Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

02 Aralık '08

 
Kategori
Fotoğraf
Okunma Sayısı
948
 

Hesaplaşma

Hesaplaşma
 

fotoğraf: selda salman acar


ve zaman artık yoktu
bir ağacın yaprağındaki damardı
yürüyüp geldiğimiz bunca yol
bir ağacın yaprağına
sığıyordu aslında kocamış evren
göremedikleri işte buydu
çatlarken koza
nazenin, uçup giderken kelebek

zaman, bir ağaçtı yaşlanan
titredikçe yeşil hatıralar döken
kurumuş dallarından…

Tuğrul Keskin

Öylece ıssız bir kırlıkta yürürken, derin bir iç çekişle aldığınız nefesinizden içeri dolan havayla birlikte, kuş cıvıltılarının, toprak kokusunun, güneş sıcaklığının ve çiçek renklerinin de beraberinde bedeninize dolduğunu hissettiniz mi hiç? İşte öyle zamanlarda duyumsarız ki, bir ağacın yaprağına bile sığabilen, evrendeki ince damarlar kadardır sadece bizim yürüdüğümüz yol. Tüm kaygı ve hırslarımızla öyle aciz ve öyle ufalmışızdır ki, o noktada eğer izin verirsek, bunu da doğa bize hatırlatır;

Ey insan, doğal yeteneğin olan düşünme özelliğinle şansını fazla zorlama, beni inkâr etme… Ürettiğin silahları bana doğrultma ki sen de benim bir parçam olarak katline maruz kalma…

Bu sesi duyan çağımız insanın kendiyle hesaplaşması giderek yoğunlaşmakta. Bunu son dönem sanat ürünlerinde net biçimde gözlemlemekteyiz. Çağdaş sanat üreticilerini, birey-doğa ilişkisi çok ilgilendirmekte ve yapıtlarına da bunu sıklıkla yansıtmaktadırlar…

Bakınız, Selda Salman da “Hesaplaşma” adlı serisi için şöyle demiş;

"… Son dönem çalışmalarım olan “Hesaplaşma” serisi, insanın doğanın bir parçası olma çabasını, özlemini, artık bu ihtimalin iyice uzaklaştığını gördükçe yaşadığı iç hesaplaşmayı, karamsarlığı ve yalnızlığı anlatmaktadır.

Geçmişini tam olarak bilemeyen, tüm teknolojik gelişmelere rağmen yaradılışı dahi bilimsel olarak açıklayamayan insanoğlunun, doğa içerisinde geçirdiği evrime, geldiği noktaya bir eleştiridir “Hesaplaşma” . Kullandıkları aygıtlar geliştikçe, diğer canlı türlerini yok eden, doğayı istediği gibi değiştiren insanlığa yöneltilen bir soru işaretidir aynı zamanda.

Hesaplaşma kavramını simetrik gibi görünen ancak bireylerin tavırlarından dolayı asimetri yaratan bir ortamla işledim. Kendi içine kapanan ve bu sorgulama sürecini yaşayan birey, bir aydınlanmanın ardından yalnızlığın boşluğunda kendini bulmuştur… "

Bu serisindeki çalışmalarına baktığımızda ağaç yapraklarıyla bütünleşen figürlerin estetik sunumuna tanık oluyoruz. Bireyin kendi hesaplaşmasını yaparken, doğadaki dönüşümden öykünmeyle gerçekleştirdiği girift duruşu, bize ayin halinde olan insanı çağrıştırıyor. Yücelttiği ise sonunda içine karışacağı doğadır.

Durağan halde olan yeşil yapraklardaki simetriye karşın, o simetriyi bozanının insan olması, izleyiciyi, parçası olduğu doğaya aykırılığını sorgulatmak üzere kurgulanmıştır.

Serideki başka bir fotoğrafında ise, model, yarı bedenini, ardından eteklerini tamamlayan kurumuş bir sonbahar yaprağı ve onu havalandıran rüzgârla birlikte yerden yükselmektedir. Burada ise ancak, gerçek bir bütünleşmeyle yükselebilecek, aydınlanacak olan insanı, başına denk gelen güneşin doğduğu anı kullanmasından hissedebiliyoruz.

Günümüz insanının doğa üzerindeki kıyımı ve kendisiyle hesaplaşması aynı zaman içinde olagelirken, bazı sanatçılar da bizleri, hangi tarafta yer alacağımız konusunda düşünmeye davet eden ürünler ve sorgulamalarla buluşturuyor. Peki, öyleyse siz hangi tarafta duruyorsunuz?

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Değerli yönetmen Tarantinonun ağır izlerini taşıyan bir film... Bu filmin ardından onlarca benzeri yapıldı. Hatta kendi de yaptı:-) O filmi izlemeni çok isterim. Jet-lee nin oynadığı, yüzeysel bakanlar için bir aksiyon filmi, detayları yakalayan içinse müthiş bir sanatı yansıtan Hero da bu sınıfa sokulabilinir. Hatta izlemediysen bunu da izle derim. Çünki bu iki film de yazında bahsettiğin açıdan bakıyor hayata. Snata, sinemaya ve fotoğrafa... Zaten filmlerin her bir karesi ayrı bir fotoğraf lezzetinde. Gerçek aşkın izlerini taşıyor üstünde... Geç okudum yazını ama temiz okudum:-) Sevgi ve saygımla...

yeşilsoğan 
 12.12.2008 13:54
Cevap :
Geç ne demek, sefalar getirdin:) filmler, yönetmenler, anımsatmalarla geldin hem de... anımsadım çünkü, izlemiştim her iki filmi de, severek, tüm detaylarını belleğime işleyerek... İnce felsefesini, incecik oya işler gibi karelerine bezemiş olan sanattan ve sanatçılardan bahsetmek ne güzel... O hassas beğenide ortaklaşmak da öyle... selam ve sevgilerle  13.12.2008 0:58
 

uzunca bir süreç boyunca / Önce 'doğanın insanı'yken / Ama içsel ama dışsal nedenlerle / Yapay, gereksiz ve arsız bir iştahla / 'İnsanın insanı'na dönüşen (*) / Sonra da '...Ne yapalım insanın doğası...'(**) denilen / O tahripkâr süreç / Bu tarihsel 'hesaplaşma'yı zorunlu kılmakta / İster istemez / Yarınlar ve gelecek kuşaklar adına / Bu konuda da öncü olan 'sanat'a ve sanatçılara / En derin ve sonsuz saygılarımla...(İ.E.K.) (*) J.Jacques Rousseau. (**) S.Freud ve Lacan

Ersin Kabaoglu 
 03.12.2008 14:34
Cevap :
Bu hesaplaşmaya değerli dizelerinle katılman ne hoş bir katkı olmuş, sevgili ersin arkadaşım... Böylece Selda Salman Acar'la başlayan sorgulama, katlanarak derinleşmekte, çoğalmakta... Niyet ve umutlar " doğanın insanı" olma yolunda, bir ağacın yaprağı kadar sadeleşmekte... teşekkür ve sevgilerle  04.12.2008 13:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 193
Toplam mesaj
: 64
Ort. okunma sayısı
: 1013
Kayıt tarihi
: 16.01.08
 
 

İşletmecilik eğitimi ve sonrasında finans sektöründe bir dönem profesyönel çalışmanın dışında, 19..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster