e-posta şifre      Şifremi unuttum - Aktivasyon maili gönder
ilke veral http://blog.milliyet.com.tr/ilkeveral
Ana Sayfam Hakkımda Bloglarım Mesajlarım Galerilerim Milliyet Yorumlarım Blog Yorumlarım   Önerilerim
Arama
Tüm kategoriler
Hakkımda

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 1991 yılından bu yana fotoğraf sanatı ile varolmayı ...





Kategori:
Kültür - Sanat

   Blog habercisi!
   Blog yazarına mesaj yaz!

Yazdığım konular
Anılar (3)
Aşk - Evlilik (1)
Felsefe (1)
Fotoğraf (6)
İlişkiler (1)
Kültür - Sanat (5)
Öykü (2)
Psikoloji (1)
Şiir (2)
Galerilerim
San ki (11)
Sonu mavi
fotoğraf: bir Erol Özdayı çalışmasıdır...
Yazarın diğer bloglarından
Hesaplaşma - Fotoğraf / 02.12.2008 19:08:51
San ki... - Fotoğraf / 15.10.2008 15:42:42
Ayaz - Şiir / 17.07.2008 17:26:38
tümü
Twitter Milliyet Blog
Fotoğraf  -  27.11.2008 - 00:57 

Fırtınalı sahneleri geride bırakmış bir filmin finalindeki son kare fotoğrafındayım sanki. Bu hüzünlü çerçeveden çıkış var mı, hiç bilmiyorum… Gri mavi tonların diğer tüm renkleri yuttuğu mono ton bir hüzün kadrajı benimkisi. Kendi tercihlerimle gelip, sonra çarptığım bir çıkmaz sokak duvarı gibi duruyor karşımda deniz. Ötesi olmayan ve artık geri dönüş için geç kalınmış bir zaman ve uzam. Donmuş, soğuk, mavi bir fotoğraf . Tüm fotoğraflar gibi devinimsiz, sabitlenmiş ve içerdiği duygusunu gören bir göz, deneyimli bir el tarafından saptanmış…

Balık olsaydım, enginlere açılmak için çare arardım bu mavi denizde, inatla ve yaşam mücadelesi vererek. Yeniden başlardım her yenilgi sonrasında… Yeni kanallar, yeni mağaralar keşfederdim sakin sularında. Başlangıcım olurdu belki bu fotoğraf ve hafızasız bir balık kadar huzurlu tekrarlarım olurdu sonsuza akan temasız bir filmin içinde. Her deneyim sonrasında daha güçlü savaşmayı öğrenirdim sadece veya içgüdülerimle azgın denizlerde salınırdım.

Yazık ki karanın suya gelip değdiği bu noktada duran yalnız ve umutsuz bir hiçlik içindeyim.

Mavi fonda duran ama yitirdiği mazisinin çınlayan yeşil manzarasından viraj almış hareketsiz bir bedenim. Artık geri dönemiyorum, hızlı ve keskin bir kararla uzaklaştığım o yeşil kareye…

Sen, beyazın tüm masumiyetini iç dış giyinmiş gelinimdin. Ömrünü yoluma sermeye hazır elleri kınalı, gözleri sürmeli emekçim… Doğmamış bebelerimin ana adayı nazlı gelinim… Bacası tüten sıcak evimizin kalabalık sofrasını kuracak olan kadınım. Elleriyle işlediği oyaları çarşaflarımızın ucundan salındırarak yatağımıza serecek olan çeyiz kızım… Yanan ateşin karşısında bile sarıldığımda alevli gözleriyle ateşten ala ısıtacak olan kor parçamdın.

İki yol vardı önümde biri sonu görünen, seninle sıcak bir geleceğe doğru uzanan… Diğeri hiç bilmediğim için merak ettiğim, zorlu, özgürlüğü temsil eden ve sonu görünmeyendi. Özgürlüğün tek başına çıkıp yollarda olmak, gitmek olduğunu sandığım günlerdi. İkinciyi seçtim ve gittim, seni ardımda yaşlı gözlerin ve giyemediğin gelinliğinle bırakarak. Silindi siluetin yeşil dağlara doğru yürüdüğüm çamurlu yolda… Yağmur sanmıştım, akan yaşlarımızdan ıslatan toprağı.

Bilemezdim gittiğim tüm yolların bana kapalı olduğunu, bilemezdim senin, yokluğumda sahiden yokluğa karışacağını…

Not: Erol Özdayı’nın iki fotoğrafından esinlenerek kurgulanmış bir öyküsel çözümleme denemesidir…

İki Erol Özdayı fotoğrafı
Bu blog şu ana kadar 507 kez görüntülenmiştir..
« Blog yazarının önceki blogu Blog yazarının sonraki blogu »
« Bu kategorideki önceki blog Bu kategorideki sonraki blog »
  Yorum yaz   Soru sor   Gönder     Yazdır   Hata bildir
Bu blogu paylaş
Facebook Google Yahoo Mixx Digg StumbleUpon Del.icio.us reddit Twitter
 
Uyarı: Milliyet Blog kullanıcıları ve üyeleri, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi bulunduğu her türlü fikri eser, fotoğraf, resim vb. materyal ve ürünleri kullanamazlar. Blog kullanıcı ve yazarlarının, üçüncü kişilerin telif hakkı sahibi olduğu yazı, resim vb. ürünleri kullanması durumunda, her türlü hukuki ve cezai sorumluluk kendilerine aittir. Söz konusu haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin hiçbir hukuki sorumluluğunu bulunmamakta olup, haksız kullanım nedeniyle Milliyet İnternet Hizmetleri A.Ş. nin üçüncü kişilere ödemek zorunda kalabileceği her türlü tazminat ve/veya adli/idari para cezaları Blog kullanıcılarına rücu edilecektir.
Diğer blog yazarlarımızdan
Kategori: Güncel

''Tekel işçilerinden ikinci dalga açlık grevi''

- İkinci grup Tekel işçilerinin süresiz açlık grevine gideceklerini söyleyen, Tekgıda-İş sendikası genel sekreteri, Macit Amaç, bu durumu tasvip etmediklerini söyledi. Ancak çaresizliğin göstergesi olarak, bu çareyi desteklediklerini söyle...

Hasan Göksu -P.Bahçe
06.02.2010 11:42:10
Kategori: İlişkiler

Ey aşk! Sen kimleri heder ettin!


Bu yazı başlığı, ne zamandır heybemde duruyordu da, bir türlü fırsat olmamıştı açığa çıkarmaya. Baktım, yüzüncü yazıyı yazacağım, bari şu konuyu çıkarayım da kafama atılacak taşlardan yüz&...

zelinartug
05.02.2010 13:02:14
Kategori: Kitap

Köpekbalığı ile hatıra fotoğrafı

Doğrusunu isterseniz, art arda çıkardığım "Bilim Bizi Öldürmeyecek" ve "Herkes Okumasın Bu kitabı" adlı kitaplardan sonra hemen bir kitap daha çıkarmak aklımdan geçmiyordu.

Ancak, bazen olaylar o kadar hızlı ve ilginç seyreder ki, siz d...

Orhan Tez
04.02.2010 21:49:45
Kategori: Gündelik Yaşam

Pegasus' tan değişik bir güvenlik filmi
Pegasus Havayolları ülkemizde bir ilke imza atarak, ekran imkanı olan uçaklarda, uçuş öncesi gösterilmek amacıyla emniyet kurallarının anlatıldığı DEĞİŞİK bir güvenlik filmi hazırlamış. Değişik diyorum, çünkü kararı sizlerin vermesini istiyorum. Ö...
Ali Veli
05.02.2010 14:43:38
Kategori: Şiir

Palyaço da insandır

Kimseler bilmez bir payaçonun ağladığını
Kimseler göremez göz yaşlarını..
Nicesin için akıtır hergün..
Yüzündeki aptal gülümseyi sevmez aslında
Sadece dosta düşmana
Göstermemek için ağladığını,
Maske olarak kullanır hersef...

Yusuf Sezgin
07.02.2010 17:42:00
Milliyet.com.tr Milliyet Emlak Real Age Arabam.com Hangisinegitsek.com Araki Bulaki BizeBiz 1148081