Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Temmuz '13

 
Kategori
Blog
Okunma Sayısı
197
 

1.500. Blog

1.500. Blog
 

Arşiv


1.248 onaylanmış + 214 silinmiş + 37 reddedilmiş + 1 bu = 1.500 blog.

 

Silinmişler dahil, 750.000’in üzerinde okunma. (Ortalama 500’ün üzerinde okunma.)

 

Yaklaşık 7 yıl süre.

 

Bu 1.500 tanenin 1.400 civarında olanı (belki de daha çoğu) bu blog için yazıldı.

 

Yılda 200, haftada 4 blog eder.

 

Hep belirtegeldim: Blog, benim için köşe yazısıyla makale karışımı bir şey olageldi. (Bu arada, makale sayılanın popüler bilim makalesi gibi, köşe yazısından daha gevşek örüntülü olanından tut, en kuru akademik dillisine kadar hepsini kapsadığını imleyelim.)

 

Bu form konusu. İçerik konusu ise belli, yani başlık belli: Gelecekbilim.

 

Blog içeriği konuları için 100 küsurun çok, 20 küsurun ise az olduğunu düşünenlerdenim. Tabii, aynı blogların başka sitelerde başka başka başlıklar altına yerleştirildiğini de sürekli görüyoruz.

 

MB umduğumdan daha verimli çıktı. 2006’da tahmin ettiğimden daha çok blog yazarı, şu an kitap bastırmış durumda.

 

7 küsur yıl bir blog için uzun süre. MB’un aynı süresinde, yazdığım 2 blog sitesi (Yurtsan Atakan’ı burada tüm çabaları için rahmetle anarım), 2 sinema sitesi başladı ve yoklara karıştı. Eh, Blogcu’nun hali malum. Blogger ve Wordpress ise, daha çok global gündem demek. Yani, MB hala alaturka en başta.

 

Toplam 15 yıllık internet deneyimime göre, makale türü blogların (özellikle siyaset içeriklerinin) tek okunabileceği yer gazete internet siteleri olarak gerçekleşti. Huffington Post global ölçekte bunun sulusunu yapmakta. Milliyet ve Radikal dışındaki gazetelerin blog konusunu kıvıramaması ise başka bir önemli nokta.

 

En önemli nokta şu:

 

Şu anda, kendini kabul ettirmiş bir blog yazarı, kendini kabul ettirmiş bir köşe yazarından daha etkili.

 

Açıkçası, kendisini çok eleştirmiş olsam da, dış politika konusunda metinlerimi 60 yıllık duayen Sami Kohen’inkilerin altında okunuyor görünce, içim bir hoş olmakta. (Kohen, Arcayürek ve Altan, uzun yazma süresi konusunda, Türk basınında hep birlikte rekor kırdılar.)

 

Yarın ne olur?

 

Yazmaya devam. O kesin.

 

Ancak, Çinliler’in hesabınca heyecanlı zamanlar geldi çattı. Rus devriminde ble laboratuvarında deney yapmayı sürdüren bilimci gibi biriyim ama yayınlanma konusunu bilemem.

 

Bugünleri göreceğimi hiç mi hiç sanmıyordum.

 

Son Taksim olayları bana şunu gösterdi:

 

Artık çok yaşlandım. Kendi kestirimlerimin doğru çıkması bile beni ilgilendirmiyor. Yazıyorum ama yaşamıyorum ve tüm bir ömür boyu bunu istedim.

 

Dilerim, uzak sahil kasabası düşüm de gerçek olur.

 

Tüm yazarlara ve okurlara hayırlı cehennemler...

 

Erdal Ceyhan bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Hayırlısını dilediğinize göre, temenni edilen cehennem dünyada olmalıdır. Bu bağlamda ben de size cehennemde sıcak bir sahil köşesi dilerim. Sözcüklerin içinde düşsel gerçeklikte yeteri kadar yaşadıktan sonra, biraz da dünya gerçeğinde cehennemi yaşamak ölmeden önce insana iyi geliyor. Aslına bakacak olursak, bu kadar uzun süre ve çokça blog yazmış birisi dünya cennet kesse bile yazmadan yaşayamaz. saygılar,

Muharrem Soyek 
 03.08.2013 14:34
Cevap :
Valla, kısmetse öyle bir yaşayacak ki. Acı çektiğim için yazıyorum, çekmezsem yazmam ve acı çekecek mecalim kalmadı.  03.08.2013 19:51
 

Merhaba... Ben tükendim diyen var mı acaba? Kendini besleyen ve değişiminden korkmayan insanın tükeneceğine hiç inanmadım ben... Diyeceğim daha on binlerce blog üreteceğinize inanıyorum... Sevgiler...

KUYUCAK 
 29.07.2013 12:24
Cevap :
Teşekkürler. Tükenince bilirim ve söyleyeceğim de. O zaman klavyeyi terkederim.  29.07.2013 13:55
 

Kutlarım. Hem her şey için, hem de niteliğiniz için...

Erdal Ceyhan 
 25.07.2013 0:25
Cevap :
Sağolun.  25.07.2013 12:09
 

Reha Bey 1500. Blogunuz hayırlı uğurlu olsun.Düşünce dünyamıza katkılarınızdan dolayı sizi de sizin gibi tutarlı ve çalışkan arkadaşlarımızı da kutlarım.Özellikle tarih,sinema,siyaset ve blog içerikli yazılarınız gerçekten kalıcı yorumlamalardır bana göre.Umarım bu görüşlerinizi kitaplaştırarak kalıcılıklarını da sağlamış olursunuz. Belirttiğiniz gibi 'blog yazarlığı' kurumunu başta Milliyet Gazetesi olmak üzere Radikal Gazetesi çalışanları çok güzel yönetiyorlar.Bugün yayınlanan Attila İlhan güzellemesi, başlıklı özlü yazınızı okuyunca 1974'ün Aralık ayı başında Onunla İzmir'de birlikte çalışmış olan arkadaşım Çetin Kansoy'un isteği ile bir Yd. Sb. öğrencisi olarak birlikte giderek Bilgi Yayınevindeki tanışmamı hatırladım.Ne güzel insandı!Ondaki içtenlik ve konuşmasındaki gürül gürül akış kaç yazarda var?Onunla daha sonra bir TRT yapımcısı olarak Yönetmen Ünal Küpeli ve Yönetmen Hüseyin Karakaş'la yanına gittiğimizde de o güzel konuşmasını hep birlikte dinlerdik.Var olunuz.Yazmalıyız.

Ömer Faruk MENCİK YILMAZ 
 24.07.2013 23:49
Cevap :
Matbu 5 kitabım ve Blogger'da 35 e-kitabım var. En azından internette derli toplu olarak onları okuyabilirsiniz.  25.07.2013 16:56
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 2217
Toplam yorum
: 1121
Toplam mesaj
: 127
Ort. okunma sayısı
: 485
Kayıt tarihi
: 16.08.06
 
 

Serbest yazarım. 1960 doğumluyum. BÜ İşletme mezunuyum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster