Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Şubat '12

 
Kategori
Astroloji
Okunma Sayısı
837
 

Âşık olma Mekanizmaları ve Astroloji

Âşık olma Mekanizmaları ve Astroloji
 

Günlük hayatta, pek çoğumuz tesadüfen veya şans eseri âşık olduğumuza inanırız, hatta “ilk görüşte âşık oldum” deriz. Hâlbuki psikoloji literatürüne göre insanlar şans eseri âşık olmazlar, “kendilerine özgü bilinçdışı bir plan” doğrultusunda âşık olurlar. Psikolojik açıdan değerlendirildiğinde, bilinçdışı planın şöyle olduğu görülmektedir: kişi mevcut ilişkisinde, daha önceki önemli ilişkilerinden kaynaklanan bilinçdışı çatışmalar ve yaralanmalar ile ilintili çözüm üretmeye ve “iyileşmeye” çalışmaktadır. Bu planın etkili olması için: kişinin ebeveynleriyle benzer karakter özelliklerine sahip olan birini seçmesi ve bu ebeveynlerle çözülmemiş olan sorunlarını çözmesi gerekmektedir. Bir başka deyişle, mevcut eş “eski yaraları iyileştirmek için bir araç” olarak işlev göstermektedir.

Carl Jung, bu sürecin nasıl işlediği konusunda, faydalı bir model sunmuştur. İnsan psişesinin; “kontra seksüel kişilik elemanlarını temsil eden, bilinçdışı ve otonom psişik içeriklere” sahip olduğunu belirtmiştir. “Anima”; bir erkeğin içindeki kadının psişik temsilidir. “Animus”; kadının içindeki erkeğin psişik temsilidir. Jung’a göre, bir kişinin “anima” veya “animus”unun karşı cinsten bir bireye yansıması “âşık olma” olgusundan sorumludur. Jung, “karşı cinsle ilişkimizin kalitesi, anima veya animus’u bütünleştirme derecemizle belirlenir” demiştir. Ancak bütünleşme ve iyileşmenin oluşması için, anima ve animus’un ilk yansıtıldığı ebeveyni anımsatan kişiyle karşılaşmak gereklidir.

Jung’un anima/animus kavramı; aynı zamanda nesne ilişkileri teorisindeki “içsel nesne” kavramına benzemektedir. İçsel nesne; bireyin çocukluk yıllarında birincil bakıcılarıyla olan ilişkilerinin içselleştirilmiş temsilidir. İçsel nesneler çeşitli psikolojik ihtiyaçlarla bağlantılıdır. Evliliklerinde sorun yaşayan çiftler; onlarda çelişik duygular uyandıran, “ilk aşk nesnelerinin” rol modelleriyle ilintili olarak, birbirlerini bilinçdışı olarak test etmektedirler. Bu testi gerçekleştirebilmek için, birey ilk aşk nesnesinin özelliklerini mevcut eşine yüklemektedir. Aslında, birey eski çatışmaları tekrar yaratarak bu sefer hikâyenin “mutlu son” ile bitmesini umut etmektedir. Ancak mevcut eş; bireyin hayal dünyasında önceden yaratmış olduğu figür ile bağlantılı olan rolü oynamada başarısız olduğunda; evlilikte gerilimler ve yanlış anlaşılmalar ortaya çıkmaktadır. Evlilikteki problemler; çoğu kez çiftlerinin karşılıklı yansıtmalarının bir sonucudur. Her bir eş; belli bir dereceye kadar ebeveynlerden biri gibi algılanmaktadır. Özetleyecek olursak; tüm bu “yansıtmalı özdeşim” ve “âşık olma mekanizmaları” aslında şunu ifade etmektedir: bir kişide var olan psikolojik yaraların, kişinin aşk hayatında kendini açığa vurması muhtemeldir. Aşk bireyin iyileşmesi ve kişilik bütünlüğüne ulaşması için bir araçtır.

Tüm bu kavramları astrolojik açıdan değerlendirecek olursak: Kadındaki “animus” arketipi ile ilintili olarak, bir kadının doğum haritasındaki Mars’ın ve Güneş’in durumunu (burç ve ev yerleşimi, aldığı açılar vb.) göz önünde bulundurabiliriz. Zira Mars ve Güneş, bir kadının psişesindeki eril kısım ile ilintilidir. Buna ek olarak, Güneş’in durumu, bir kadın ile babası arasındaki ilişkiye dair ipuçları sunmaktadır. Erkekteki “anima” ile ilintili olarak ise, bir erkeğin doğum haritasındaki Venüs’ün ve Ay’ın durumunu göz önünde bulundurabiliriz. Zira Venüs ve Ay, bir erkeğin psişesindeki dişil kısım ile ilintilidir. Buna ek olarak, Ay’ın durumu, bir erkek ile annesi arasındaki ilişkiye dair ipuçları sunmaktadır.

Bir çıkarımda bulunacak olursak; bir kadının haritasındaki Mars’ın ve Güneş’in zarar gördüğü durumlarda (rahat etmediği bir burçta veya evde yerleşmiş olması, dışsal planetler ile arasında zorlayıcı açıların olması, zorlayıcı açı kalıplarının odak noktasında olması vb.) veya bir erkeğin haritasındaki Venüs’ün veya Ay’ın zarar gördüğü durumlarda, söz konusu kadının veya erkeğin “animus” veya “anima” sorunları yaşayacak ve problematik bir aşk hayatı olacaktır. Bu tarz problematik durumlar söz konusu olduğunda, bireyin doğum haritasındaki astrolojik göstergelere dair daha fazla bilgi edinmesi ve “âşık olma mekanizmasının bilinçdışı planını” farkına varması, söz konusu bireyin “aşk hayatını” yeniden yorumlamasını ve anlamlandırmasını sağlayacaktır. Nihai olarak, “hep yanlış kişiye âşık oluyorum” veya “her ilişkim aynı şekilde bitiyor” gibi cümleler sarf etmesine gerek kalmayacaktır. Sevgiyle kalın ve kendinize iyi davranın.

 

 

Birisi Guler bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 4009
Kayıt tarihi
: 27.01.12
 
 

25 Ocak İstanbul doğumludur. Alman Lisesi'nden mezun olduktan sonra başladığı lisans eğitimini İs..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster