gibi kıpraşan Beriye(Mezopotamya)’nin erguvanî ağırlıklı ebruliye dönüşmesini;

Sarı sıcağın altına dönüştürdüğü, duyguların nakış nakış dillendiği taş evlerin serinliğini;

Ortaçağ ortamında modern dinginliği; lâhuti ikindi ezanını selamlayan çanla mutfağa girilmesini; Günbatımında Şemsî, Yezidî, Yahudî, İsevî, Muhammedî inançtaki babaların inanç farklılığına karşın, birlik içinde evlerine girişlerini;

Hızır tarafından korunan kaleyi, yılanların tılsımı sayılan Şahmeran asılı manzaraları(salon), akreplere karşı Hoca Aliye (Aykaç) Efendi’nin okuduğu suyu;

Ramazan akşamlarında topun patlamasını beklerken aklımın sinideki şölene kaymasını önlemek için saymaya sığınmayı;

Paskalya, Mevlid veya Bayramda avlunun ferforje gibi işlenmiş duvarlarına yaslanıp çöreği kemirerek gelen geçeni izlemeyi;

Bir alt avluda cennet toprağı, mutluluğun rengi yeşil kınanın Vıl’leyle(Bu Gece) veya Hınne(Kına) müziği eşliğinde umut yüklü tebessümle avuca yakılmasını seyretmeyi;

Avludaki tahta uzanıp, çok yakından göz kırpan iri yıldızların efsanelerini rüzgârın fısıltısından dinlemeyi;

Sultan Şehmus veya Deyrülzaferan’da adak kesmeyi, Şeyh Salih’te annemin mezarını hicranımla sulamayı;

Vali parkından Mişkiye’ye kadar turlayıp riyadan uzak yakınlarıma, dostlarıma sarılmayı yıllar yılı hasretle bekledim…

H A S R E T

Bir k a l e görünce tutuşur i ç i m

Anılar deryasına d a l a r giderim

Rüyalarda kaldı t ü m sevdiklerim

Hasretin uzuyor, yakıyor Mardinim.

Ne zaman gitmek aklıma düştüyse, beynimdeki hüzünlü nağmeler ağır aksak uçuşmaya başlar, çoğu toprak olmuş uşşâkların(çalgıcılar) sesleri derinden çınlar…

http://www.facebook.com/video/video.php?v=1452675075504 http://tr.sevenload.com/videolar/qtBbbW7-mardin-tuerkuesue-halime

Yola Çıktım Mardin'e

Yola çıktım Mardin'e düştüm senin derdine

Ay ley ley deley, ley ley deley ley ley Halime

Mevlam sabırlar versin yârini yitirene

Ay ley ley deley, ley ley deley ley ley Halime

Estel Midyat arası, sevda başım belâsı

Ay ley ley deley, ley ley deley ley ley Halime

Senin baygın bakışın, bende yürek yarası

Ay ley ley deley, ley ley deley ley ley Halime

Bana gurbet gezdirir, kırkbin başlık parası

Ay ley ley deley, ley ley deley ley ley Halime.

Hasretin alaz alaz yandığı, nağmelerle ruhlara sindiği bu türkünün hikâyesini bilmiyordum. Değerli hemşerimiz Abdülkadir Güler’in Milliyet Blog’daki bir yazısından öğrendim.

“...Türkülerin asıl konusu, aşk, sevgi, doğa, insan yurt, sıla, gurbet, dostluk, kardeşlik, özgürlük ve barış üstüne kurulmuştur. Efsane olmuş dillere destan türküler de vardır. Örneğin YOLA ÇIKTIM MARDİN’e türküsünün kendine özgü bir efsanesi vardır. Bana bu efsaneyi Mardinli yerlilerimizden 1921 doğumlu İlkokul üçten ayrılan Emine Yalçın anlattı. Diline ve aslına sadık kalarak aynen sunuyorum: ‘Vakti zamanında Midyat çevresinde, köylerinde çok zengin bir ağa varmış. Bu ağanında dillere destan boylu, boslu, güzel endamlı bir kızı varmış. Mardin güzeli, siz deyin dünya güzeli. Yörenin en güzel kızı imiş. Adını, şanını duymayan kalmamış. İsteyenleri de çokmuş. Lakin babası başlık yüzünden bir türlü isteyene vermiyormuş. Kız da kolay kolay kimseyi beğenmiyormuş. Kızı istemeye gelenler hep boşa giderlermiş. Derken Estel’den( Midyat ) ihtiyar bir kadın yollara düşerek oğlu için bu kızı istemeğe gelmiş. Halime için dünürcü olmuş. Bu arada kız oğlanı, oğlan da kızı görmüş ve birbirlerine de aşık olmuşlar, yani iki gönül bir olunca, samanlık seyran olmuş. Ne yazık ki ağa kızını vermemiş. Ağa ihtiyar kadına “40.000 lira başlık isterim ” demiş. Oysa ihtiyar kadının yanında 40 bin lira değil, 40 para bile yoktur. Zavallı kadın boynunu bükerek Estel’e doğru gitmiş. Oğluna durumu anlatmış, Fakir oğlan nerde bulsun 40 bin lirayı? Oğlan bu parayı kazanmak için gurbete düşmüş, dağ, tepe demeden uzaklara gitmiş. Lâkin bir daha da geri dönmemiş. Güzelim Halime’nin aşkıyla yanıp tutuşmuş. Tabi bu arada Halime de gelir diye beklemiş, tüm ümitleri suya düşmüş. Halime kaderiyle baş başa kalmış. Ama bir daha da hiçbir kimseyi de kabul etmemiş.’ Emine Yalçın Hanımefendi bunları söylerken ‘artık sonrasını bilemiyorum’ dedi... Bu türkü daha önceleri Arapça olarak dilden dile dolaşırken bu HALİME Türküsü (Yola Çıktım Mardin’e) adı ile ünlendi. 1980’lerden sonra Türkiye radyolarında söylenmeye başlandı.”

Halime bahtsızmış, onu isteyen de öyle… “Yola çıktım Mardin”e deyip de bir türlü gidemeyenlerin safına katılmak üzereyken, yeni kalem arkadaşım Ümran Özlük’ün gönderdiği mesaj, uçuş biletim oldu… Yürek arılığının böylesi herkese nasip olmaz, telepatinin güzelliğine bakar mısınız?..

“Merhabalar efendim,

GİT

Kalbimin aklı diyor ki
Git, kaybetmek istiyorlar seni.
Git, dumana dönüştürüp
Öylece bakacaklar uzaktan

Git, kızıl ufkun içinde,
Bekle, gümüş sözlerle geceyi,

Git, ardında ala bir dağ,
Git, ardında şakacı bir rüzgar,
Git, ardında binlerce yıllık tanrı’nın evi,

Git, ıslak sabah ayazında-
Dolaş, sokaklarında göç’ler tarihinin.

Git, anlamını yitirmiş sözlerle,
Olmayacağın şeye dönüştürecekler seni…

Bu şiir Nilgün Üstün’e ait. Arif Damar hoca ayın şiiri olarak değerlendirmiş. Bu gün okudum ve çok beğendim. Siz gideceğim diyorsunuz. Ben bu kadar güzel yazamayacağım için, bu şiiri ardınızdan berrak bir tas su yerine gül yapraklarıyla süsleyip serptim... Sevgilerimle!”

Teşekkürler Ümran… Gidiyorum! Umarım sıla hasretim diner, hüzün dolu “Halime” türküsünün yerini mutluluk yüklü “Sabiha” türküsü alır. Yediklerimi de, gördüklerimi de paylaşmak dileğiyle…

http://www.bedavaturku.com/mardin-thm-toplulugu Sabiha en altta sağda

http://www.iyitube.net/Berdan-Mardini-mardin-turkuleri/q-cUxsdTVqZnhHTDg=

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Ayten hanım, Mardin'i özlemişsiniz, yazınız özlem dolu...İnşaallah vuslat yakındır. Selamlarımla...

Yurdagül Alkan 
 14.07.2010 20:38
Cevap :
Gittim, gördüm, geldim! Ama Çeşme Yalı'da internet bağlantısı sağlayamayınca(yazının ortasında kesilmesi sinirdi...) yaşadıklarımı kaydedemedim. Yakında Vuslatı anlatırım inşallah. Sevgiler, selamlar...  20.07.2010 13:10
 

Bu topraklar ancak bu toprakların dilini, gönlünü, altında yatan şehitlerini, bilgelerini ve üstünde yükselen değerlerini bilenlerce, tanıyanlarca, tanıtanlarca korunabilir, gelecek çağlara geşmişiyle birlikte aktarabilir varlığını. Siz buna katkı veren çok değerli bir vatan evladısınız. Sizi gönülden kutluyorum. Bu nefis yazınız karşısında saygı duruşundayım. Derin saygıyla, dostlukla... MS

Mehmet Sağlam 
 07.07.2010 10:11
Cevap :
Değerli yorumunuz beni onore etti. Teşekkür eder, her şeyin gönlünüzce gerçekleşmesini dilerim. Vatan gayretli evladların omuzları üzerinde yükselir. Onların safında olmak bizi mutlu kılar... Esen kalınız.  08.07.2010 2:25
 

Yazınız çok güzel. İçinde biraz folklor kokusu varsa yazı beni okumadan geçme diyor. Sizi kutluyorum.Abdülkadir Güler de yakınlarını son yolculuklarına uğurlamaya gitti. Başı sağ olsun.Ölüm biraz soğuk mu ne? Saygılar, başarılarınız n devamını dilerim. ÜŞöhret

Ünal Şöhret Dirlik 
 04.07.2010 13:03
Cevap :
Değerli yorumunuz için teşekkür ederim. Memleket sevdalıları folklora değinmeden yazamaz ki... Abdülkadir Bey'e Allah sabır versin. Yeni kitabınızı kutlar, esenlikler dilerim.  04.07.2010 23:53
 

Melekler yüreğinizden öpsün...

DERİN, SADE VE KARIŞIK... 
 02.07.2010 15:11
Cevap :
Teşekkür eder, başarılar dilerim...  03.07.2010 0:28
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 214
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 5111
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster