Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

08 Ocak '10

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
1787
 

Deniz olunmalı oğlum..

Deniz olunmalı oğlum..
 

Bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla..


Orhan Veli döktürmüş;

".. Görmüyor musun,
her yanda hürriyet;
yelken ol, kürek ol, dümen ol, balık ol, su ol;
git gidebildiğin yere.."

Nazım Usta tatlı bir cevapla karşılık vermiş,
Oğlum diye seslendiği şaire;

" Denizin üstünde ala bulut
Yüzünde gümüş gemi
İçinde sarı balık
Dibinde mavi yosun
Kıyıda bir çıplak adam
Durmuş düşünür..

Bulut mu olsam,
Gemi mi yoksa?
Balık mı olsam,
Yosun mu yoksa?..
Ne o, ne o, ne o.
Deniz olunmalı oğlum,
Bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla.."

Denizin üstünde salına salına dolaşan ve ecnebi adlar taşıyan yelkenliler, tekneler, yollar batmaya yazgılıdır. Onlara değil, denize bak.. Baki olan odur. Bak, bu deniz hep buradaydı ki derinliklerinde Roma, Bizans ve Osmanlı batıkları vardır. Şimdi hepsi arkeolojinin konusudur. Ama deniz aynı denizdir. Ve sömürünün atlas yelkenleriyle, zulüm rotasında ilerleyen gemilerin diplerini çürütüyor hala. O gemilerin sahipleri, yarının batıklarıdır. Sen, sen ol; o gemilerin miçosu olma. Deniz ol..

Dalgaların çağrısına kulak ver. Bırak kendini denize. O an, deniz ve insan başbaşadır artık. Bırak dalgalar denize çarpsın, kirden arınırsın. Korkma boğulurum diye. Deniz, kimseyi boğmaz. Boğulanlar, kendi panik ve korkularının mahkumudur. Onlar, hiçbir zaman denize ait olamamışlardır. Oysa bırakacaksın her şeyinle kendini denize; deryada damla olmayı becereceksin. Ki berhudar olasın. O zaman dalgalarla şaha kalkarsın..

" Hızar sesleri geliyor yakından,
güneşin döndüğünü görüyorum çınar yapraklarının arasında yeşil..
Yeşille sarı birlikte dönüyor, denize düşüyorlar kırıla kırıla..
Bir örtü oluyor düşündüğün her şey;
Denizin ve asfalt yolun üstünde.. "
demiş ya büyük usta Cansever..

Ve Kardeş Türküler;

" Kederin büyüyorsa kuytuluklarda,
gidecek deniz yoksa, bulamadınsa,
al bu dertten yüreğini,
yağmurlara sal.. "
diye avaz avaz haykırmış Denize Yakılan Türkü 'de..

Sahi, ne demektir üç tarafı denizle kaplı yurdumda gidecek deniz bulamamak.. Hani " geçse de yolumuz bozkırlardan, Denizlere çıkar sokaklar.. " diye sokakları çınlattığımız şiarımız..

"Deniz" diyorum; hayata benziyor. Ve o denizde, boğulması gereken sen değilsin. Yeter ki, damlası ol deryanın. Hayatın ve halkın durdurulmaz akışına karış. Teni ve yüreği yanık bir insan olursun o zaman. Ki damla da sensin, derya da sen. Ve dalgalarınla şahlanıp, şu hayatın üzerinde salınanları boğarsın..

Fırtına vaktidir. Hava rüzgar topluyor usul usul ve derinlerde dalgalar çoğalıyor. Büyüyor bir kasırga bu deryada. Damlaya damlaya büyüyor bu denizin öfkesi..

"Hayat", diyorum; en çok denize benziyor.
Ve bu macerada belki de Hayyam haklıdır herdaim;

"...Gönlüm dedi ki; ben sadece bir damlayım deryada
Ben neredeyim, derya nerede diye sordu daima
Böyle derken, bir gün deryaya kavuşunca gönlüm
Gördü ki, kendinden başka bir şey yoktu orada..."

08.Ocak.2010
Kerem Porazan

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 85
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1151
Kayıt tarihi
: 17.12.09
 
 

Ben; Bize doğduğumuzda aşılanan, çevremizdeki evrenle aramıza bir sınır çeken, evrenden ay..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster