Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Temmuz '08

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
584
 

“Atatürkçü oldukları için” gözaltına alınmışlar!; Atatürkçülerin hepsi bu kadar mı ki?

“Atatürkçü oldukları için” gözaltına alınmışlar!; Atatürkçülerin hepsi bu kadar mı ki?
 

Ergenekon soruşturması geçen yıl başladığında fazla kimsenin ilgisini çekmedi. Anaakım medya hiç oralı olmadı; zaten bir süre sonra mahkemenin davayla ilgili haberlere yayın yasağı koyma kararı da söz konusu gazetelerin bu ilgisizliğine önemli bir dayanak oluşturdu. Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en önemli soruşturması yapılıyordu ama medya bunu okurlarına hiç yansıtmıyordu. İlginç! Ama burası Türkiye. Yani ilginç olsa da örneğine çok rastlanan, "<ı>anlaşılabilir" bir durum.<ı>

<ı>

Ne zaman ki soruşturma kapsamında Veli Küçük, Kemal Kerinçsiz, İlhan Selçuk, Doğu Perinçek, Kemal Alemdaroğlu gibi tanınmış isimler gözaltına alınmaya başladı, Ergenekon çetesi ve soruşturması hakkında yazmak ve konuşmaktan kaçınıp üç maymunu oynayan kesimler için de sessiz kalmak imkânsız hale geldi. Uykudan yeni uyanmış gibi gözlerini ovuşturarak biraz mahmur, biraz mahçup, biraz da şaşkınca konuşup yazmaya başladılar. Önceleri soruşturmanın içeriğine ilişkin, “iddianame bir an önce hazırlansın ona göre konuşalım” gibi hafif mütereddit cümlelerle dile getirilen görüşler, İlhan Selçuk’un gözaltına alınmasından sonra daha meydan okur bir görünüme büründü. Selçuk’un (yaşı gereği) bu tür bir oluşumda fiilen görev üstlenmesi iddiasının inandırıcılığının zayıf olması ve biraz erken bir saatte hoyratça gözaltına alınması operasyona kuşkuyla bakanların eline hayli güçlü bir koz vermişti.

Buradan başlayarak tepkiler hem büyüdü hem de gayet saldırgan bir biçim aldı. Bu bahaneyle Hükümete, soruşturmayı yürüten savcılara ve Ergenekon çetesinin açığa çıkarılıp varsa eylemlerinin cezasını çekmesini isteyenlere karşı yoğun bir saldırı başladı. İş, bir operasyon ve ceza davası boyutunu aşıp düşman kampların çekişmesi haline geldi. Operasyona karşı olanların bir bölümü bundan ciddi bir sonuç çıkmayacağını, AKP’nin Atatürkçüleri/ulusalcıları sindirme planının bir parçası olduğunu iddia ederken çoğu kişi de açıkça Ergenekon taraftarı olduğunu söylemeye başladı. Operasyonda gözaltına alınıp tutuklanan kişilere isnat edilen çok ciddi ve ağır cezalar gerektiren suçları görmezden geliyorlar ya da bunları suç sayılamayacağını savunuyorlardı.

Bir kere bu soruşturmayı bir suç soruşturması olarak görmeyip bir tarafın öteki taraf üzerinde yıldırma ve sindirme hamlesi olarak kabul ederseniz zaten gerçeğe gözünüzü kendi ellerinizle kapatmışsınız demektir. Evet, AKP bu soruşturmayı kendi çıkarı için kullanmak istiyor olabilir ama bu durum bir çeteyi yok saymayı, onun muhtemel suçlarını görmezden gelinmesini gerektirir mi? Bu soruya ne kadar çok kişi açıkça ya da içinden “gerektirir” diye cevap veriyorsa biz ülke olarak o derecede aklımızı kaybetmiş ve o çok korktuğumuz bölünmenin son aşamasına yaklaşmışız demektir.

Maalesef alınan işaretler de o yönde. En başta anamuhalefet partisi lideri Baykal olmak üzere gazeteciler, tv yorumcuları gibi bu ülkede çetelere herkesten önce karşı çıkması gereken birçok kişi bunu yapmak yerine soruşturmayı küçümsemeye ve saptırmaya çalışıyor. Evet bir soruşturmaya konu olan kişiler suçları ispatlanana kadar masumdur ama bu ilkeden bazı kişilerin gözaltına alınamama imtiyazına sahip olduğu anlamı da çıkarılamaz. Henüz “sanık” durumundaki bir insanı peşinen “suçlu” ilan etmek ne kadar yanlışsa, halen poliste ifade vermekte olan birilerinin suçsuz olduğunu iddia etmek de o derecede yanlıştır. Bugün gözaltılar eleştirilirken yapılan şey açıkça budur.

Koskoca yazarlar, kanaat önderleri, parti başkanları “falan kişi nasıl gözaltına alınabilir? Sırf Atatürkçü olduğu için adı çete soruşturmasına karıştırılmak isteniyor” gibi tuhaf tepkiler gösterebiliyor. İnsan bu kişilere sormadan edemiyor: Nerden biliyorsunuz? Belki sizin kefil olmaya kalkıştığınız kişi sizin o lafları ettiğiniz sırada bir itirafta bulunuyor? Böyle bir şey var demiyorum; olma ihtimalini hatırlatıyorum sadece. Varsayalım ki, böyle bir şey oldu ve “Atatürkçü olduğu için gözaltına alındı” dediğiniz bazı kişiler yargılama sonunda cinayet gibi ciddi ve adi suçlardan hüküm giydi. O zaman ne diyeceksiniz?

Ayrıca bu iddiaları öne sürenler şu çelişkiyi göremeyecek kadar görme duyusundan yoksun mu?: Tüm okullarında daha birinci sınıftan itibaren Atatürk ilkelerinin öğretildiği, her gün onun adına yeminler ettirildiği, bütün meydanlarda onun heykeli dikili, bütün devlet dairelerinde onun resminin asılı olduğu, onun aleyhine en ufak bir söz söyleyenin hemen cezaya çarptırıldığı bir ülkede bu kadar Atatürk “karşıtı” nasıl yetişebiliyor acaba? Polisinden savcısına, Başbakanından milletvekiline, bilim adamından Cumhurbaşkanına, gazetecisinden sade vatandaşına varıncaya dek bu kadar Atatürk “düşmanı” nereden çıkıyor?

Acaba sizin sıfatlandırmalarınızda mı bir sorun var, yoksa bu ülkede bu kadar çabaya rağmen bir türlü yeterince Atatürkçü yetiştirilemiyor mu?

Hiç düşündünüz mü; acaba sizinle karşıt fikirde olan herkesin “Atatürk düşmanı” olduğu yönündeki inancınız biraz temelsiz olabilir mi? AKP’ye muhalefet ederken dinin politikaya alet edilmesine karşı olduğunuzu söylüyorsunuz. Çok da haklısınız. Peki siz de bir çete soruşturmasında sanıkların aleyhindeki kanıtları görmeden ve yargı sürecinin sonunu hiç beklemeden sanıkların sırf Atatürkçü oldukları için kovuşturulduklarını iddia ederken aynı hataya düşmüyor musunuz? Atatürk gibi bu ülkenin ortak değeri olan bir tarihsel kişiliği habire günlük politikanın aleti olarak kullanmakla ona en büyük kötülüğü yapmış olmuyor musunuz?

Yoksa sizde mi aslında "Atatürkçüleştiremediklerimizden"siniz? Cidden merak ettiğimden soruyorum...
......

Konuya ilişkin ufuk açıcı bir yazı için: http://www.radikal.com.tr/Default.aspx?aType=YazarYazisi&ArticleID=886232&Yazar=İSMET%20BERKAN&Date=02.07.2008&CategoryID=97

Resim: radikal.com.tr

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Sinan Aygün babamın oğlu değil savunmam, Kur-an da insanların iyi ve kötü olduklarını sadece Yaradan bilir der. Kimseye kefil değilim. Son bir ekleme daha yapayım dedim. Kimi arkadaşlar demişler ki Sinan Aygün'ün kasasında 3 milyon euro ne yapıyor? Sinan Aygün bildiğim kadarı ile Ticaret adamı, aynı zamanda inşaat işleri ile uğraşıyor. Dediklerine göre Evlatlarının düğününden de takılan var. Sizce Ticaret ile uğraşan, Müteahhitlik yapan, gayri menkulunu sattım diyen birinde mi 3. milyon Euronun bulunması doğrudur ? Yoksa Bu ülkenin Memurlarının başı olan, 657 tabi olan devlet adamı Başbakanımızın çocuğuna 3 milyon dolara gemicik alması mı doğrudur ? O zaman adama sormazlarmı nasıl oluyorda bu ülkenin başbakanı 10 milyar bile maaş almazken evladına 3 milyon dolara gemicik alır? Hanımı nasıl olurda Mall zincilerinin %72 sine ortak olur?(iddaadır). ABD de burs ile okuyan evlatları nasıl çalıkta devlet ihalelerini götürür?Erdoğan Ülkere gayri resmi nasıl ortak olur? Efendim saygılar

Erhan Türk 
 07.09.2008 17:07
Cevap :
Sinan Aygün'ün o paralarına tedbir konduğunu duymuşsunuzdur sanıyorum.  08.09.2008 12:35
 

Sayın yazar, ALLAH'a şükürler olsun bizler olumlu eleştiriye de olumsuza da saygısızlık etmedik etmeyiz.Siz yazmışsınız ben aşağıda yorumumu belirtmişim.Tahammülsüzlük bu ülkenin en büyük eksiğidir.Birbirimizin fikirlerine tahammül ettiğimiz sürece saygımız ebedi olacaktır.2500 sayfalık iddaaname var demişsiniz?Okudunuz mu iddaanameyi? Sanırım okumadınız.Bakınız 2000 sayfası telefon konuşmasıdır bunun içinde bir çoğuda özel konuşmadır.Hukuku biliyorsunuz ?bir dosya ne kadar uzun tutulursa o dava o kadar uzun sürer,haklı da haksız da içeride sürünür.Elbette ki bir çeteleşme vardır ama Ergenekon mu çeteye dahil edildi?Yoksa çete mi Ergenekona?Bu irdelenmelidir.Kendi sayfamda Ergeneson'da tek Galip AKP yazımı okumanızı öneririm.Terörün anlamı ile iktidarların yaptıklarını buyrun birlikte irdeleyelim.Asıl olan Hakkın tecelli etmesidir.Bizler birbirimizi anlamalı, bölünmemeli,hakkeden hangi tarafta olursa cezalandırmalıyız.Kesin gözü ile baktığınız çete iddanamesinde Tayyip beyde var saygıl

Erhan Türk 
 07.09.2008 3:49
Cevap :
İddianamenin hepsini okumadım, ayrıca ortada bu iddianame olmasa böyle bir dava açılmamış olsaydı bile olan biten şeyler hakkında bir fikrim vardı. Bu dava benim gibiler için sadece "malumun ilamı" oldu o kadar...  07.09.2008 12:05
 

bir de sen vur, gibi bir yazıya alkış tutanların bir hesabı olduğu muhakkak. Bu hesap tutar mı tutmaz mı onu zaman gösterecek. Bu satırları okurken kendimi milli gelirin en üst seviyelerde olduğu, demokrasinin tavan yaptığı, terörün adının dahi bulunmadığı, hayat pahallılığının romanlarda okunduğu, işsizliğin ne olduğunun bilinmediği bir ülkede zannettim kendimi. Öyle ya, bu gerçeklerin bir şekilde üzerine çul örtmek gerek zaten çuvalı da önceden örtmiştük. Her derdimiz halledildi iş buralara kaldı. Bir kere şu kesin aklayanlar kadar suçlayanlar da abuk ve subukla meşguller. İlla konuşulacaksa ideanemelerin bakkal dükkanlarına kadar uzanan ekleri konuşulmalıdır. Gerisi yukarıdaki sorunlara çanaktır. Veya kısa günün karına ortaklıktır. Olan bu ülkenin namuslu ve dürüst evlatlarına olmaktadır ki bu denli yapay gündemli bir ülke tarihte enderdir. Bu gün mendil sallayanlar, yarın o mendille gözyaşlarını silebilirler. Ama akıp giden değerler ne yazıkki geri gelmez. Lutfen yargıç olmayalım.

Yaman Hasret 
 18.08.2008 11:20
 

Ben artık kendim de bir yanlışlık arama kargaşısını yaşamaya başlayacakken okudum yazınızı! Bir sayfada polis memurunun Aygün e "Atatürk ü çok seviyorsunuz ama kasadaki paraların üzerinde Atatürk resmi yok" demesi tarifsiz mutlandırdı beni. Bütün millet adına söylenmiş çok yerinde bir sözdü O TÜRKİYE CUMHURİYETİ VATANDAŞINI HAZIRCEVAPLIĞINDAN DOLAYI TEBRİK EDER TEŞEKKÜRLERİMİ İLETİRİM (aracılığınızla) Memlekette kimsenin sosyal sınıf farkı gözetilmeksizin sorgulanması insanların "Burası Türkiye" cümlesini tarihe gömecek atılımlardan bir tanesidir. Babamın, annemin dahi herkesin maddi manevi menfaatleri karşısında kanun önünde gerektiği gibi eşit sorgulanmasını isterim..Doğru ve adalet en yakının için istediğin neyse düşmanın içinde istediğin sürece sağlanabilir. Sinan beyi bende konuşmalarından, tartışmalarında bilir ve beğenirdim, (duyduğum kadarıyla) ama suçluluğu ispatlanana kadarda beğenirim. LAKİN SİNEK KÜÇÜK! Mesele sadece o kişiyle bağlantılıda değil..

RMZSM Meliha Karaoğlu 
 07.07.2008 2:00
Cevap :
Bu konuda herkes sizin kadar serin kanlı ve objektif düşünmeye çalışsa eminim gelecekte çok daha iyi bir ülkede yaşarız Meliha Hanım. İşte o sineği görmezden gelmek yerine o tabağa nasıl ve neden dolayı düşebildiğini biraz düşünsek bu tür oluşumlar da cesaret bulamazdı bence. Selamlar, saygılar...  07.07.2008 15:19
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 431
Toplam yorum
: 4967
Toplam mesaj
: 287
Ort. okunma sayısı
: 3800
Kayıt tarihi
: 30.06.06
 
 

Anahtar kelimeler: Antep, İstanbul, Haziran, İkizler, Beşiktaş, MÜ İletişim Fakültesi, Gazetecilik. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster