Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ocak '07

 
Kategori
Basın Yayın / Medya
Okunma Sayısı
352
 

7 Ocak Pazar

7 Ocak Pazar
 

Yeni yılın ilk pazarı... Pazar sabahları gazetelerin manşetleri de haber değerlendirmesi de daha farklıdır. Olağanüstü bir durum olmadıkça bu değişmez.

Dün belli ki Türkiye'yi ilgilendiren çok önemli bir olay olmamış. Çünkü birbiriyle aynı manşeti taşıyan iki gazete bile yok.

Yine de ilk sıraya tam pazarın ruhuna uygun, hem siyasi, hem magazinsel bir haber gelişmesini koyabiliriz.

Hatırlayacaksınız devlet bakanı Nimet Çubukçu, CHP lideri Deniz Baykal'ı eşini hiçbir yere götürmüyor, eşiyle birlikte gezmiyor diye eleştermişti. Deniz bey de buna, eşim sepet mi ki, yanımda taşıyayım diye cevap vermişti.

Deniz beyin eşi için kullandığı bu "sepet" kelimesi bazı kadınları ve kadın derneklerini üzmüş. Star gazetesi'nin "Sepet ayıbı" diye verdiği haberde, kadından sepet diye bahsedilmesinin çok üzücü olduğu, kadına sepet demenin hakaret anlamı taşıdığı iddia ediliyor.

Yeni Şafak da, cumhurbaşkanı, başbakan ve diğer parti liderlerini eşleriyle birlikte fotoğraflayarak, "Eşinin yanında gezenler sepet mi Deniz bey?" diye sormuş.

Hürriyet gazetesinde bütün bu olup bitenler için bir açıklama yapan Nimet Çubukçu'nun demeci ise daha çok dikkat çekici. Sayın bakan, "Kadın üzerinden siyaset yapmanın yanlış olduğunu göstermek için, bamteline bilerek bastım" demiş.

Sayın başbakanın eşiyle ilgili her gün gazetelerde yer alan haberlerin, aslında ne kadar can sıkıcı olduğunu anlatmak istemiş Nimet Çubukçu. Oysa biz öylesine kanıksamıştık ki, başını açtırıyor, örttürüyor, Çankaya'ya sokmuyor, yakıştırmıyor, uzakta durursa olur diyor, aklımıza estiği gibi fikirler savuruyorduk.

Bu olay bana bir menkıbeyi hatırlattı.

Peygamberimizin hanımlarıyla ilgili ileri geri laflar etmeye meraklı bir tarikatçı ağa varmış. Çok sevdiği ve güvendiği adamlarından biri ağanın bu haline çok kızar ama, bir şey de diyemezmiş.

Ağanın keyfinin yerinde olduğu bir gün, bulundukları bir mecliste yeyip içip sohbet ederlerken, lafın denk geldiği bir yerde adam, "yengem nasıl, iyidir inşallah" demiş.

Ağa sırtından vurulmuşcasına kükreyip ayağa kalkarak adamın yakasına yapışmış "sen kim oluyorsun ki be adam, yengenin hatırını soruyorsun" deyip üstüne çullanmış.

İşte o zaman adam cevabı yapıştırmış: "Estağfirullah ağam, ne demek, ben sadece yengemizin halini hatırını sormuştum. Senin bu kadar kızacağını nerden bileyim. Sen dünyadaki bütün İslâm ümmetinin peygamberinin eşi hakkında her gün demediğini bırakmıyorsun da... "

Her zaman diyorum ya, söylediklerimizi işitebilsek, yaptıklarımızı görebilsek, başkalarına karşı davranışlarımız çok daha mantıklı, çok daha duyarlı olur.

*****

Bilinen klasik bir şey ama, internetin bir tehlike olduğunu bir kere daha hatırlatan bir manşet var bugün Güneş gazetesinde... "Evdeki tehlike" diye atılan manşet, çette çete tuzağına düşen bir genç kızın fuhuş kölesi yapıldığını yazıyor.

Posta gazetesinin "Mucize" dediği tek kelimelik manşetinin konusu da farklı değil. Burada da internette çet yapan liseli bir kızın ablasının aniden odaya girdiği, kardeşinin çet yaptığını analdığı, bunun üzerine kardeşine bir tokat attığı, bunu gururunu yediremeyen genç kızın da kendini onuncu kattan aşağıya attığı, fakat bahçedeki çimlerin üzerine düşen genç kızın bir mucize eseri ölmeden yaralı olarak olayı atlattığı anlatılıyor.

*****

Günün manşetleri değerlendirmesinin birinci amacı, dönüp bakıldığında o gün bütün Türkiye'yi ilgilendiren neler olmuş ve bunları gazeteler nasıl değerlendirmiş, bir bakışta anlaşılmasıdır.

Bu bağlamda diğer gazetelerdeki manşetleri kayda değer bulmadım.

Ancak ileride unutulmaması açısından bir noktayı işaret etmem lazım. Bugünkü Radikal gazetesi, onuncu yıl etkinlikleri çerçevesinde, ilk sayfasını Orhan Pamuk'a hazırlattı. Benim de çok merakla beklediğim gazetenin bugünkü sayfasında özel bir haberin manşeti vardı.

"1951'de Nâzım için böyle yazılmıştı : Doya doya yüzüne tükürsünler"

*****

Yarın görüşmek umuduyla....

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 859
Toplam yorum
: 1414
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 973
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi ve İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu, ekonomik..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster