Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

03 Şubat '20

 
Kategori
Eğitim
Okunma Sayısı
104
 

“Oku, büyük adam ol!”

“Büyük adam” olmakta hayaller ve hedeflerin önemi

Çocuğunu gelecekte iyi bir makamda görebilmek her anne babanın dileğidir. Bundan dolayıdır ki bir çoğumuz büyüklerimizden bu nasihatı duymuşuzdur. Oku evladım, bizim gibi olma, “büyük adam” ol. Peki kimdir bu büyük “adam” ve nasıl olunur?

Bu değimi toplumsal açıdan değerlendirirsek, büyük adam olmanın yolu okumaktan ve iyi bir tahsil yapabilmekten geçer. “Parmakla gösterilme” değimi gerçekliğe kavuşur, yüksek bir mevkiye gelinir ve büyük adam olunur. Yani bu durumda büyük adam dediğimiz kişi iyi bir tahsili olan, herkesin saygı duyduğu ve öncülük yapabilen biridir. Bütün bu özelliklere baktığımızda aklımıza “lider” kavramı gelebilir. Bu durumda aslında büyüklerimizin kastettiği şey “oku, lider ol” olabilir mi? Peki liderlik ile büyüklerimizin “büyük adam“dan kastı aynı olgu mudur? Yani iyi bir mevkiye gelindiği zaman lider mi olmuş oluruz?

 

Lider ruhlu çocuk eşittir vizyon sahibi çocuk

Bir insan doktor olabilir, mühendis olabilir, savcı olabilir, başbakan olabilir. Ancak lider olmak farklı bir durumdur. Fatih Sultan Mehmet‘i lider yapan sahip olduğu iktidar mıydı veya Mevlanayı lider yapan sahip olduğu ilim miydi? Tabii ki de bunların etkisi büyüktü ancak o insanların Martin Luther King’in „I have a dream!“ demesi gibi bir hayalleri, dertleri, vizyonları vardı. Liderlik, öncülüktür, önderliktir. Ama bir liderin en önemli özelliği herzaman vizyon sahibi bir kişi olmasıdır. Vizyon amaçtır, derttir, hayaldir. Her doktorun, her mühendisin, her savcının ve her başbakanın lider olamayacağı gibi, vizyonu olmayan insanlar da lider, yani ana babalarımızın değimiyle „büyük adam“ olamazlar.

Bu durum aslında çocuk yetiştirmekte de, bir bireyin kişisel gelişiminde de kilit bir noktadır. Çocuğun vizyon sahibi bir kişiliğe sahip olması, geleceğini güçlü temellerle inşa eder. Peki bu vizyon çoçuğa nasıl aktarılır?

 

Etkili bir rol model olabilmek

Şuanın veya geleceğin ebeveynleri olduğunuzu düşünerek yazıyorum. Bir hayat amacınız olsun. Sizin bir hayat amacınız olursa, çocuğunuzda o vizyonu sizden kapabilir. Çünkü çocuk, söylenileni değil gördüğünü yapmaya meğillidir.  Kişiliklerinin oluşum evrelerinde çocuk anne babayı örnek alır. Gelişim aşamalarında ebeveynlerini takip eder, bir çok hareketleri de taklit ederler. Örneğin, babası sigara kullanan bir çocuğun bacak bacak üstüne atmasını, elinde ki çubuk krakeri ağzına götürüp sonrada sanki bir dumanı etrafa üflermiş gibi yaptığı hareketleri gördüğümüzde şaşırmamak lazım. Veya yalan söylememesi gerektiğini anlattığınız çocuğunuza, bir gün kapıya biri geldiğinde „annem uyuyor de“ diye uyardığınız zaman, yalan söylememesi gerektiğini değil, bazı durumlarda yalana başvurulabileceğini göstermiş olursunuz. Bu durumda çocuğunuz bazı durumlarda yalan söylediği zaman, ilk önce kendinizi sorgulamanız gerekir. Çocukların bu taklit dönemi aslında 3 yaşında başlar ve ergenliğin sonuna kadar sürer. Anne baba çocuğun kişilik oluşum süresinde en büyük rol modelleridir. Yıllar geçtikçe ve yaş ilerledikçe çocuklar mevcut çekirdek aile dışında gördüğü ve tanıdığı kişileri de rol model olarak belirleyebilirler.

Özetlemek gerekirse, çocuklarınızın „büyük adam“ olması sizlere bağlıdır. Kim olursanız olun, hangi konumda bulunursanız bulunun, hayat amacı sizi ayakta tutar. Sizi ayakta tuttuğu gibi çocuğunuzu da ayağa kaldırır. Benim yaşımda bir insan size „hayat amacınız bu olsun“ diyemez, bunu siz belirlemelisiniz. Yüksek bir tahsiliniz olmayabilir, ama bu vizyon sahibi olmanıza asla engel değildir.

 

Geleceğin ebeveynleri vizyon sahibi olabilmeli

Ancak tam terside mümkündür. Üniversite mezunu, tahsilli bir insan olmanız, vizyon sahibi biri olduğunuz anlamına gelmez. Günümüz gençlerinde gözlemlediğim en büyük sorunlardan biri bir hedefleri ve amaçları olmamasıdır. Bir çok lise veya üniversite okuyan gençlerin de herkes gibi mezun olmak dışında başka hedefleri maalesef yoktur. Oysa ki gençler toplum için bir çok yararlı çalışmalarda bulunabilir, farklı STKlara katılabilir, kendilerini eğitmek için farklı hedefler belirleyebilir veya en basitinden kendilerini geliştirmek adına „her hafta 2 kitap bitirmek“ gibi küçük amaçlar koyabilirler.

Arif Nihat Asya ne diyor Fetih Marşında“?

„Yürü; hâlâ ne diye oyunda, oynaştasın?

Fâtih'in İstanbul'u fethettiği yaştasın (21 yaşında)!“

 

Farklı ortam ve farklı kültürlerin önemi

„Vizyon sahibi“ diyebileceğimiz çocuklar yetiştirebilmek için daha önce de belirttiğimiz gibi, çocuklara küçük yaşlarda rol modeller sunmalıyız. En önemli rol model olan anne ve baba dışında da topluma değer katan, hayat amacı olan, kendini geliştiren insanlardan oluşan ortamlara çocuklarla gitmek gerekir. Çocuklara o insanların örnek gösterilmesi, hatta mümkünse çocuklarla o kişilerin seminerler, eğitimler veya atölye çalışmaları vesilesiye iletişim halinde olması sağlanmalıdır. Çocuğun içinde yetiştiği ve gördüğü ortam çok önemlidir. Bir çocuk gelişim sürecinde, vizyonsuz ve öylesine yaşayan kişilerle beraber bulunursa, ilerleyen aşamalarda kendisi de aynı değer üretemeyen bireylerden biri olabilir.

Eğer yaşadığınız ortam kendinize ve çocuğunuza bir vizyon katmıyorsa, o ortamlardan uzaklaşıp, farklı ortamlara girmeniz yararlı olacaktır. Çocuklarınızın vizyon sahibi olabilmesi için çaba göstermeye karar verirseniz ufak adımlarla harekete geçebilirsiniz. Onlarla birlikte müzeleri gezebilir, farklı sporlar veya yetenekler öğrenmeye başlayabilir, farklı şehirlere, imkanınız varsa farklı ülkelere gidebilirsiniz. Kültür, Sanat, Spor gibi alanlar insana hem bilgi hem de yeni ve geniş bir bakış açısı kazandırır. Bunlarda insanın amaçlarını ve hedeflerini etkileyebilir. Unutmayın ki yukarıda örnek verdiğimiz „eylemsellikler“ sizi ve çocuğunuzu hayatın normal akışının dışarısına çıkaracaktır. Bu durum ise çocuğun farkındalığını ve bilincini arttıracaktır.

Son olarak, sizlere nacizane tavsiyem, sadece kendiniz için yaşamamanız olacak. Çok sevdiğim bir psikolog yazarın bir sözü vardır “Bir insan sadece kendisi için yaşarsa, kıymeti kendisi kadardır. Bunun için amacınız kıymetinizi belirler.”

Meltem Arslan

Öğretmen, Pedagog, Eğitim Bilimci

Matilla bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 5
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 80
Kayıt tarihi
: 02.02.20
 
 

Eğitimci  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster