Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

12 Mart '10

 
Kategori
Koleksiyon
Okunma Sayısı
588
 

Züğürdün serveti: Ivır zıvır

Züğürdün serveti: Ivır zıvır
 

Değer mi?http://www.worldofkitsch.com


Paris’e gittiniz; meşhur kulesinin ışıklı minyatürünü…

Londra’ya uğradığınızda leydi Diana’nın porselen figürünü…

New York’tan ikiz kulelerle ilintili bir hatıra…

Konya’dan Mevlana’nın dervişleri…

Hacca gitmek nasip oldu; Kâbeli saatler…

Dönüş yolunda; sizden evvel bavullarda yerlerini alırlar.

Paris’i; Anyayı Konya’yı evinize götüremeyeceğinize göre…

Artık aramızda olmayan ilahlar ilaheler…

Marilyn Monroe; Michael Jakson Marlene Dietrich’ler

Onlara her yerde rastlamanız mümkün; el çantalarında tişörtlerin baskılarında…

Hasret gidermek için…

Onlara ait bir şeyler fark etmeden evlere dalıyorlar…

Onlar ünlü biz ünsüz; yine de aynı akıbeti paylaşacağız.

Bizim henüz bilmediğimiz bir dünyada oluşları…

Korkutuyor mu?

Hatıraları canlı tutabilmek adına evlerin başköşelerinde yer verdiğimiz yenmez içilmez; konuşmaz ıvır zıvırlar…

Değişmez katı gerçeği yumuşatır mı?

Çin işçileri: “Melek bibloları, biblodan melekleri” üretmekten, paketleyip, milyonlarcasını dünyanın dört bir yanına göndermekten iflahları kesilirken… Hali vakti yerinde olan azınlık; azınlık kalmaya devam ediyor.

Bankadaki servetin sıfırları genleşiyor.

Ivır zıvır üreten sektörün kodamanları altın dişlerine; elmasları ekliyor.

Doğrusunu söylemek gerekirse; biblo melekler çok güzeller; görevleri görünüşlerinden de daha güzel.

Yer ile göğü birbirine yaklaştırıyorlar, bilinmeyene köprü vazifesi görüyorlar.

Görüyorlar mı?

İster gecekondu, ister keçeden çadır isterse şehirde bir daire hatta mahpushanelerde…

Renkli, pilli, plastik, yapay çiçekler böcekler…

Ucuzdurlar ama bize bir şeyleri anımsatırlar.

Baktıkça ruhumuzu süslerler.

Kocaman olmuş evlatların bir zamanlar oynadıkları oyuncakları...

Zenginin ruhunu: Sanat eserleri…

Pahalı halılar konaklarını coşturur.

Züğürdün semt pazarından aldıkları…

Toz tutmaktan, yer kaplamaktan başka bir işe yaramayan ıvır zıvırları

Neden ayrılamazlar onlardan?

Zenginin ürettiği sahte sanat eserleriyle; onun servetine servet kattığını bile bile vazgeçemez satın almaktan…

Benim gibiler…

Bu gün niyet ettim o meleklerden; mimikleri yıllardır değişmeyen pelüşlerden yolumu ayırmaya…

Elim gitmedi.

Yapamadım.

Üstelik bir paket kâğıt mendil harcadım.

Dişlerimi fırçalarken aynaya baktım; gözlerim kan çanağına dönmüş.

Ağlamaktan…

12.Mart 2010 Cuma

Alev Meisel Berlin’den

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İlk anda ihtişamlı tuvalet kapağını görünce aklıma Michael Jackson geldi. Bi belgeselinde izlemiştim. Evi acayip bi durumdaydı. Ehh bizler de aynen öyle, ıvır zıvırları ne çok sevmişiz. Hem üretene "000" haneler eklerken, bize ne katıyor? Onları temizle dur, kölelik yap. Artık çareyi buldum, antika dükkanlarına çok meraklıyım, vitrinlerin fotoğraflarını çekip bilgisayara aktarıyorum. Görmek izlediğimde istediğim kadar yakınlaştırarak bakıyorum. Zaten o antika objeleri alcak kaat fazla değil. Hem niye alayım. Sanal olarak gene benim. Temizliğini yapmam da gerekmicek. Kısacası ne mala, ne de üretene köle olcam:) Ama şimdi bu kadar, temizlemek istemiyorum deyince kimse beni pasaklı sanmasın. Sadece kıymetli zamanımızı bunlara harcamak anlamsız geliyor. İzmir bahar havasına girdi artık. Berlin'e selam, sevgilerimle...

Nev 
 12.03.2010 18:15
Cevap :
Berlin kar ve kışın peşini bırakmıyor. Bahar sadece vitrinlerde; alış veriş merkezlerinde kuş cıvıltıları dinletiyorlar müşterilere kalın paltoların düğmeleri kendiliğinden açılıyor. Antika dükkanlarının resimlerini çekmek iyi fikir ben dört patililerin pozlarını yakalamak isterken, bugün alış veriş torbamı yolun ortasına boşalttım. Kimse sizi o dediğinizden sanmaz merak etmeyin. Bizlerin köleliği doğaya ve onun cici çocuklarına olur olsa olsa ama onlar sömürmeyi bilmezler naz yaparlar dostlarına... Umarım İzmir bütünüyle iyicedir; kısmet olursa yaz kapıya dayanmadan bahara yetişmek niyetim var. Katkınız sevindirdi; Sarı Bilge'ye bir mesajım var iletirseniz sevinirim. Tam bir aydır buradayım kedi yüzü görmedim. caddeler sokaklar kedisiz...Kuçu kuçu çocuklar anne babalarıyla otobüse trene tramvaya biniyorlar ücret de ödemiyorlar. Oyun parklarına gidiyorlar evimin tam karşısında(arkasında ve yan tarafında da ) büyük parka geliyorlar oynuyorlar Sarı Bilge haberin olsun dedim. Sevgiler  12.03.2010 19:45
 

Ben de sabahtır, bahar temizliğinde atılacakları düşünüyorum, ne kadar çok çanak-çömlek, peluş, çin seramikleri, plastikler, naylonlar var...Anılarını bile görecek gözüm olmuyor bazen, öyle bıktım ki, toz almaktan, yerlerini değiştirmekten....Perde kornişlerinde bile melekler takılı, Sabişin melekleri ne güzel, öpüp gidiyorlar, kalabalık etmiyorlar, değil mi? Geri dönüş yakın sanırım, mendil o yüzden de ıslanmış olabilir...Bugün bebişleri Buldan'a yeni sahiplerine gönderiyoruz, sıkıntı bastı ama, artık peşlerinde koşacak halim kalmadı, hem de konukomşu rahat etsin! Selam ve sevgilerimi günderiyorum...

Fatma Köse  
 12.03.2010 12:07
Cevap :
İnşallah yeni yuvalarında azcık aş bol sevgi bulurlar. Pamukanne ne olacak kısırlaştırmayı düşündünüz mü? Bu yöntem de barbarca geliyor bana başka çare var da biz mi bilmiyoruz. Al sana mendil davası...Senede bir kez oluyor çok şükür çok birikmesi lazım ki dökülsünler. Bahar temizliğinde ilk göze çarpanlar arasında melekler de var demek; sizin bu kadar melekli olduğunuzu bilmiyordum. Sabiş'in meleklerini bağlasan durmaz haklısınız; esasında çingene Sabiş yüzünden; kanı fıkır kaynıyor... Çığırdığı şarkılar türküler; darbuka zil davul klarinet...vur patlasın çal oynasın... Derken melekler dinlenmek için bir dala konamıyorlar. Allahtan sendikalı değiller. Sevgili Fatma Hanım; başkasının işine yaradığını görürseniz ayrılması kolayca oluyor da...yıllardan sonra bir işe yaradığını farketseniz de..Ayrılmalı ya da başka ülkelerde olduğu gibi "Flohmarkt" tezgahlarında satmalı.Tüylülerin hayrına. Ne dönmek ne de kalmak sevindiriyor. Zor olan da bu galiba Teşekkürler Sevgiselambirarada  12.03.2010 13:57
 

Ben ıvır zıvırlarımı seviyorum. Aynı düşünüyoruz ama almaktan geri kalmıyorum.Atmak da olmuyor toz al al dur sonra da işte..:) sevgi ve saygıyla

Meral Yağcıoğlu 
 12.03.2010 10:11
Cevap :
Merhaba Meral Hanım, ben ufak tefek adımlar atmaya çalışıyorum; bir gün onlardan zaten ayrılacağım düşüncesi... çöp bidonuna değil de mutlu edeceği yuvalara kendi elimle vermeyi daha doğru bulsam da dediğim gibi korkak ürkek minicik adımlar...Hiç yoktan iyidir. Ne kadar az ıvır zıvır o kadar çok özgürlük diyoruz lâkin renkli tezgahlardan da gözümüzü alamıyoruz. Teşekkürler Meral Hanım; karlı yağmurlu Beriln'den sevgiler selamlar.  12.03.2010 13:24
 

Kimine gezdiği şehirlerin, kimine hayranlık duyduğu idolün, kiminede peluşlarının hatıraları. Hayat yaşamışlık ve onun biz bıraktığı hatıralardr. Kimi parayla kimide parasız üretir hatıraları...

Kadri KANPAK 
 12.03.2010 7:00
Cevap :
Para harcamadan üretilenler de vardır tabii ki... Ben gittiğim her sahilden nehir boylarından çakıl taşları toplarım. Anıların korunmaya çalışılması dışında bir noktaya; yazının ana mesajı diyebileceğimiz noktaya gelmek istersek: Emeğinin bir türlü karşılığını bulmayan kesimin; hizmet verdiği kesimle yarışması kendince sahip olduğu ıvır zıvır servetine dört elle sarılması büyümesi için her fırsattan yararlanırken yinede yarıştığı rakibinin gücüne güç katması "Kısır döngüsü" ve yerinde sayarken kan kaybedişini anlatmaya çalışıyor satırlar... Ivır zıvır artık öyle bir ün kazandı ki...Ağır başlı sanat eserlerine kafa tutmaya başladı...(İn) ve eskidikçe antika bile olabiliyor hayranlarını peşinden koşturtuyor. Katkınız mutlu etti Kadri Bey teşekkürler selamlar.  12.03.2010 13:15
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 584
Toplam yorum
: 2445
Toplam mesaj
: 327
Ort. okunma sayısı
: 825
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Dinleyenin olmadığı yerde anlatmanın önemi! Nasıl YAZAN oldum. 'Yalnız doğar, yalnız göçer' eskile..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster