Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Nisan '17

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
314
 

Chicago Typewriter ilk izlenim

Chicago Typewriter ilk izlenim
 

 Tanıtımları çıktığından beri merakla beklediğim bir diziydi Chicago Typewriter, özellikle oyuncularından dolayı bekliyordum. Bütün yakışıklı oppa'lar toplanmış dizide. :)

Ben 1930- 1940 temalı dizileri ve filmleri çok sevdiğimden hatta ruhum o yıllara o kadar aitken nasıl oldu da 92'de doğup bu berbat döneme denk geldim diye üzülüyorum. Chicago Typewriter'ın bir kısmı da 1930'larda geçtiği için izlediğim bütün dizileri yarım bırakıp bu diziyi izledim. Şimdilik dizi hakkında yorum yapmak çok erken -4 bölüm yayınlandı daha- olsada ben 3 bölümü bitirdim ve beğendim bile.  Övmek için de duramadım ama önce dizi hakkında bilgileri vermek istiyorum.

Chicago Typewriter

Tür: Romantik, Komedi, Fantastik

Yönetmen: Kim Cheol-Kyu

Senarist: Jin Soo-Wan -Kill Me Heal Me senaristi-

Yayıncı: tvN - bu da Kore'nin Netflix'i gibi, neredeyse bütün güzel diziler buradan çıkıyor -

Daum: 6.8

Bölüm Sayısı: 16

Yayın Günleri: Cuma & Cumartesi - 20:30

Oyuncuları:

Yo Ah-In (Han Se-Joo)

Dizide ünlü görünüşüne ve tonlarca hayrana sahip kitapları çok satan ünü yayılmış ama içinde çok depresif ve kimseye güvenmeyen bir yazar.

Lim Soo-Jung (Jeon Seol)

Dizide her şeyi yapan (Do Anything) aynı zamanda veteriner olan ama veterinerlik yapmayan, eskiden Han Se-Joo'nun hayarını olan fakat şimdi anti-fan olan bir karakter.

Go Kyung-pyo (Yoo Jin-oh)

Zeki bir yazış sitiline ve ince mizah tarzına sahip, jazz müzik ve antikaları seven hayalet yazar karakterine sahip. - Jealously Incarnate dizisindeki saf ve "ev işi yapan ideal husband" halinden sonra kilo almış gibime geldi, yanakları dolgunlaşmış ve saçları uzamış -

Kwak Si Yang (Baek Tae Min)

Han Se-Joo'nun rakibi olan roman yazarı ve profesörü canlandırıyor. Güney Kore Edebiyat dünyasının en iyi yazarlarından birisinin oğludur. - Kwak Si Yang'ın Oh My Ghost'taki Seo Joon olduğuna 3.bölümde emin olabildim, güzelim gencecik yüzüne ne olmuş, saçlarından falan herhalde yüzü de daha zayıftı sanki -

Diğer Oyuncular:

  1. Jo Woo-jin (Gal Ji-seok)
  2. Cheon Ho -jin (Beak Do-ha)
  3. Yang Jin-sung (Ma Bang-jin)
  4. Jeon Soo-kyung (Wang Bang-wool)
  5. Kang Hong-suk (Won Man-hae)
  6. Ji Dae-han (Won Man-hae)
  7. Jo Kyung-sook (Hong So-hee)

Konusu:

Dizi 1930'lu yıllarda Japon sömürgesi altında yaşayan ve reenkarnasyon ile günümüzde tekrar dünyaya gelen yazarları anlatmaktadır. Günümüzde bu yazarlardan birisi kitapları çok satan bir yazar, biri gizemli bir hayalet yazar ve diğeri ise kitapları çok satan yazarın anti-fanı olarak yaşamaktadır.

Bu kadar bilgiden sonra dizi hakkındaki izlenimlerime geçebilirim, henüz izlememiş olanları baştan uyarayım spoiler içeren bir yazı olacak. Spoiler vermeden yazmanın da zaten hiç bir keyfi yok. :)

Ben diziyi 3.bölüme kadar anlayamadım, ya benim algımda bu aralar problem var ya da dizi merak unsuru ile diziyi izlettirmeyi amaçlıyor. Diziyi izleme sebeplerimden birisi Go Kyung-pyo idi. İlk bölümde gözüm kendisini aradı ama gözükmedi. Tamamen ortaya çıkması 3.bölümdeydi. Hatta 3.bölüme kadar ben kendisini cidden kimsenin göremediğini sadece Han Se-Joo'ya gözükecek olan bir hayalet olduğunu sandım. - dizinin konusunu okumak yetmiyormuş - 1.bölümde Han Se-Joo imza gününde bir cafe'de gördüğü daktiloya tutuldu, sonra cafe'nin sahibinden daktiloyu satmasını istedi ama adam satmadı. Aynı gece, daktilo kendi kendine yazmaya başladı, bir anda plaktan Jazz müzik çalmaya başladı ve devamı gelen mistik olaylar olunca adam korkup daktilodan kurtulmak için daktiloyu Han Se-joo'ya hediye etmeye karar verdi. Sonra 3.bölümde Yoo jin-oh Han De-Joo yerine daktiloda yazı yazarken Jazz müzik çalınca böyle böyle bir kanıya vardım. Dizinin aslında daha konusu tam oturmadı gibi, yorum yapmak için çok erken ama 3.bölümdeki dans sahnesi, kıyafetler falan derken büyülendim resmen.

- Allahım Twist yapan Koreliler, çok şirin <3>

Aslında şimdi aklıma gelmişken, nedense Han Se-Joo tehlikedeyken bir minnoş beyaz tüylü köpek beliriyor Jeon Seol'un karşısında ve onu Han Se-Joo'nun evine götürüyor, kapılar kendiliğinden açılıyor eve girmesi için. Bu köpeğin içine bir hayaletimsi varlığın girdiğini izleyenler bilir. O neydi şimdi? Çok aklıma takıldı, ilk izlediğimde Yoo Jin-oh sanmıştım yine ama sanki başka bir şey var. O Şeyde Han Se-Joo ile Jeon Seol'un birlikte olması veya karşılaşmaları için çabalıyor. Bu köpeğin dışında başka etkenler de var ama henüz adlandıramadım, belki de kader ne de olsa tarih tekkürrürden ibaret. İlerleyen bölümlerde bu üçlünün hikayesini daha detaylı öğreneceğiz.

Bir de anladığım kadarıyla, Yoo Jin-oh sanırım geçmiş hayatında da Han Se-Joo'ya yardım etti, belki yine onun yerine hikaye yazdı. Yoo J,n-oh bir bölümde geçmiş hayatında günahkar olanların bir sonraki hayatlarında yazar olduklarını söyledi, Han Se-Joo nasıl bir günah işledi de tekrar yazar olarak reenkarne oldu. Bir de Yoo Jin-oh nasıl oluyorda Han Se-Joo'nun yazmak isteyip ama kelimeleri toparlayamadığından yazamadığı hikayenin aynısını yazıyor. Han Se-Joo'nun da dediği gibi nasıl aklından geçen kurguyu bilebiliyor. Yada neden tüm karakterler yine aynı şekilde reenkarne oldu?! Öğrenecek çok şey var ve ben her detaya takılıyorum.

Bir şeyden kesin eminim o da Jeon Seol ve Han Se-Joo birlikte olacak, geçmişte de bir aşk hikayeleri var gibi. Şu resimde Jeon Seol'un söylediği cümle bugüne kadar duyduğum en mantıklı cümleydi, kitaplarda teselli bulan bir insan aynı ben işte. 3.bölümde Jeon Seol ve Han Se-Joo birlikte kaçarlarken, köşeye sıkışınca adamalr bunların yüzünü görmesin diye Jeon Seol Han Se-Joo'u öptü ve öptükten sonra sakın burdan bir aşk anlamı çıkarma gibi bir şey söyledi. Fakat Han Se-Joo için çoktan başlamış gibi duruyordu. Ayrıca son bölümü izledim Jeon Seol şimdi ne için söylediğini hatırlayamadığım geçmiş hayatımda sevdiğim birini incitmiş olmalıyım dediğinde ekranda Han Se-Joo belirdi, acaba bir şekilde ölümüne sebep olmuş olabilir mi diye deli gibi kuruyorum kafamda. bir de Jeon Seol bana daha böyle milliyetçi gibi geldi diğerlerine kıyasla. 3.bölümde elinde kan vardı, acaba yaralanan kendisi miydi yoksa başkasının kanı mıydı?

- Şu adamı görünce aynı böyle oluyor, bir kalpler çiçekler falan -

 Soracak bir dünya sorum var, cevapları almak için izlemeye devam etmeliyim. Umarım bizi hayal kırıklığına uğratmaz bu dizi, bugün nedense maşallah dedğim ölecek gibiymiş gibi bir his var içimde. Elimi attığım şey elimde kalıyor, o çok sevdiğim Goblin dizisi bile sonuna doğru ne bu şimdi dedirtmişti. Umarım bu öyle olmaz, hep aynı şekilde romatik, gizemli, komik ve fantastik kalır. İçinde böyle bütün duyguları barındıran bir dizi, bir an Han Se-Joo'nun kendini beğenmişliğine sinir oluyorsunuz ama Jeon Seol ile yanyana gelince kendini beğenmişliği sempatikleşiyor. Jeon Seol zaten aşırı şirin birisi özellikle gülünce ve çok duygusal bir insan. 4.bölümde veterinerliği neden bıraktığını anlatınca kıza sarılıp teselli edesim geldi. Yo Jin-oh sanki her şeyi biliyormuş gibi bir his veriyor bana hatta son bölümü izledim dğn kesinlikle biliyor. Gizemli bir karakter olmasından dolayı sanırım bana bu hissi veriyor. Ama anladığım kadarıyla dizide sempatik ve iyimser bir tip olmayacak. Falcı kadın şeytani bir şey yaklaşıyor diyip kızından kırmızı fasulye isteyince Yo Jin-oh falcı kapıyı açmadan kaçınca anladım. 

 Bu üç karakterin geçmiş dönemdeki ve şimdinin dönemindeki olan dostluklarını çok merak ediyorum, çok macera dolu bir arkadaşlıkları var gibi. Şimdilik benim izlenimlerim böyle, daha 4 bölüm izledim hakkında konuşmak için erken ama bu diziye çok ısındım o yüzden de hemen övmek istedim. Umarım dizi hep böyle güzel gider de hayal kırıklığına uğratmaz. İlk izlenim için çok geç iyi yorum yapmak için de çok erken ama benim dizi hakkındaki düşüncelerim böyle. Kesinlikle izlemeye değecek bir dizi. :)

 

 

Nedim ÜSTÜN bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

...ilk 10 dakika... fena değil...izlerim gibi görünüyor...:))...teşekkür ettim...eyvallah...

Nedim ÜSTÜN 
 20.04.2017 22:09
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 25
Toplam yorum
: 12
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 238
Kayıt tarihi
: 29.04.15
 
 

Işık Üniversitesi, Uluslararası İlişkiler mezunuyum. Erken mezun olmuş biri olarak mesleğime henü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster