Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

23 Ağustos '07

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
1682
 

Ateist bir matematikçiden "AKP'ye destek"

Ateist bir matematikçiden "AKP'ye destek"
 

İki haftadır Ali Nesin hakkında bir şeyler yazmak istiyorum. Özellikle son Matematik Köyü vakasından sonra aklımın bir köşesinde duran bir konu.

Ali Nesin hep yakından takip etmeye çalıştığım bir insan oldu. Özellikle babasının vefatından sonra, gerek vakıf adına yaptıkları gerekse de sorumlu bir birey olarak Türkiye gündemine dair zaman zaman gösterdiği tepkiler hep ilgimi çekti.

Aziz Nesin’den kalan vakfı idare etmek konusunda önemli bir başarı gösterdiğini mutlulukla takip ettim. Bir akademisyen ve matematikçinin, icra gerektiren bir görevde başarılı olamayacağına dair korkum, Ali Nesin’in matematiği kâğıt üzerindeki formüllerden yaşamın pratiğine döküşü ile kayboldu.

Aziz Nesin’in ölümünde vakfın sahip olduğu gayrimenkul sayısı 3 iken, Ali Nesin’in çabaları ile 23’e çıktı. Ve bu gayrimenkullerden elde edilen gelirler, vakfın giderlerinin dokuzda birini karşılar hale geldi. Ancak Ali Nesin’in benim en beğendiğim yatırımı ceviz ağaçları olmuştu. Vakfın 22 dönümlük arazisine ceviz ağacı dikilmişti ve yirmi yıl sonra ağaçlardan yılda 20.000 dolarlık gelir elde edileceği, ancak esas yüz yıl sonra ağaçların kerestelerinde elde edilecek gelirle birkaç Nesin vakfı kuracak kazanç sağlanacağı tahmin edilmekteydi.

Ali Nesin’in bu işletmeci yönünü ama belki de daha çok idealist yönünü gösteren örnekler dışında, siyasete dair çıkışları da oldukça dikkat çekiciydi.

Ali Nesin'in aydın yönünü gazetelere yansıyan bir tartışma haberi üzerine fark etmiştim. Ali Nesin dünyaya siyah ve beyaz olarak bakmıyordu. Ve kimliklerin özünü etiketlerinden daha fazla önemsiyordu. Ali Nesin’i siyasi duruşu ile vitrine çıkaran tartışma, sanat galerisi sahibi Nevzat Metin, şair Nihat Behram ile oyuncu Demir Karahan arasında geçmişti. Bir yemekli ve içkili görüşmede Ali Nesin AKP’nin AB uyum yasaları çabasını övmüş ve bunları “devrim yasaları” olarak nitelemişti. Masada oturan diğer kişiler ise, yasaları devrim değil, ulusal onuru zedeleyen uğraşlar olarak değerlendirmiş ve Ali Nesin’i babasını Sivas’ta yakmak isteyenlere destek çıkmakla suçlamışlardı. Medyada yer alan haber sonrasında Vakfa yönelik bağışlarda düşüş yaşandığı da dile getirilmişti.

Ancak Ali Nesin, bu duruşundan vazgeçmedi ve en son 27 Nisan muhtırasından sonra, 500 yazar, akademisyen, hukukçu, hekim ve sanatçının imza attığı “Yurttaş Bildirisi”ne katkı sunarak, askerin demokrasiye müdahalesine karşı çıktığını ve sorunların daha fazla demokrasi ve özgürlükle çözülebileceği fikrine katıldığını gösterdi.

Seçimler sonrasında Ali Nesin’in ismi Şirince’de kurmak istediği Matematik Köyü’ne yönelik engellemelerle duyulmaya başlandı. Bürokrasi tarafından, herhangi izin girişiminde bulunulmayan bu faaliyet için, önce imar izni olmadığı, sonra eğitim izni olmadığı, sonrada elektrik kullanım izni olmadığı için engellemede bulunuldu. Ve şu an Aziz Nesin ve öğrencileri Şirince’de ormanlık alanda çadırlarda matematik uğraşlarına devam ediyorlar.

Aslında olaya düz bakanlar için, Ali Nesin’in destek çıktığı AKP tarafından kösteklendiği söylenebilir. Ancak ne yazık ki, olaylar genelde ilk göründüğü gibi değildir. Bazen olayın sergilendiği sahnenin perdesini tamamen açmadan gerçeklere ulaşmakta zorlanırsınız.

Ali Nesin’in, herhangi bir belge, sertifika ve diplomaya dayanmayan, Tübitak ve benzer kuruluşlarca sponsorluğu üstlenilen eğitim faaliyetine yönelik engel, Türkiye’de her şeye devletin müdahalesini öngören bir anayasa ve yasalar manzumesinin eseri idi. Hani şu AKP’nin AB’nin mevzuatına uygun hale getirmeye çalıştığı mevzuat yapısının. 12 Eylül Anayasası ve peşinden gelen yasalar, toplumun başıboş bırakıldığında her zaman devlete başkaldırdığı öngörüsü üzerinden, toplumun attığı her adımı kontrol alacak şekilde tasarlanmıştı.

80’li yıllarda dernekler yasası, toplantı ve gösteri izinleri, eğitim mevzuatları, parti ve siyasi örgütlenme kuralları hep, iki kişinin bir araya gelmesinin suç unsuru barındırma olasılığına göre düzenlenmişti. 90’li yıllardan itibaren ise mevcut yasal mevzuat, bu kez yükselen dini hareketlerin kontrole alınması için kullanılmaya başlandı.

İşte bu noktada, hangi niyetle yaparsa yapsın, sistemi demokratikleştirme uğraşına girişen AKP’nin olaylara objektif bakan kişilerce desteklenmesi son derece doğal bir gelişmeydi. Ali Nesin bu objektif kişiliğe son derece iyi bir örnek. Bu kişiliğini son olarak 20 Ağustos tarihinde Sabah Gazetesinde Balçiçek Pamir’le yaptığı röportajda bir kez daha sergiledi.
Röportaj: http://www.sabah.com.tr/2007/08/20/

Ali Nesin herhalde en az ortalama bir AKP’li tarafından sevilir bir insandır. Ateist yapısı bilinen bir gerçek. Bu şekli ile matematiği çözmüş ama sayıların arasında siyasi bilincini kaybetmiş demekte mümkün belki ve çoğu solcunun bu şekilde değerlendirdiğinden eminim. Hatta bu röportajı okuduktan sonra, bizim blog ortamımızda da, "Bir ateistten türbana destek", "İranda solcular Humeyni'yi, Türkiye'de Ali Nesin AKP'yi destekledi" tarzı yazılar bekledim ama henüz gözüme çarpmadı.

Ancak Ali Nesin Türkiye’nin sorunlarını gündelik basit çekişmelerin ötesinde görebilen ve Türkiye siyaset krizinin kökenine inebilen bir insan. Ve bence ülkemin Ali Nesin örneğine yakın çok fazla aydın, sanatçı, akademisyene ama daha da çok, işini iyi yapan, yüreğini çıkara bağlamayan, siyasi kimliğini zihnine türban yapmayan, beynini fikrin derin esintilerine açık tutan insana muhtaç olduğunu düşünüyorum.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Çok güzel ve anlaşılabilir bir açıklamalı yazı olmuş. elinize sağlık. Detay da vermişsiniz. Bu arada yasalardan bahsediyorsunuz uyum yasalarından. Ayni yasalar neden acaba kuran kurslarına bazı vakıfların kurslarına izin veriyor. Bunun açıklamasını da beklemek doğal hakkım sanırım. Ben Ali Nesin'in kişiliğinden çok yapmaya çalıştığı daha doğrusu devam ettirmeye çalıştığı Vakıf etkinliğiyle ilgileniyorum. Kişiler özellikle de son dönem akademiklerinden bazıları insanları yanıltabilir. selamlar.

Ezgi Umut 
 27.08.2007 13:44
Cevap :
Merhaba Ezgi Hanım, ülkemizde uygulamaların eşit olduğundan bahsetmek güç. Bir diğer doğruda, devlet ne kadar herşeyi kontrol altına almaya çalışsa da toplumun da kendine ait bir dinamiği var ve devlet toplum ilişkisinde dengeler önem kazanmaya başlıyor. Genelde sağ partilerin iktidar olduğu bir ülkede, bu iktidarların kendi oy tabanları ile çelişmeyi göze almaları oldukça güç ve bu sebeple yasaların uygulanmadığı örneklere rastlamak mümkün. Ancak ben bu tip konularda sivil toplumcu bir bakış açım vardır. Çocukların temel eğitim ilkelerini çiğnemediği müddetçe bu tip kursların açılabileceğini düşünüyorum. Ama burada ilk şart bu kursların devlet kanalı ile değil sivil örgütlenmeler aracılığı ile gerçekleşmesi lazım. Merak etmeyin serbest bırakınca herkes buralara akın etmez. Elbette gitmeyi tercih eden olacaktır ama toplum zamanla dengeye kavuşacaktır. Akademisyenlerin insanı yanıltabileceği konusuna katılıyorum ama Ali Nesin benim için bu listede yer almıyor, katkı için tşk, saygılar  27.08.2007 16:07
 

Ali Nesin'i, elimden geldiğince bende takip ederim. Tabi siyasetide. Doğrusu Akp'nin politikalarına kuşkuyla yaklaşsamda, başlarda banada hoş geldi. Kıbrıs'ta seçime gidilmesi cesurcaydı; ekonomi paketi hoştu; daha da uzatıla bilir. Fakat mevzu Akp'nin mehter yürüyüşü yapıyor olması. Örneğin Kıbrıs'daki, seçim sonuçlarının avantajını yok etti. Ekonominin geleceği belirsiz, çünkü yatırım yapılıyor gibi bir görüntü yok. AB uyum yasaları hep neden son dakika da acele çıkartıldı peki. Yani, Ali Nesin'i severim. Ama gerçeği Ali Nesin'den daha çok severim. Şahsen, matematik köyü işine gelince belki Ali Nesin'in böyle bir beklentiye girmesi olmazdı. Fakat ben şöyle şık bir yaklaşımı tv de; felanca partiliye, filanca vatandaşa laf yetiştiren tüm siyasi ve bürokratlardan beklerdim. _Türkiye için önemli bir adım olacak, elbette bizde devletin ön gördüğü koşulları yerine getirmesine yardımcı olacağız._Diye bir cümle. Çok şey mi istedim?

*!acemice!* 
 26.08.2007 22:59
Cevap :
Sevgili *!acemice!*, söylediklerinizde haklısınız. Bu tip yazılarda görüşlerimi tam olarak ifade etmekte yetersiz kalıyorum. Bu da bazen yanlış anlaşılmalara yol açıyor. Ben Ali Nesin desteklediği için AKP iyidir diye bir sonuç çıksın diye kaleme almış değilim. AKP'nin siyasal yelpazedeki yeri ile benim görüşüm arasında bayağı geniş bir pergel ayağı mevcut. Ben burada siyasi kimliğe göre değil olaylara göre tavır almayı övmeye çalıştım. Bunu AKP'nin her yaptığını olumsuzlayan zihniyeti eleştirmek için yaptım. Ama AKP'nin adımlarını yeterli bulduğumu ifade etmek istemedim. Söylediğiniz konularda haklısınız, Kıbrıs sorunu hala muallakta, ekonomide ağırlıklı olarak sıcak paraya dayanarak gelişiyor. Uyum yasaları da ciddi anlamda ağır aksak ilerliyor ama bu noktada esas suçlu AKP'nin statükocu muhalifleridir bence. Ben son noktada bahsettiğiniz nezaketi ve anlayışı sergileyecek ne bir siyasetçi ne de bir bürokrat göremiyorum, buna AKP'lilerde dahil, katkı için teşekkürler, saygılarımla  27.08.2007 11:14
 

Yazdıklarınız gerçekten de mükemmel olmuş.Zaten;benim bloglarıma bakarsanız bazı örnekler var,ama zamanınız yoksa da sağlık olsun.Ayrıca;yazdıklarınız gerçekten de çok mantıklı,tebrik ediyorum sizi ve sizin gibi düşünenleri.

41 quapot 41 milliyet blogun anarşisti! 
 26.08.2007 12:46
Cevap :
Sayın Ali Erdi Karabalık, bloglarınıza göz attım. Henüz yeni bir arkadaşımızsınız. Bu sebeple şu ana kadar fark etmemiştim. 2000 kusur yazarı aynı anda takip etmek mümkün olmuyor ne yazık ki. Sizinde yazılarınızda haklı olduğunuz çokca nokta var. Aslında birbirimizle aynı şeyleri düşünmeyebiliriz ama mevcut sistem- 12 Eylül ve onun anayasası- siyaseti zapturapt altına almış durumda. Ve bu sistem tek fikir dışındakilere düşman gözüyle bakıyor. Önceliğimiz siyasetin özgürleşmesi olmalı bence. Ülkemizi kısır çekişmelerin dışına çıkarıp, geleceğe umutla bakabilmesinin tek yolu düşünceye özgürlüğün, halkın egemenliğine saygının sağlanmasıdır. Katkınız için teşekkür ederim, saygılarımla,  27.08.2007 8:43
 

Ali Nesin'i öylesine güzel anlatmış ve özetlemişsiniz ki elinize sağlık. Sevgilerimle..

Zevzek 
 25.08.2007 13:59
Cevap :
Teşekkür ederim sevgili Haluk Aktaş, yazımı beğenmiş olman beni mutlu etti açıkcası. Olabildiğince, insanların dar kalıplar etrafında örgütlemeye çalıştığı siyaseti, geniş bir yürek ve derin zihin ile ele almaya çalışan Ali Nesin'i anlatmaya çalıştım. Becerebildi isem ne mutlu bana, umarım bu tip insanlar ülkemde çoğalır,  25.08.2007 17:53
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 456
Toplam yorum
: 1881
Toplam mesaj
: 172
Ort. okunma sayısı
: 1278
Kayıt tarihi
: 14.11.06
 
 

36 güneş yılı. 27 yıl G.antep, 9 yıl İstanbul. İstanbul, 90’lı yıllarda yaşandı, bitti.  Hep şe..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster