Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Mayıs '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
801
 

(11) Uzak sandığım meğer yakınmış (d)

(11) Uzak sandığım meğer yakınmış (d)
 

Koku muhteşem bir olguydu. Kadın oldum olası ekmek kokusunu çok severdi. Sıcak ekmek kokusunu, çimenlerin kokusunu ve papatyanın kokusunu, denizin buram buram kokusunu çok severdi.

Kadın erkeğin iradesinin koku bölümüne gittiğinde bu kokuları duydu. Dedi ki; “işte O” İradedeki diger kokuları sildi. Çünkü diğer kokularda hep acı vardı. Hep aradığını bulamamak vardı. Kendini kapatmak ve hapsetmek vardı. O yüzden kadın erkeğin iradesindeki bütün kokuları sildi ve kendi kokusunu bıraktı.

Kadın sonra akla gitti. Akla dedi ki; “Sen çok zekisin, artık ışığın farkındasın. Hafızanda tuttuğun bütün kokuları sil. Onları pozitife çevir. Çünkü o acılar olmasaydı bugün buraya o kadın gelemezdi. Onlara teşekkür et ve onları sevgiyle uğurla.” Akıl bunu yapınca, kadın oraya kendi kokusunu bıraktı.

Ruhsallık zaten oldum olası kadının kokusunu tanıyordu. Çok önceden, daha ilk yaradılıştan, anavatandan birbirlerini tanıyorlardı. O yüzden kadın egoya gitti. Ona “artık direnecek gücün yok” dedi. Ego zaten vazgeçeli belki bir asır olmuştu. Çünkü koşulsuz sevginin karşısında hiçbirşey duramazdı ve kadına bütün ışıklarını yakmasına izin verdi.

Kadın sonra tekrar iradeye döndü. İradeye döndüğünde iradeye dokundu. Kadın iradeye dokunduğunda iradede birşeyler oldu. Kendine geldi. İrade harekete geçti. Evet dedi irade; “Biri geldi. Peki O kim?” Bu kadar şey yapmasına rağmen erkek ilk kez onun geldiğini farketmişti. Çünkü ruhsallık farketmişti. Ruhsallık çok önceden beri ruha dokunuyordu. Her iki ruh birbirlerini bulunca iradede dokunma gerçekleşti. Kadın daha önceki negatif dokunuşları ışıkları yakarak pozitife çevirdi ve kendi dokunuşlarını bıraktı.

Kadın sonra akla gitti ve akıla dedi ki; “Lütfen O kadın geldi, kendine dikkat et. Bu dokunuşları da diğer dokunuşlardan ayırarak farket” Akıl zaten çok akıllıydı. Ego akıl ile birlikte değildi. O yüzden kadın akıldaki bütün ışıkları yaktı ve böylece heryere kadının enerjisi yansıdı.

Kadının dokunuşu aklı kapladı. Kadının dokunuşu ruhsallığı kapladı. Kadının dokunuşu iradeyi kapladı. Kadının dokunuşu egonun negatifi pozitife çevrilmiş bölümünü kapladı. Böylece erkeğin akıl, irade, ruh ve egosu aşk konusunda bir yüz oluşturdu.

Kadın sonra tekrardan terastaki erkeğe döndü oraya döndüğünde artık karşında o yoktu sadece bütünleşmiş muhteşem bir enerji vardı. Kadının o enerjinin içine akması hiçte zor olmadı. Böylece denizin dibinde başka bir deniz dibi oluşturdular. Kendi deniz dibini oluşturdular.

Kadın bütün bunları ruhsallıkta yaşamıştı. Bunların hepsini üst boyutlarda yaşamıştı. O zaman artık dünyada yaşaması kolaydı. Kadın aşkı dünyada ne zaman yaşayacağım diye oradan dünyaya baktı.

Tekrar görüşünceye kadar sevgiyle kalın

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Paylaşımınız için birkez daha teşekkürler. Zevkle okudum yine...Işığınız daim olsun, Sevgi ve ışıkla, Ayna

Ayna 
 03.05.2007 9:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 101
Toplam yorum
: 162
Toplam mesaj
: 25
Ort. okunma sayısı
: 5120
Kayıt tarihi
: 01.03.07
 
 

Ege Üniv. İşletme Fakultesi'ni, daha sonra da Harward Üniversitesi'nin Master programını Türkiye'de ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster