Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ocak '10

 
Kategori
Bilim
Okunma Sayısı
17817
 

Zaman kavramı ve Takvim(Kronoloji)

Zaman kavramı ve Takvim(Kronoloji)
 

Maya takvimi. resim:GOOGLE


Zaman, insanlıkla başlamış, düşünmesi ve algılanması güç, soyut bir kavram olup; toplumdan topluma düzenleme yönünden farklılık gösterir. Zaman kavramı ve ölçüleri itibaridir. Uzaklık-yakınlık, uzunluk-genişlik, hacim gibi şeylerin ölçülerinde olduğu gibi, zaman ve onun ölçeği de itibaridir. İnsan olmasaydı zaman kavramı da olmazdı.Tarih içerisinde bir kısım toplumlar gelişmiş takvimler oluşturmayı başarmış, ötekiler bunu başaramamış görünse de, her toplum zamanı belli bir kronolojik sistem çerçevesinde algılamış ve hayatını buna göre düzenlemiştir.

Kültür ve medeniyet alışverişi yoğunlaştıkça kronolojik sistem çeşitli değişiklikler geçirmiş ve her toplum gelişim durumuna göre takvimini geliştirmiş veya değiştirmiştir. Bunun en tipik örneğine Türk Tarihinde rastlıyoruz. Türkler, tarihleri boyunca Oniki Hayvanlı, Hicrî<ı>, Celâli, Rumî ve Milâdî Takvim<ı> gibi çeşitli takvimleri kullanmıştır.

Zaman kavramı, insanın ve toplumun değerleri ve dünya görüşünün şekillenmesinde etkin bir rol oynamaktadır. Bu bakımdan ölçümü, hesaplanması ve dolayısıyla da kronoloji ve takvime dönüşmesi büyük bilgi birikimi gerektirir. İnsa­nların zaman kayıtlarını ilk olarak tutmaya başlaması olayında; fizikî çevre, gökyüzü, güneş, ay, yıldızlar, gece, gündüz, mevsimlerin devri ile ilgili gözlemlerinin önemli etkisi bulunmaktadır. Mısırlıların, Ay'ın evrelerine dayanan bir takvimden ya­rarlandıkları ve yılı taşkın, ekim ve hasat zamanlarına göre üç tabii mevsime ayır­dıkları bilinmektedir.

İnsan­lık zamanı; saat, gün, hafta, ay, mevsim, yıl, asır(yüzyıl), milenyum(binyıl), devir, çağ gibi belli periyotlara bölerek düzenli bir sistem çer­çevesinde algılama ve toplumsal yaşantıda kullanmayı, ilk olarak Mezopotamya ve Mısır uygarlıklarında başlamıştır. M.Ö.4.binden beri insanlar takvimi kullanmakta; Sümerler, Babilliler, Mısırlılar, Hititler, Yunanlılar, İbraniler, Romalılar, Aztekler, Mayalar, Çinliler, Hintliler, Tibetliler, Türkler, Araplar gibi millet ve topluluklar değişik takvimler meydana getirmeyi başarmış bulun­maktadırlar.

Kronolojik sistemler ve takvimlerde, olayların oluş sırasına göre sıralanması ihtiyacı bir tak­vim başlangıcı belirlemeyi zorunlu kılmış, genelde toplumlar için hayatî önem taşıyan olaylar başlangıç alınmıştır.Örneğin;

-İbraniler, Ya­radılışın<ı> (Tekvin) başlangıcı olduğuna inandıkları M.Ö. 3761 yılını,

-Yunanlılar, ilk olimpiyat oyunlarının yapıldığı kabul edilen M.Ö. 776 yılını,

-Romalılar, Roma şehrinin kuruluşu sayılan M.Ö. 753 yılını,

-Hıristiyan­lar, Hz. İsa'nın doğumunu(Milât)-0-,

-Müslümanlar, Hz. Muhammed'in Mekke'den Medine'ye M.S. 622'de gerçekleşen, Hicret'ini takvim başlangıcı olarak almışlardır.

Hicrî Takvim için Hicret'in esas alınışı, doğrudan Hz. Muhammed devrinde değil, toplumsal hayatla ilgili düzenlemeler ve ilişkilerde kendini gösteren aksaklık ve ihtiyaçlar nedeniyle Hz. Ömer döneminde olmuştur.

Takvim başlangıcı olarak, güneş, yıldızlar ve gezegenlerin belirgin durum ve hare­ketleri; mevsimlerin devri ve buna bağlı olarak tabiatta gözlenen durum ve gelişmelerin de bazı takvimlerde esas alınmıştır. İlkbahar’ın başlangıcı sayılıp, 21 Mart tarihinde kutlanan Nevruz’un<ı> aslında böylesine bir döneme işaret ettiği bilinmektedir. Hıristiyanlıktaki Noel kutlamaları, Hz. İsa'nın doğum günü olduğu sanılan yılın yaklaşık en uzun gecesi(21) 24 Aralık’a rastlamaktadır.

Tarihte pek çok topluluk böylesine gelişmiş tak­vimler oluşturmayı başaramamış, zamanı ve mekânı belli bir kronolojik sistem çerçevesinde algılamış ve hayatlarını buna göre yaşamışlardır. Ama kültür ve medeniyetlere beşiklik etmiş toplumlarda Kronoloji; Tarih, Arkeoloji, Antropoloji, Etnoloji, Filoloji, Nümizmatik, Sosyoloji ve Psikoloji gibi Sosyal(Beşeri) Bilimlerin yanı sıra, Astronomi(Rasat), Fizik, Kimya ve Matematik bilimlerinden de yararlanmış ve çok hassas takvimlere esas oluşturmuştur.

ZAMAN BİMLERİ

Saat, gün, hafta, ay, mevsim, yıl, asır(yüzyıl)

Şu anda, III.Milenyum’un, 21. Yüzyıl, I.Yarısı, 1.Çeyreğin de yaşıyoruz.

Milât doğum demektir.

Bu takvimin başlangıcı Hz.İsa'nın doğduğu 24 Aralık'ı izleyen Ocak ayının 1. günüdür ve yıl ‘0’ ile başlar.

*MİLÂT

MİLÂTTAN ÖNCE MİLÂT MİLÂTTAN SONRA

4000_____3000______2000______l000________ 0 ________1000______2000_____ 3000

.......4.bin............3.bin...........2.bin .............1.bin ..............1.bin.............2.bin ............3.bin

*BİNYIL

M İ L E N Y U M L A R

0___l00____200____300____400____500____600____700____800____900____1000

B İ R İ N C İ B İ N ( M İ L E N Y U M )

1000___1100___1200___1300___1400___1500___1600___1700___1800___1900___2000

İ K İ N C İ B İ N ( M İ L E N Y U M )

2000___2100___________________________________________________________

III. BİN (MİLENYUM)

*Y Ü Z Y I L I N B Ö L Ü M L E R İ

B İ R İ N C İ Y A R I (I.Y)............................................. İ K İ N C İ Y A R I (II.Y)

0_________________25_______________50_______________75_______________100

...........l. Çeyrek ....................2. Çeyrek ...................3. Çeyrek.....................4. Çeyrek

* Y I L L A R

0 1 2 3 4 5 6 7 8 9 l0 ………24, 25………..49, 50…………74, 75………99, 100

1. 2. 3 4 5 6 7 8 9 l0 …. ……….25 ……………50 ……………..75 …………..100

*Yılın Bölümleri:Bin ve yüzyılda hep 1 fazla yazılmalı.1000, 2.bin... 20, 21 olmalı!

2010=3.Bin, 21.yy(asır), 1.yarı, 1.çeyrek
1999=2.Bin, 20.yy, 2.yarı, 4. çeyrek
1071=2.Bin, 11.yy, 2.yarı, 3.çeyrek
622= 1.Bin, 7.yy, 2.yarı, 1.çeyrek

*Ç A Ğ L A R

Bazıları Milenyumu, Çağ ile özdeşleştiriyor. Her bin yila çağ denmez.

Çağ, dünyanın tümünü etkileyen olaylarla başlayıp-biten zaman dilimidir.

...............İ L K Ç A Ğ .......................O R T A Ç A Ğ................... YENİÇAĞ...................... YAKINÇAĞ

M.Ö____________Milât_____476________________1453__________1789________Atom-

IV.Bin.......................0.............. Batı...................................... Doğu.................. Fransız............... Uzay-

Yazının ....................................Roma İmp.......................... Roma İmp.......... İhtilâli ................Bilişim

İcadı.........................................Yıkılışı................................ Yıkılışı

İLKÇAĞ : M.Ö.3200 Yazının icadı ile başlar.

ORTAÇAĞ: 476 Batı Roma İmp. yıkılışı ile başlar.

YENİÇAĞ : 1453 Doğu Roma'nın yıkılışı ile başlar.(Batı matbaanın kullanıldığı 1450 yılında başlatır.)

YAKINÇAĞ:1789 Fransız İhtilâli ile başlar. Bu kısa çağda insanın yücelişi bir ivme kazanmış, buluşlar ard arda olunca Atom, Uzay, Bilişim bölümleri birbirini izlemiştir.


TAKVİMLERİ BİRBİRİNE ÇEVİRME

1-Hicrî Takvimi, Milâdî Takvime Çevirme:
M=H+622-H:33

2-Milâdi T. Hicrî Takvime çevirme:
H=M-622+X:33

3-Rumî'yi Milâdiye çevirme:
M= R+584

4-Milâdi'yi Rumî'ye çevirme:
R=M-584

*Küsuratlar mutlaka tama yürütülmeli, yoksa 1 yıl eksik çıkar!

Lise müfredatında ilk işlenen konu olduğu halde, gazetelerin önemli köşe yazarlarından bazıları halâ 1900’lü yıllara 19, 2000’li yıllara 20. yüzyıl ve 2.bin demektedir.

3.binin (milenyum), 21.asrının 1. yarı ve 1. çeyreğinde yer alan 2010 yılının, tüm Dünyaya ve ülkemize huzur, esenlik getirmesi dileğiye…

NOT: Şemalar düzgün çıkmazsa, yararlanmak isteyenler alttaki linke baş vurabilir.

http://www.aytendirier.com/blog/blog.asp?id=313

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Merhaba Ayten Hanım, Hicri yıllar eksik olduğu için yılbaşları ortada bir tarihe denk geliyor. Onu bulmaya çalışırken asıl hesabı da yapamadığımı gördüm. Örnek olarak 1914 yılının 1330'a denk geldiğini biliyoruz. Ama formülle hesaplayınca 1332 çıkıyor. 4 yılda bir artık yıl var ama 97 yılda 24 gün filan yapıyor. Yani o etkilemiyor. Hicri yılbaşı önemli, çünkü miladi yılı ikiye bölüyor. bu da bir takım tarih karışıklıklarına sebep oluyor. Sonuçta hesaplayamadım. Ne yapacağız? Yardım edebilir misiniz? Şimdiden teşekkür ederim. Saygılar sunarım.

Hasbihalci 
 24.12.2011 3:21
Cevap :
Merhaba! Bu işlem için Faik Reşit Unat'ın hazırladığı “Hicri tarihleri miladi tarihe çevirme” kılavuzundan yararlanabilirsiniz. Çevirme işlemleri “artık” yıllar nedeniyle genelde sağlıklı olmuyor. En iyisi kılavuza başvurmak. Unat’ın kılavuzu hicrî 1 yılından mîlâdî 1986 yılına kadar iki takvimde birbirine karşılık gelen zamanlar, farklı tablolar kullanılarak ay ay ve gün gün bulunabilir. Aynı şey diğer ikisine nispetle daha kısa bir süre için kullanılmış rûmî (mâlî) tarihler için de geçerlidir. Esenlikler dilerim.  25.12.2011 23:55
 

Herkese göre bir zaman var demek ki. Bu arada sanırım henüz erken olduğu için Yakın Çağ bitirilmemiş. Her halde Atom Bombası ile yakın çağı bitirip yeni bir çağ açılabilir.

Muharrem Soyek 
 24.01.2010 16:03
Cevap :
Merhaba, hatırlarsanız ESER adlı öykümde zamanı romantik bir dilim içinde işlemiştim. Bilim geliştikçe gerçekler sadece sırıtmayı biliyor... Yakınçağ'da arda arda, kısa sürede çok olay ve buluş oldu. Atom dedik, onu Uzay, şimdi de Bilişim izledi. Sanki tersine iz düşüm var. Tarih öncesi devirleri de bölüm bölümdü ya... Teşekkür eder, esenlikler dilerim.  24.01.2010 22:54
 

Pratik, işe yarayacak ve her yönüyle iyi düşünülmüş önemli bir çalışma bu. Yeğenlerime yolladım bile... Emeğinize, zihninize sağlık. Selamla, saygıyla... MS

Mehmet Sağlam 
 20.01.2010 20:20
Cevap :
Teşekkür ederim,milenyum ve yüzyılların yanlış yazıldığını görünce, kısaca yazdım. Esen kalınız.  21.01.2010 13:50
 

Yazınızdan yararlandım, teşekkür ederim. miladi yıl ile hicri yıl arasında 10 günlük bir fark vardır. bunu hesaba katmak gerekir. Siz bir H 33 yazmışsınız ama sanırım bu sadece günümüze çevirmede kullanılveya gelecek bir yılı abilecek bir hesap. Arada geçmiş bir yılı çevirmenin kolay bir yolu var mı? Saygılar sunarım.

Hasbihalci 
 20.01.2010 19:53
Cevap :
Merhaba, Milâdi ile Hicri , daha doğrusu Güneş ve Ay Takvimi arasında küsuratla 11 günlük fark var. Bu 11 gün her 33 yılda 1 yıl oluşturur. Verdiğim formüller kabataslak bir rakam çıkarır. İlerde bu konuyu daha geniş işleyeceğim. Siz otomatik olarak bulmak istiyorsanız, aşağıdaki linki tıklayın veya Faik Reşit Unat'ın bu konuyla ilgili kitabını bulunuz. Esenlikler dilerim. http://www.takvim.com/takvim_donusum.php  22.01.2010 17:22
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 228
Toplam yorum
: 1200
Toplam mesaj
: 138
Ort. okunma sayısı
: 2762
Kayıt tarihi
: 03.08.08
 
 

Emekli eğitimci, araştırmacı yazar, şairim. Ülkemin cennet ile cehennemi bir arada yaşadığı bir zama..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster