Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

06 Nisan '12

 
Kategori
İzmir
Okunma Sayısı
4961
 

1. İzmir Boyoz Festivali

1. İzmir Boyoz Festivali
 

internetten alıntı


6 Mayıs 2012 Pazar günü saat 11.de Alsancak Vapur iskelesi önünde gerçekleştirilecek, boyoz festivalinin ilki. Kim düşünmüş ve gerçekleştirmeye kalkışmışsa tebrik etmek gerekir. İzmir denince akla ilk boyoz gelir. Tabii kızını ve denizini saymazsak.

Daha önceden randevu defterimde kayıt altına aldığım ve tüm gidişat, hal ve de hareketlerimi, İstanbul Ağva gezisine yönelik odakladığım için(kısmetse elbette) katılmayı çok istesem de bu yıl, bu festival bensiz gerçekleşecek, yokluğum hissedilse de(Ha ha milletin de çok umuruydu sanki! Züğürt tesellisi;)))) üzgünüm yapacak başka bir şey yok!!! İzmirlilerden ve boyoz severlerden bu defalık affımı talep ediyorum.

Son günlerde ağır abla moduna girip, hay aaalllaammmm yaa, bu etikette, üzerime yapışıverdi! Bilim, ilim, gezi, turizm, Osmanlı, tarih marih derken, araştırma içeren konuları irdelerken, pek bir ciddi yazılar yazarken buldum kendimi!

Bahar geldi!

Ortalık cıvıl cıvıl şenlendi!

Çiçekler, kuşlar, börtü böcek!

Sıyrıl abla, bu ciddi, ağır pozlar satan bu halden! Diye diye siz söylenmeden! Hadi çeki düzen vereyim kendi kendime aniden!

Bir de sabahtan beridir ‘’Suret’’in sayfalarındayım. Smryna’lı hemşerim! Yazılarını okudukça; ah nasıl da bugüne değin görmemişim, keşfetmemişim, ben ki blogların okuyucu kurdu diye geçinirken! Demek ki değilmişim!

Bahar çiçeklerine fazla dalmışım bu günlerde herhalde. Ama bir görseniz, ah ne güzel fotoğraflar çektim.

Kahkahalarım ortalıkta çın çın çınlarken! Hep senin yüzünden hemşerim, hep senin yüzünden! Bir baktım ki, kapıda bekçiler beliriverdiler. Çok gürültü yapmışım sanırım, şu ıssız ve sakin ortamda! Bu bekçiler, sizin bildiklerinizden değiller. Bizim sitede her türlü işe girişirler, bahçıvanlık, tamirat, temizlik, tüm işler, gelir ellerinden.

‘’Aman, Ayşen Abla, korktuk valla!’’ dediler.

‘’Sizin evden yüksek yüksek sesler gelince! Bakıverelim bi yo dedik!’’

‘’Gülmek için, izin mi istemem lazım kardeşim? Ya da yüksek yüksek tepelere evi mi taşıyayım!’’

Dedim demesine de ben, sohbete nereden başladım, nerelere geldim?

Sizlere boyozun tarihçesini anlatacaktım!

Hani, tarih ve tarihçeye çok bir meraklıyım ya şimdi boyozun tarihçesini anlatmadan olmaz!

Çekinmeyin, sorun efendim! Hangi kelimeye takılır iseniz, tarihçe hazır. Gogol teyzeyim ya ben!!! Kapıyı tık tık tıklayın!!! Hemen anında görüntü, ister yazı, ister mesaj!!!

‘’Az laf, çok iş!’’ Derler.

İzmirliler boyozu çok severler.

Hele hele sabah kahvaltısında, yanında katı yumurta, peynir ve sıcacık bir bardak çay eşliğinde, bayıla bayıla yerler.

Hani vakti zamanında; İspanya’nın zalim kraliçesi İsabella tarafından yerlerinden, yurtlarından sürülen ve Türkiye’ye gelen, bir kısmı da İzmir’e yerleşen, Sefaret Yahudilerinin, İzmir’e armağan ettikleri mutfak mirasıdır boyoz.

Peynirli, ıspanaklı ve sade olarak hazırlanır ve pişirilir. En güzeli sade olanıdır, özellikle tavsiye ederim.

Şimdi!!! Boyoz nasıl yapılır diye tarif vereceğimi zannederseniz, yanılırsınız!

Hamurun yağ ile bütünleştiği, muhteşem boyozu yapan ustalara ayıp olur. İyisi mi, siz usta ellerde yoğrulup, sunulan boyozu afiyetle yemekle yetinin! Yerken de beni de anmayı unutmayın derim.

İzmir 1. Boyoz Festivali, tüm İzmirlilere ve kendini İzmirli addeden herkese hayırlı, uğurlu ve de afiyet olsun.

 Sevgi ve saygılarımla.

 

 

 

Ayşen Arslangiray Kura

6 Nisan 2012

 

 

 

 

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Arkadaşım ellerine sağlık çok güzel anlattın. Tur gezisi ile İzmir'e geldiğimizde kahvaltımızda katı yumurta ile boyoz vardı. İlla tadın buraya ait özeldir dendi, birde açız 37 kişi birden tabaklara saldırdık. Güzeldi, bana bilindik tad geldi. Sadesini yedim, daha sonra yanıma patateslisinden aldım güzeldi. Güzelde anlattın, şimdi sorun var yeni yataktan kalktım ve çok açım ne olacak şimdi?:))) Sevgiler

sündüs akkaya 
 07.04.2012 10:19
Cevap :
Sündüs Arkadaşım boyoz var boyoz var... Ehil ellerde yapılmış ve de dumanı tüten boyozun tadı bir başkadır. Ne yapayım şimdi??? Ha bir de meşhur kumrumuz vardır.... Onun tadı da mükemmeldir ve o da İzmir'e özel bir tatdır. İstersen göndereyim, ısıtıp yersin... Valla ciddiyim... Sevgiler...  07.04.2012 22:18
 

Boyozu öyle bir anlatmışsınız ki ağzım sulandı.Kesinlikle tatmam gereken lezzetler listesine not aldım.Kim bilir belki bir sabah kahvaltısında beraber yeriz demli çayın yanında...Sevgiler Ankaralı kızınızdan...

Berna AYTAC 
 07.04.2012 10:19
Cevap :
Canım kızım, ah ne güzel olur ah... İnşallah gelirsin buraya ve beraber boyozlu kahvaltı yaparız ve de sıcacık sohbet. Sevgilerimle canım kızım.  07.04.2012 22:19
 

Günaydın...dün okudum yazıyı da kıskançlıktan yazamadım bi şey:))...şimdi geçti ama gelemezsem benim yerime 2-3 tane verin yoldan geçenlere...Ve Nedim gönderdi deyin...deyin ama...eyvallah...

nedim üstün 
 07.04.2012 8:57
Cevap :
Kıyamam... Sözüm söz...İlk fırsatta sizin dileğinizi yerine getirip, size de bunu bildireceğim Üstadım... Eyvallah ve sevgi dolu saygılar...  07.04.2012 22:12
 

Ne güzel bir festival…Boyozu hiç yemedim ama öyle güzel anlatmışsınız ki merak ettim doğrusu.Kim bilir belki bir boyoz festivali sırasında İzmir’e düşer yolumuz.Kaleminize sağlık.Sevgiler…

Naz Avcı 
 06.04.2012 21:45
Cevap :
İşyerimizin kapısının önünde gevrek ve boyoz satan bir kişi vardı. Arabaya bağladığı ki sanırım naylon türü bir iple, yumurtaları keser ve üzerlerine karabiber dökerdi. Sıcaklığı burcu burcu yüzümüze vuran boyozlarla, o yumurtaları yemenin tadına doyum olmazdı. Hem boyoz öyle çatal bıçak kullanılarak yenmez. Elle tutarak yemek gerek.Hani parmak yalatan derler ya işte öyle bir şey. Bekleriz efendim bekleriz. İzmir'in hıdırellez kutlamaları da ayrı bir güzeldir, anlatmak yetmez yaşamak gerek. Sevgilerimle arkadaşım.  06.04.2012 23:50
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 531
Toplam yorum
: 2839
Toplam mesaj
: 43
Ort. okunma sayısı
: 1247
Kayıt tarihi
: 14.11.10
 
 

Aydoğdu; kızgın güneşinde Ağustos'un, sararmıştı altın sarısı başaklar. Kırlangıçların göç dansın..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster