Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

13 Haziran '07

 
Kategori
İlişkiler
Okunma Sayısı
999
 

"Sadece sevgili desen de olur..."

"Sadece sevgili desen de olur..."
 

Pınar Altuğ, FOX’ta sunduğu sohbet programı Sizi Böyle Alalım’da sevgilisi Yağmur Atacan’ı konuk ederken çok zorlandı... Altuğ, soru sormak için “Sevgili Yağmur Atacan...” diye söze başlayınca Yağmur atıldı:
“Sadece sevgili desen de olur...”

Bu söz orada ufak bir espiri gibi algılansa da beni epey düşündürdü. Tüm yaşananları, sürüklenip gitmelerimizi, her şeye rağmen aşkımızın karşısında ayakta durmamızı, aşkı gururumuzdan önce tutup, yalnızca ve yalnızca ona sarılmamızı özetliyordu o tek kelime: "Sevgili..."

Sevdiğiniz zaman, yalnızca bedenlerin körkütük birleşmesi yaşanmaz... Işığınızı, sevdiğinizin ışığına katarsınız.

Bir sevgiden, bir "sevgiliden" başlayarak dünyayı sevmeye ve parlamaya başlarsınız.

Sevgili sanki Alaaddin'in sihrli lambası gibi ovdukça parıldar, parıldadıkça onu bulduğumuz, onu özgür kıldığımız kadar bizi özgürleştirir.

Belki de bu yüzden bizi en iyi Şili'li şair, yazar Pablo Neruda anlar:

Seni sevdiğimi göreceksin sevmediğim zaman,
Çünkü iki yüzüyle çıkar karşına hayat...
Bir sözcük sessizliğin kanadı olur bakarsın
Ateş de pay alır kendine soğuktan...

Seni sevmeye başlamak için seviyorum seni,
Sana olan sevgimi sonsuzlaştıracak,
Bir yolculuğa yeniden başlamak için:
Bu yüzden şimdilik sevmiyorum seni...

Sanki ellerimdeymiş gibi mutluluğun
Ve hüzün dolu belirsiz bir yarının anahtarları
Hem seviyorum, hem de sevmiyorum seni...

Sevgimin iki canı var seni sevmeye.
Bu yüzden sevmezken seviyorum seni
Ve bu yüzden severken seviyorum seni...

Bir sevgi bu denli naif anlatılabilir mi? Sevmez görünürken, uzaklara düşmüşken, sevdiiğinizi görmezken bile sevmektir o yan...

Ateşin soğuktan pay aldığı, buna karşılık tüm buzları erittiği...

Bir yolculuğa başlamadan önce dudaklardaki son bir dua gibi... Ona tekrar ve tekrar ulaşmak, ona sarılmak için...

Elinizdeki iki anahtardan hüzünü mutsuzluğun kapısında kırıp, mutluluğun anahtarıyla evreni açarsınız...

İşte o zaman dersiniz: "Sevgimin iki canı var seni sevmeye. / Bu yüzden sevmezken seviyorum seni / Ve bu yüzden severken seviyorum seni..."


Her zaman ve her koşulda sever, tüm engelleri koşarak aşarsınız.

Yüreğiniz bir deniz gibi genişler o zaman Nietzsche'ninki gibi:

Öylesine geniş ki yüreğim bir deniz gibi,
Güler yüzün bir güneş ışığınca,
Tatlı ve derin yalnızlığında,
Dalganın dalgaya sessiz karıştığı yerde...

Gece mi bastırdı, gün mü yoksa, bilmiyorum.
Güler bana o tatlı, o sevimli güneş ışıltılı yüzün,
Ben bir çocuk gibi mutluyum.

Gece yarısı bir de rüzgar
Yavaştan yavaştan pencereme çarpar.
Bir sağanak başlamış inceden,
Damlar odama yavaşça.
Mutluluğumun düşüdür benim,
Rüzgar gibi yalar geçer yüreğimi.
Bir buğudur o bakışında senin.
Bir yağmur tadıyla sarar yüreğimi.

Aşk yüreğinizi bir yağmur tadıyla sararken, geceleriniz binlerce yıldızla aydınlanır ve sevginize, sevdiğinize sarılırsınız sımsıkı...

Ve dersiniz ki: "Sadece sevgili desen de olur..." Sadece sevgili....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 353
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 3552
Kayıt tarihi
: 28.02.07
 
 

"29 Temmuz 1980’de İstanbul’da doğdu. Celal Bayar Üniversitesi, İşletme mezunu. Şiir, deneme, öykü, ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster