Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Mayıs '09

 
Kategori
Tiyatro
Okunma Sayısı
2761
 

[oyun okuma] 16 Ocak gecesi, değiştirenlerden misiniz, katkıda bulunanlardan mı?

[oyun okuma] 16 Ocak gecesi, değiştirenlerden misiniz, katkıda bulunanlardan mı?
 

Bu yıl, Haki Biçici 16 Ocak gecesi ile zor ama anlamlı bir seçim yapmış.


16 OCAK GECESİ oyunu her Cuma saat 20.00'de Plato Film Okulu, Plato-IN sahnesinde.
Dünyayı değiştirenlerden misiniz? Olmadığınızı düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Dünyanın değiştirilmesinde bütün bireylerin tek tek oluşturdukları enerjileri, duruşları ile değişime, dönüşüme açık ya da dolaylı katkısı var. Siz olmadan tasarımcı ve yaratıcı bir hiçtir. Dünyayı değiştirenler bireyde oluşan, biraradalığa dönüşen enerjileri yönlendirip yönetecek, harekete geçirecek kodları geliştirmiş olanlardır. Figüranlar ve oyuncuların doldurduğu bir dünya tasarımcı ve dönüştürücülerin öngördükleri, kendi iç süreçleri olan bir akış çerçevesinde değişmekte ve dönüşmektedir. Kendinizi bu rollerden birisinin içinde görmeniz yetmez, tasarımcının, yönetmenin, yaratıcının sizi keşfetmiş olması gerekir.

Plato film okulu ekibi, proje yazarak, ders saatleri dışındaki zamanını da üretime ayırarak PLATO IN tiyatro grubunu oluşturmuş. Mehmet Selçuk Bilge ve Haki Biçici gibi isimler, okulun idari yapısından Serpil Yurddaş’ın da samimi desteği ile okul öğrencilerini profesyonel oyunlara yönelterek, onlarla birlikte güzel şeyler gerçekleştirmeye devam ediyorlar. Bu çabaları, ortaya çıkan ürün ne olursa olsun alkışlanmaya değer. Oraya gelen kursiyerlere gerçek deneyim sunmak için aldıkları riskler her tür övgünün üzerinde.

Ekip ilk olarak Aşk yalan söyler’le başlamıştı, sonrasında geçen sene benim de izleyip hakkında yazı yazdığım "Beni düşünmemiz gerek" geldi. Bu konudaki yazıyı http://blog.milliyet.com.tr/Blog.aspx?BlogNo=146583 linkinden okuyabilirsiniz.

Bu yıl, Haki Biçici zor ama anlamlı bir seçimle Plato’nun da zemininin içinde olduğunu düşündüğüm yeni dönem yaşam felsefesinin önemli ismi Ayn Rand’ın 16 Ocak gecesini oyunlaştırmaya karar vermiş. Ağırlığı ve değeri olan zor metinlerin oyuna ve sahneye uyarlanmasının gerçekten çok zor olduğunu kabul etmek gerekir.

Ayn Rand, içinde yaşadığı dünyaya alışılagelmiş entelektüel yaklaşımların, kolaycılığın dışına çıkarak, kapitalizme her tür kötülüğün yüklendiği bir dönemde özgürlükçü yaklaşımın kapitalizmin genlerinde olduğu, bireyin merkezinde olduğu bu sistemin yerine konulabilecek başka bir sistem olmadığının farkına varanlardan birisdir. Bütün önemli düşünceler gibi bu düşünce de düşünüldüğü ve yazıldığı andan itibaren alışılagelmiş, baskıcı entelektüellik tarafından görmezden gelinmiştir.

Oyunun Öyküsü

16 Ocak gecesi bildik bir öyküye, bir başka açıdan bakılma denemesidir. Öykü kahramanları ile yaşamınızın her anında, bir çok filmde, romanda ve oyunda karşılaşabilirsiniz. Gelişen bir dizi olayın sonucunda zamansız-mekansız bir atmosfer olan ülkenin birinde dünyaya meydan okuyan, değişimin kodlarını çözmüş, bu nedenle iç çemberinde kendisine anlamış olmasından, sevmesinden ve başka bir çok nedenden bağlılıklar yaratmış kişilerin bulunduğu, kibrit fabrikası sahibi babamız, yaşadığı gökdelenin ellinci katından düşerek ölmüştür.

Bu öykü çevresinde, babaya değişik açılardan bakan farklı uzaklıklarda bulunan yakın çevresinin ona karşı olan bakış açılarını, duruşlarını ve bundan kaynaklanan sonuçları sergiliyorlar. Kendi dünyasında, değişim ve algılama hızını en yakın çevresine yansıtma, içselleştirme zamanı yeterince olmayan baba, oluşturduğu gerçeklikte günümüz dünyasının iç ve dış çember çatışmalarını sergiliyor.

Bugün, dünyanın değişiminin önünde en büyük engel olan rant sermayesi aynı zamanda yeni yüzyıl sınıfsal konumlandırmasında patronları, işçi sınıfı ile birlikte konum aldırmaya da zorlamaktadır. Günümüzde işini kaybetme tehlikesi sadece işçiler için yoktur, tehlikenin büyüğü, işinin kaybı tehlikesi ağır saldırı altındaki patronlar için de geçerlidir. Devasa büyüklükteki ekonomik devler bile bağnaz, yok edici ve saldırgan rant sermayesinin tehdidi altındadır.

Arka plandaki bu öykü, sahneye aktarılmasında ufak tefek metin hassasiyetleri dışında önemli ölçüde başarılmış görünüyor. Burada ekibin ve tasarımcısı Haki Biçici’nin yaklaşımlarındaki samimiyeti bilerek belirtmek istediğim şey, bu denli güçlü metnin sahneye dökülürken, karakterler oluşturulmadan, en azından son safhasında bir dramaturgdan yararlanılması gereğidir. Projenin oluşturulmasında ne kadar özenli olduğunu bildiğim ekip bunu anlayışla karşılayacaktır, bir dramaturg ile çalışılmışsa onun metinlerdeki akıcılığı sekteye uğratan bölümlerin -özellikle birkaç yerde hissediliyor- daha dikkatle ele alınması gereğidir . Akıcılığın yakalandığı anlarda, metinden kaynaklanan sekmeler, metin ağırlığına dayalı bu tür güçlü oyunlarda oyuncunun rol gereğinin bile önüne geçebilmektedir.

Dikkatimi çeken bir başka şey ise oyunda geçen yer fıstığı vurgusunun ben dahil bir çok izleyici tarafından oyun içinde bir yere konulamaması/nalmalandırlımaması oldu. Bu durumlarda uygun bir yerde bu fikre veya olaya bir gönderme yapılamıyor ise bu fikrin/yaratımın ölü bir fikir/yaratım olduğunu düşünmeliyiz. Tasarım ve yaratıcı süreçlerin oluşma sürecinde obje ve düşüncelerle o kadar çok iç içe oluyoruz ki o obje ve düşüncelerin herkes tarafından algılandığını sanmaya, inanmaya başlıyoruz. Bu algı yanılgısı oyun sırasında soru işareti ve odaklanmaların kaymasına yol açabiliyor.

Dekor ve sahne

Söz dekordan açılmışken küçük, olanakları sınırlı bir sahnenin iyi kotarıldığını düşünmekle birlikte oyun akışı sırasında aktif alanın içinde olmayan oyuncuların hareketlerinden, yerdeki malzemelerden kaynaklanan seslerin izleyici odaklanmasını bozabileceğini düşünüyorum. Bu tarz çözümlerde ne kadar az malzeme o kadar iyi olduğu gerçeğinin unutulmamasıdır. Sahnenin ön tarafından dekorun ana unsuru olan üç lamba da, kendi oluş gereklilikleri bozulmadan olabildiğince yukarı çekilebileceklerini düşünüyorum. Video görüntülerinin yansımasında da oluşan etkinin önemli ölçüde artacağını düşünüyorum. Bunun dışında salona girildiği andan itibaren sahne ve dekor izleyici tarafından oyunun daha iyi algılanmasının, içselleşmesinin aracı olarak görülebiliyor.

Bir oyunu oluşturan en önemli şeyin fikrin sahneye aktarılışında aktaran tarafından yönetilebilir kılınan dinamiklerin tamamı olduğunu düşünüyorum. Oyuncular, sahnede kendilerinin ön planda olduğu anların dışındaki anlarda da oyunun kurgusunda olduğunu bilmeleri, izleyici durumuna geçmemelidirler. Bu safhada kalabalık bir oyuncu kadrosu seçimini Haki Biçici’nin herkesi sahnede görmek isteği içinde olmasını anlıyor, insani buluyorum.

Bir tasarımcı olarak yapabildiğimiz her şeyin mümkün olan en az gerekli şeyle çözülmesinin, sadeleşmesinin gerektiği fikri nedeniyle küçük bir sahnede oluşan oyuncu hareketliliğini, oyunun kendisini, süreçlerini algılamakta izleyici tarafından zorlanmasına yol açtığını düşünüyorum. Buna rağmen, oyuncu seçimindeki sayı çokluğunun, sahnede yarattığı kaosun oyunun geneline olumlu yansıtıldığını da özellikle belirtmeliyim. Bunu başarılı buluyorum. Oyuncuların tamamının bu konuda birbirlerinin enerjilerine basmadan, diğer oyuncuyu etkileyecek yoğunlukta enerji koymamalarının çalışıldığı etkisinin büyük olduğunu düşünüyorum.

Oyunculuk yaklaşımları

Her insanın yaşamda, oyuncunun sahnede dururken yarattığı bir kişisel alanın mevcut olduğuna inanıyorum. Karakterlerin konumlanmasına göre bu alan ihtiyacı küçülüp büyüyebiliyor. Sahnede geçekleşen olaylar karşısında izleyici, karakterlerin kendisinde oluşturduğu önem sırasını, kişilerin olaydaki etkinliğinden, hareketliliğinden, konuşmaları olmasa bile algılamalı diye düşünüyorum.

Oluşan atmosferin, oyunun ana karakterlerinin ilk çemberi dışında yer alanların da kendilerini daha çok sahnede olduklarını hatırlatacak, algıda bırakacak sabırlılık ve sukunetle rollerine dönmelerini arzuluyorum. İdil Arkut Malhan’ın, kendi doğasına uygun ikinci rolünde de, izleyicide yarattığı rol ve oyun gerekliliği için başarılı buldum. Onun konumlandığı rolün, hiç konuşmadığı anlarda bile sahnede en dikkat çekici halde olduğunu unutmamak gerekiyor, O, rolüyle babanın oradaki tek mirasçısı, inancın, dönüşümün, temsil ettiği düşüncelerin simgesi ve temsilcisidir.

Oyunun diğer karakterlerinin dağılımını başarılı buldum. Öykü Çelik, şımarık zengin bir kız olarak kafasına taktığı bir adamı elde ederken masumiyetini kirleten onun küçük oyunları değil annesinin rant sermayesinin en önemli temsilcilerinden birisi olarak kızının üzerinden babaya, servetine ulaşma isteğine aracı olmasıdır. Öykü, sahne duruşu ile aktif alanda olmadığı anlar dahil oyuna katkı yapan rolüne iyi seçilmiş bir kimlikteydi. Ana çatışma alanı olan metresle ilişkilerinin yarattığı alanlarda da gayet başarılı iniş çıkışlar gösterdi. Olağanüstü özellik, deneyim, farkındalık, inanç ve hırs ile donatılmış metrese karşı nasıl bir duruş sergilenebilirse onu sergiledi. Konumundan gelen eşini özel ajana izletmek vb çözüm ve sahnelerin benim tarafımdan algılanmasını kolaylaştırdı. Güzelliğine rağmen, şirin olamayarak izleyicide rolünün gereği sempati yaratmamayı becerebilmek o rol için en zor kısımdı.

Nesrin Yılmaz’ı iki değişken rolde başarılı buldum. Gücün ve şiddetin temsilcisi olarak daha etkin bir duruş gerektiren önemli bir rol, o rolün temsil ettiği değerlerin toplamı, toplum tarafından tam algılanamayan ama onun bildiği varsaydığı olağanüstü büyük korku mekanizmalarının harekete geçirilmesine dayanıyor. O ve rolünün sahnede etkin olması, alanını genişletmesine, sahnede diğer geri kalanlara kızı dahil tepeden bakmasına, ses yerine beden dili ile oluşturduğu ağırlığı, bastığı yerde iz bırakmasına, geçtiği yerlerde korku üretmesine bağlı. Günümüz dünyasının izleyici tarafından algılanabilmesinin anahtarı bu.

Diğer oyuncuların aktif alan yaratılması, ilginin o alana çekilmesi çabalarını, sahnede kaosun yaratılmasına yaptıkları katkıyı, geri çekiliş ve öne çıkışlarını olumlu buldum. Kalabalık bir sahnede önemli çaba sarf ettiler. Bütün oyuncular kendilerine sunulan fırsatın farkında olarak samimi bir içtenlikle sahnedeydiler. Tümü için geçerli olan cesur bir projede, bir ekipte yer almak, başarıyı devam ettirmek kendilerini sürekli aşarak mümkün olduğunu bilmekten geçiyor.

Kostüm seçimleri sahnede güç dağılımı ve algılarımızın yönlendirilmesine katkıda bulundular. Müzik seçimleri etkili ve yerindeydi. Teknik kusur olduğu düşünülebilecek düşüşler, kesilmeler, müziğin sesi bastığı anların algıda kesinti yarattığını düşünebiliriz. Müziğin sahnede gerçekleşen kaos, düşme ve yükselmelerin kostümle birlikte önemli araçlarından biri olarak görmek, özellikle bu tarz çözümlenmiş, interaktif bir oyunun gereğidir.

Felsefi yaklaşım

Oyuncuların oyunla birlikte bende yarattıkları çok önemli bir şey oldu. Dünyayı değiştirme isteği ve iradesi gösteren her devrimcinin çevresinde başta ilk halkası olmak üzere yer alanların tamamının kendi gerekçeleri olduğunu bir kez daha gösterdi. İster eş, ister mesai arkadaşı devrimcinin, dönüştürücünün yaşarken gerçekleştirdiği önem sıralaması ö ölür ölmez tuzla buz oluyor, bunu gücün dönüşümü gerçekleştiremeden doruğa ulaşmasının ironisi, doğal sonucu görüyorum. Atatürk’ün eşi Latife hanım, tarihin en önemli dönüştürücülerinden Turgut Özal’ın yakın çevresinin onun veya onların ne yapmak istediklerini algıladıklarına dair en küçük bir belirtiyi göremiyorum. Oyun tam da bu noktada bu gerçeği bana çok güzel hatırlattı, yaşattı

Video kurgusunun oyunla işkilendirilmesi

Söz edilmesi gereken en önemli şeylerden birisi de, video kurgunun bir oyuna, oyunun, kadronun içselleştirilmesine katkısı olağanüstü güzel ve etkiliydi. Mehmet Selçuk Bilge, video artların oyun içindeki etkinliğinde, bunun bir dile dönüşmesinde oyuncunun seyirci tarafından kavranıp içselleşmesine aracı olmasında önemli mesafeler almış. Sahneye yansıtılan görüntüler içtenlikle söyleyeyim çok başarılı ve zamanlaması iyiydi. Sahnenin küçüklüğünden kaynaklanan özellikle ön plandaki lamba gölgelerinin arkaya yansıması görüntünün iç unsuru gibi algılanabilecek gölgelerin perdeye yansımasına neden oldu. Bu görseller sahnede arkada çok etkili ama bir denemede yan duvarların birisi, birkaçı veya sahne kenarına bir aparata yansıtılması ile video görüntüsü etkisinin artırılıp artırılamayacağı düşünülebilir.

Dramaturg ve hareketin bütünlüklü yönetimi

Karakterlerin sahnede duruşlarını belirleyen rol dağılım geleneksel tiyatroda birbirinden bağımsız alanlar olarak ele alınmaktaydı. Oyuncu, kendi bedeni ve diğer bedenler içine girdiği iletişimi bir ana eksen çevresinde döndürmek durumunda. Bu nedenle oyunlarda, gösterilerde oyunun kurgusunun, tasarımının belirlenen eksen çerçevesindeki disiplinle hareketler bütünlüğüne dayandırılmasını gerektiriyor. Hareketlerin akışını sağlayacak, yönetmen ve yaratıcıdan bağımsız olarak hareketin oyun içindeki ağırlıklarının ele alınması tasarımcının alanını güçlendirir. Oyuntasarımı içindeki devinim bir tasarım, bütünlük problemidir.

Hareket tasarımının oyunu güçlendirici, şimdiki zaman algısının yaratılmasında, oyunun sahneden seyirciyi içeri almasında önemli bir rolü var. Genel olarak hareket tasarımı oyuncu ile ilişkilendirildiğinde tek tek rolünün gerekliliklerinin hesabı için de bir hareket yönetimine ihtiyaç vardır. Yeni dönemde, izleyicinin artık sıkıldığı metinden, doğrudan mesajın yerini izleyicinin algısını açık tutmasını ve oraya oyun, gösteriyle ilgili bir resmin, fikrin bütünlüklü olarak yerleştirilmesini gerekli hale getiriyor.

Oyunun bundan sonraki safhalarında, ve yeni projelerde tasarımcı Haki Biçici ve Mehmet Selçuk Bilge’nin, belki bir hareketleri ele alacak, oyun bütünlüğü yaratacak bir dramaturgu, hareket yöneticisini ekiplerinde bulundurabilirler. Bunun onlara, oyuna önemli ölçüde katkısı olacağını düşünüyorum. Gelecek yıl eğitimlerinde de oyunculuk programlarında koreografi ve hareket yönetimini dikkate almalarını umuyorum.

Kavramsal Boyut

Kavramsal olarak, modernite bağlamında izleyici olarak birey, zihinsel arşivine attığı, rahatsız olmadığı, irrite edilmeden elde ettiği bilgileri, deneyimi kendi yaşam deneyimlerine, çözümlerine dönüştürmekte serbest olacak, baskı görmeden gerçekleştirecektir. Bir oyun ve gösteri birey ve toplumun dönüşümüde, dünyanın değişmesinde bu bağlamda dönüştürücü, kolaylaştırıcı bir etkiye ulaşabilir. Reklamların yıllardır başarıyla gerçekleştirdiği bu tarz, oyun ve gösteride de izleyici algısı için toplam bütünlük oluşturmayı sağlayabilir. Geleneksel tiyatro tarafından bu yaklaşımın algılanamaması, gecikilmesi tiyatroların toplumsal dönüşümdeki etkilerinde her geçen gün gerilemeye yol açmaktadır.

İnteraktif yaklaşım

Yeni dönem interaktif oyun, performans ve sahne sanatları bu çözümleri bulmuş ve uygulamış görünüyor. Oyun, bütünde beni rahatsız etmeden, beynimi becermeden, başıma kakmadan bütünsel bir algı ve fikir yarattı. Geleneksel tiyatrodan gelen metinden vurgular yaratma, baskı alanı oluşturma, tekrarlar, koro vb unsurları kullanması, mesajın etkisini, inandırıcılığını azaltsa da bunun yerine konacak bir şeyin olmadığını bu oyunda ben de fark ediyorum. Bunun bir adım ötesi oyunu performans değerlerini öne çıkararak bir gösteriye dönüştürür.

Oyunun interaktifliğinin bir parçası olarak, oyuncu kimliğinde, sonuca katkı yapacağını düşündüğümüz jüri çözümü, popüler bir çok paralellik gösteren yarışmaların cazibesini salona taşıdı. Metresin, büyük dönüştürücü, korkusuz ama ilkeli devrimciyi en iyi anlayan, aslında biraz da onların birbirine dönüştüğü için izleyici tarafından onu en iyi devam ettirecek kişi olarak görülmesi sürpriz değildi.

Babanın ölümünden dolayı metresin, içindeki entrikalar ne olursa olsun “suçsuz” algılanması, hukuğa bağlı olmayan adalet kavramı için derin bir nefes almamıza, hala güvenilecek makuliyet, duru görüş ve sığınacak bir adalet kavramı olduğuna inanmamızı sağladı. Aslında baba ve benim için asıl metres, projeleri ve düşüncelerinin devamı için evlenmek zorunda kaldığı rant sermayesi temsilcisi bankacı kız ve annesidir.

Uzun bir yazıyı gerekli gördüm çünkü Ayn Rand’ın dönüşüme yaklaşımın ele alınması, Plato Film Okulu, PLATO IN tiyatro grubunun yakın gelecekte önemli işlevler üstleneceğini, orada yaratılan serbest alandan önemli devrimci ve dönüştürücüler, oyuncular çıkacağına inanıyorum.

Geleceğe yönelik umutlarımı tazeleyen tüm ekibe Başta haki Biçici ve Mehmet Selçuk Bilge olmak üzere sevgilerimi, teşekkürlerimi sunuyorum.

Felsefi zemin

Dünyayı değiştirme fikri, değişime aracı olduğu hissi bir insan için önemli bir his olmalı. Sanılır ki dünyayı üstün lider özellikleri olan kişiler değiştirebilir. Bu yanılgıyı ve doğruyu bir arada içeren bir düşüncedir. Dünyayı değiştirme potansiyeli olan bir lider için söylenebilecek şey, figüranları harekete geçirecek kurgusal, düşünce ve sezgi sistemine sahip olması gerçeğidir.

Dönüşüme ancak devrimciler ve dönüştürücüler önderlik edebilir.

Dünyanın değiştirilme, dönüşme fikri potansiyel olarak her zaman vardır, bu zaten olmaktadır, dünya değişmektedir. Hiçbir şey bu değişimi hızlandıramaz, daha hızlı ve daha yavaş, dışarıdan ek katkı yapamaz. Olan ne peki? Olan şey figüranlardaki dünyayı değiştirme arzusunu, bu dinamizmi, potansiyelin her zaman olduğunu fark eden, onu gören, hisseden lider potansiyeline ulaşmış insanların ortaya çıkıp çıkmadığıdır.

Bir yıldız, kendisinde yıldız potansiyelini, enerjisini fark eden birisi olmadan sönük bir taş olarak kalmaya mahkumdur. Değişim, her insanda şu ya da bu şekilde olan potansiyelin, değiştirme, dönüştürme potansiyeli olan birisi tarafından fark edilmesi, iç gerçekliğinin, felsefesinin kurulma sürecidir.

Değişimi gerçekleştiren liderin sanıldığı gibi büyük ve olağanüstü bir öyküsü yoktur. Lider, aslında birçok konuda sade ve sıradandır, onu farklı kılan şey potansiyeli hissedecek sezgileri, bu potansiyeli bir kurguya dönüştürebilecek zemini ve sabrıdır. O, herkesin kendi öyküsünü içinde hissedebileceği bir zemin, kurgu oluşturma becerisinin olmasıdır. Bunların olduğu her insan düşünce, inanç, hobi seçtiği her hangi bir alanda dünyanın değişimine, bunu yapabilecek yeterli sayıda insana, organizasyona ulaşabilir.

Okul ve felsefesi hakkında

Plato film Okulu, Sinan Çetin tarafından dünyanın değiştirilmesine bir zemin olması amacıyla kurulmuş çok özel bir alan olarak faaliyetlerini sürdürmektedir. Sinan Çetin’i yıllardır bir film serüveni içerisinde dışarıdan tanıyorum, onun sadece film işi ile ilgili olduğunu sanmak aptallığına hiç düşmedim. O dünyayı değiştirenlerden. Onun bu yönünün dikkat çekmemesi figüranların henüz bu potansiyelden emin olacak verileri görememiş olmasından.

Ülkemizde bir insanın bir çok anlamda başarılı görünebilmesi için bazı kriterleri o kişide görmüş olmaya bağlıdır. Bu bir anlamda iş, aile ve sosyal hayatında yeni bir başarı öyküsü, sadeliğe, iç tutarlılığa sahip bir insanın düşünce, inanç ve etnik köken oluşumlarına hiç koz vermeden kendi yolunda başarılı şekilde yürümesinin fark ettirilmemesi hikayesidir.

Burada Sinan Çetin tarafından gerçekleştirilmiş alternatif bir yolun varlığı görmezden gelinecek ki bağnaz hikayeler, kurgular zarar görmesin. İstanbul ve bu coğrafyanın yeni yüzyılda değişimde öncülük gerçeğinin en önemli figürlerinden birisi Sinan Çetin, felsefi ve düşünce zemini, toplum tarafından artık dikkate alınan varlığı, sade ve düzgün aile hayatı ile kendi değişim öyküsünü yaratmıştır.

En küçük varlık haberleri önünde eğilen, öyküler uyduranlar, kendi peygamberlerini yaratanlar daha uzun süre bu gerçeği görmezden geleceklerdir. İstanbul ve bu coğrafyanın yeni yüzyılda değişimin öncüsü ve dönüştürücüsü olacağının habercileri, dönüşüm kodlarının ilgili bölümleri bugün Cihangir’de yazılmakta ve yaşanmaktadır.

Bu değişim ve dönüşüm mekanlarından birisi Cihangir’de Plato Film Okuludur. Okul, sektöre yetişmiş insan gücü yetiştirmeyi amaçlıyor. Okulu, kızım Eser için oyuncu kursu ararken internetten ulaştım. İstediğimiz şey Eser’i, oyuncu odaklılık içinde boğmadan gerçek büyük oyuna, yaşam oyununa hazırlayacak bunu yaparken de bunu deneyime, yaşantıya dönüştürecek bir yerdi.

Geleceğin tiyatro ve oyuncu yetiştirme anlayışı

Alternatiflerinin önemli bir bölümü geleneksellik yaklaşımları, iç kuralcılıkları açısından içime sinmedi. Eser’in, bir tiyatro oyuncusu olup olmayacağını, buna yeteneğinin ve isteğinin ne derece yüksek olduğunu bilemiyorduk. Bu nedenle aradığım şey onun iç potansiyelinin önünde engel teşkil etmeden ona hayatı yaşatacak, dönüşümüne aracı olacak bir zemindi. Oyun ve rol, onun yaşam gerçeğinin önüne geçecek kadar ciddiye alınamazdı, bu ciddiye alış onun gelecek odağının kaymasına, rol ile gerçek arasında bir yerlerde takılıp kalmasına yol açabilirdi.

Plato Film Okulu, geleneksel bir tiyatro eğitimi vermiyordu, sadece oyunculuk içeren programları da vardı ama Eser için düşündüğümüz program, oyunculuk, sahne bilgisi, kamera önü ve arkasını içeriyordu. Böylece gelecekte isterse daha derinleştirebileceği bir eğitimin ilk adımı olarak bu programda karar kıldık. Plato’yu seçmemizdeki ana etken, kurucusunun hayatı kavrayış ve yaşayış serbestliğinin okula, eğitmenlere ve programa yansıma biçimiydi. Plato, hayatın ertelendiği değil yaşandığı özel bir alandı.

Eser’in bu yıl ikinci senesi bitiyor, seçimimizin sonuçlarından hiç pişman olmadık. Eser, birlikte eğitime devam ettiği arkadaşlarıyla birlikte özel bir süreci yaşamaya, serbest yaşam deneyimlerini içselleştirmeye ve dönüşmeye devam ediyor. Bu serbestlik içinde eğitimin çok önemli ilk unsuru yaklaşım ise ikincisi eğitmenin konuya bakışıdır. Gerek Ece öğretmen, gerekse de Selçuk öğretmen eğitimin yanı sıra duruşları ile de orada güzel şeyler olmasına yaşanmasına aracı oldular.

Zaman zaman daha çabuk sonuç, yüksek disiplin ve envai çeşit veli baskısının önünde kırıcı olmadan, sadece tebessüm ederek durdular. Okulun işletmesi ve idari kısmı da özgür ve serbest zemine uygun ne gerekirse yaptılar. Okul bu sene bir üniversite ile işbirliği içinde yüksek okula dönüştü. Bu durumun neler katacağını önümüzdeki dönem göreceğiz. Yüksek okul demek, daha çok bürokrasi, kural ve özgürlüğün, serbestliğin sınırlanması anlamına geliyor benim için. Bu böyle olursa İstanbul önemli bir zeminin kaybeder, kurucunun buna izin vermeyeceği, orayı bilmem kaç tane olan kurslardan, okullardan birisine dönüşmesine göz yummayacağına inanmak istiyorum.

Sonuç

Yazının bu kadar uzamasına neden olan şeylerden birisine geldim. Plato, çok önemli bir şey yapıyor. Oraya kursa gelenleri hangi seviyede olursa olsun ciddiye alıyor, onlara oyunculukta alanlar açıyor, prodüksiyonlar gerçekleştiriyor. Kursiyer kendisini belirli bir süre sonra sahnede, kamera karşısında görebiliyor. Bu çok önemli bir şey, dışarıdan gelen kursiyerlere okula katkı yapan hobistler bakışıyla küçümseyen yaklaşımların aksine bu maya Plato’yu özel kılacak geleceğe taşıyacak kodları içeriyor.

Ben tarihin, bu gelişimin sadece tanığı olarak burdayım.

Oyun hakkında

<ımg height="130" src="http://www.herkesetiyatro.com/images/tiyatro_haberi_09_78_k.jpg" width="120">

Reji ve tasarımını Haki Biçici'nin yönettiği, sanat yönetmenliğini Mehmet Selçuk Bilge’nin üstlendiği oyunda ülkenin en büyük kibrit fabrikasının sahibi "Babamız", 16 OCAK GECESİ, yaşadığı gökdelenin çatı katından düşmüş şekilde ölü bulunur. Bu bir intihar mıdır yoksa bir cinayet mi? Kibrit fabrikasının bodrumunda, sorgulayan ve sorgulananın belli olmadığı bir araştırma başlar. Video art çalışmaları ve görkemli prodüksiyon eşliğinde doğruların ve yanlışların bir bir yok oluşuna şahit olacağımız 16 OCAK GECESİ oyunu 27 Mart’dan itibaren her Cuma saat 20.00'de Plato Film Okulu, Plato-IN sahnesinde.

Yazan: Ayn Rand
Reji ve Tasarım: Haki Biçici
Sanat Yönetimi: Mehmet Selçuk Bilge
Genel Koordinatör: Serpil Yurddaş
Halkla İlişkiler: Bilge Ertem

Oyuncular:
İdil Arkut Malhan, Öykü Çelik, Nesrin Yılmaz
Gökhan Tercanlı, İsmail Kavrakoğlu, Enis Boztepe
Raci Durak, Ahmet Melih Yılmaz, Yağmur Gören
Mertkan Arat, Tolga Baş, Burçin Seyrek
Yeşim Sapmaz, Deniz Dalgıç

Facebook Grup

<ımg height="284" alt="" src="http://www.haberturk.com/2009/03/17/kuturesim/platoin.jpg" width="428" border="0">
16 Ocak Gecesi'nin genç oyuncu kadrosu

<ımg alt="16 Ocak Gecesi" src="http://www.plato-in.com/16ocakgecesi/img/16ocaklogo.jpg" border="0">
<ımg id="myphoto" height="453" src="http://photos-e.ak.fbcdn.net/photos-ak-snc1/v3756/235/70/703484534/n703484534_2613364_7913619.jpg" width="604" seq="36">
<ımg id="myphoto" height="453" src="http://photos-d.ak.fbcdn.net/photos-ak-snc1/v2672/40/29/554287957/n554287957_1476787_296272.jpg" width="604" seq="38">

www.steprecording.com

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 202
Toplam yorum
: 308
Toplam mesaj
: 61
Ort. okunma sayısı
: 962
Kayıt tarihi
: 29.06.07
 
 

Sosyal medya danışmanı, grafik tasarımcı.  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster