Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

30 Temmuz '10

 
Kategori
Siyaset
Okunma Sayısı
759
 

"Bize bir şey olmaz" diyenler!..

"Bize bir şey olmaz" diyenler!..
 

Tüm günümü internette çeşitli gazetelerin köşe yazarlarının ve bazı site yazarlarının yazdıklarını ve okuyucuların da bu yazılanlara yazdığı yorumlarını okuyarak geçirdim...

Gözüme çarpan en etkili sözcük "Bize bir şey olmaz diyenler" oldu...

İyi tamam, anladım...

Şayet, "size bir şey olmaz diye düşünüyorsanız" o zaman SİZ'leri "Türkiye'ye güya demokrasiyi yerleştirecek 'demokrasi kahramanı' olarak gördüğünüz NORMALLERE" bırakalım bakalım ne olacak?...

Ülkeye bir şeylerin "yerleşeceği" kesin, ama adı "demokrasi" mi olur, yoksa başka bir şey mi olur, orası biraz belirsiz gibi...

Bu arada çok önceleri "normalleştirme" fonksiyonu ve "normalleşme" ile ilgili bir şeyi farketmiştim bilgisayarımda.

Örneğin;

Farklı kaynaklardan gelen MP3'ler, değişik ses yüksekliğine sahip olabilir.

Bunlardan derleme bir CD yapmak isterseniz önce tüm farklı kaynakları "normalleştirmeniz" gerekir.

Yani yüksek çıkan sesleri biraz kısman, kısık olanları da biraz yükseltmen.

Bu, MP3 için iyi bir özellik olabilir belki.

Ama, "demokrasi" adına yola çıkan biri için, aksine "tek tip insan, sıfır muhalefet" yaratma anlamına gelir bu özellik.

Zaten, her muhalif ses, maddi ve ya manevi güç kullanılarak kısılmaya çalışılıyor...

Bazı APTALLAR da, sıranın kendilerine de geleceğini görmeyip, muhalif sesleri "statükocu dinazorlar" olarak niteliyor.

Birilerinin çok demokrat olduğu veya demokrasi getireceğini savunan, ya yandaştır, ya da kimse kusura bakmasın; geri zekâlı.

Nero programında ses CD'si yaparken de "Normalization" (normalleştirme) gibi bir yer vardır, oraya bir tıklarsın, tüm parçalar bir anda normalleşir.

Ama bunu ancak "kişiye bağımlı olan CD" lerde yapabilirsin.

Bu bağımlılar kim mi?

Onlar kendi başına bir b.k yemeyi beceremeyenler, bir kaç uyanığın bilinçli uygulamaları ile eğitimden geçmeyenler, eğitimsiz, cahil, cühela kalanlardır...

Ama tabii ki eğitimli olup, akıllı olup yine bu "normalization" a kendini kaptıranlar da var...

Onlar da dediğim gibi; ya yandaştırlar, ya menfaat ve çıkarları o yöndedir ya da hakikaten geri zekâlıdırlar.

Onlara boşuna; "tatlısu demokratları" denmiyor...

Balık hafızalıdır bunlar... 3 saniye sonra herşeyi unuturlar...

Aslında bu zavallı balıkların da bir kabahati yok. Asıl kabahatlı onları devamlı bir yerlerden yemleyen ve çift göbek yapmalarını sağlayan cemaatlerinde...

Ya, neyse; "bize bir şey olmaz diyenleri" ben niye bu kadar düşünüyorum ki, baksınlar kendi başlarının çaresine...

Ertan Yurderi

Ayrıntıda gezinmek bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Bilen konuşmaz,
Konuşan bilmez.
Gözlerini yum,
Bütün kapıları kapa;
Sivrilikleri buda,
Karışıklığı gider;
Işığı ayarla,
Dünyaya uyum sağla.”
(Lao-Tzu) “Sınırsız güç ve yetkilere sahip bir meclis, bu güç ve yetkiyi belirli grupları veya bireyleri kayırmak üzere kullanabilecek bir konumda olur, bunun kaçınılmaz bir sonucu olarak da üyelerine özel yararlar sağlayan çıkar gruplarının oluşmasıdır. Kendi lehlerine karar alması için yasama organına baskı yapan örgütlü çıkar gruplarının çağımızda yaygın olarak artması sınırlanmamış devlet gücünün zaruri ve kaçınılmaz bir sonucudur. Bireylere ve gruplara etkisi önceden kestirilemeyen, adil davranışın evrensel kurallarını koyma göreviyle sınırlanmış bir yasama meclisi bu gibi baskılar altında olmaz.”
Friedrich A. von Hayek

Ayrıntıda gezinmek 
 31.07.2010 1:32
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 82
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 1129
Kayıt tarihi
: 15.10.07
 
 

Kocaeli doğumlu. Yüksek tirajlı gazetelerin bilgi işlem ve yazı işleri bölümlerinde çalıştıktan s..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster