Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

19 Ekim '12

 
Kategori
Sağlıklı Yaşam
Okunma Sayısı
106291
 

A kan grubuna göre beslenme (IV) / ''Beslenmenin Diyalektiği'' (26)

A kan grubuna göre beslenme (IV) / ''Beslenmenin  Diyalektiği''  (26)
 

Lina Golan


A kan grubuna göre beslenmenin son bölümünde; tahıllar ve ekmekler, sebze, meyve ve baharatlardan ve de muhtelif içeceklerden bahsedeceğiz.


TAHILLAR:
A kan grubuna sahip olan kişiler, özellikleri gereği, tahıllar konusunda , buğday dışında, bir sorunla çok az karşılaşabilirler...Genelde tahıl ürünlerini tüketirken, işlenmemiş, bütün olanlarını tercih etmeleri yararlarınadır. Günde iki defa bu ürünleri rahatlıkla tüketebilirler. Mısır unu, akdarı ve yulafı da öğünlerine katmalıdırlar.

Buğday, süt ürünleri gibi, asidik özelliğinden dolayı, mukoza salgılarını çoğalttığı için, mukozaya bağlı olarak ortaya çıkan, astım gibi solunum sorunları ve enfeksiyonlara yatkınlığı arttırdığı için,her insan kendi özelinde bu durumu sınayarak, buğday ve ürünlerinin tüketim miktarını kendileri saptayabilir.

Buğdayı tüketmek  vücudun asit üretmeye olan yatkınlığını arttırdığı için, alkali özellik taşıyan besinlerl daha fazla tüketerek, bu durumu nötr hale bilinçli bir şekilde getirmeye çalışmalıyız.

Vücudumuzun asit / bazik dengesini, örneğin;  şeker oranı düşük ve aynı zamanda düşük asitli meyveler ve  ağırlıklı olarak alkali sebzeler aracılığıyla sağlamalıyız. Tercihen asit değeri sekiz ve üstü ( Ph 8- 8,2) bir bardak suya  (bulursan temiz yağmur suyu tercihtir.) yarım limonu süzgeçden geçirmek kaydıyla  sıkıp, kahvaltı öncesi içerek, vucuda alkali ve de  antioksidan doğal bir destek de sağlamış  oluruz, ve günde en azından  5-6 bardak  alkali su ya da  arınmış  ve yarım saat bir kapta dinlendirilmiş şebeke suyu içmeyi de ihmal etmeyerek!...

Zaten söz konusu edilen, midedeki asitlilik durumu değil, kaslardaki bir dengedir. A kan grubu, avcı 0 kan grubunun tam tersi özellikler gösterir. Örneğin; kepeksiz buğday 0 kan grubu için bazik özellik gösterirken, A kan grubu için, asidik özellikler gösterir. A kan grupları için en iyi pozisyon, 0 kan grubunun aksine, kas dokularının biraz bazik olmasıdır.

Porsiyonu bir kase kabul edersek; uygun olanlarından, Kafkas kökenli A grupları haftada, 5-9 porsiyon, Asya kökenli A kan grupları haftada, 4-8 porsiyon ve Afrika kökenli A kan grupları da haftada, 6-10 porsiyon tüketebilirler.

Ayrıca ek olarak, yulaf, çavdar, pirinç unu yararlı kategoride olup, nötr olarakda arpa unu, gluteni alınmış unları ve pirinçleri de, haftada genel olarak, 2-4 porsiyon kase olarak tüketebilirsiniz...

ÇOK YARARLI: Esmer buğday, esmer bulgur, Horoz ibiği tohumu ( Amaranthus tricolor)

NÖTR: Arpa, yulaf ezmesi, yulaf kepeği, pirinçler, pirinç kepeği, kızıl buğday

SAKINCALI: Buğday, bulgur, buğday kepeği, mısır nişastası...

EKMEKLER VE ÇÖREKLER:
Ekmekler, kurabiye ve çöreklerle ilgili tablosal değerler, tahıllar gibidir. Aşırı mukoza salgısı yapıyor ve şişmanlatıyorsa, size gene bu tahıl ürünlerini önermeyiz. (Ayrıca  dayanmaları için bol katkı maddesi ve maalesef insülin ve leptin direnci oluşturan  ucuz mısır şurubu kullanılan büskivi, çörek, kek vb paketlenmiş ürünleri de dikkatle ve bilinçle kullanalım.)

 Soya unu ve pirinç unu içeren ürünleri ve glutenin yansızlaştığı, çimlendirilmiş buğday içeren ekmekleri öneririz.

ÇOK YARARLI: Essene ekmeği, Ezekiel ekmeği, çimlendirilmiş buğday ekmeği, soya ekmekleri, pirinç kekleri...

NÖTR: Yulaf ekmeği ve çörekleri, gluteni alınmış buğday unundan yapılmış ekmek (İstanbul halk Ekmek üretiyor.) tam çavdar ekmeği, kızıl buğday ekmeği, akdarı ekmeği, mısır çöreği, esmer pirinç ekmeği...


SAKINCALI: Beyaz ve kepekli buğdaydan yapılan ekmekler ve çörekler, yüksek proteinli ekmekler, karışık tahıl ekmekleri, hamursuz ekmeği, İngiliz çöreği...



Ekmekleri bir dilim porsiyon, çörekleride bir adet porsiyon olarak kabul edersek; ortalama her grup haftada 2-5 dilim ekmek ve haftada 1-2 adet çörek tüketebilirler. (Zoru yazmak da zor oluyor, ancak verilen mesaj; ekmekten ve unlu mamüllerden, çok çok uzak durmayı içeriyor.)

SEBZELER: Antioksidan özellikler gösteren, mineral ve vitaminlerce büyük bir zenginliği bünyesinde taşıyan sebzeler, A kan grupları için yaşamsal bir öneme sahiptirler.
Sebzelerin bu özelliklerinden en üst düzeyde yararlanmak içinde, onları elden geldiğince taze ve bekletmeden, doğal hallerine sadık kalmaya çalışarak, çiğ, az pişmiş ve buharda pişmiş şekilde ya da kendi suyunda, kısık ateşte yavaş yavaş pişirmekte yarar vardır.

Bu şekilde doğallığını, lezzet ve besleyici değerlerini de korumuş oluruz. (Sebzeleri, bol yağda kızartmak, onları trans yağ cehennemine dönüştürmek(!) , kızgın alevde sotelemek, yüksek ateşte ve bol suda hızla kaynatarak ya da kavurarak pişirmek, bizce, kötü bir uygulamadır)

A kan gruplarına sebzelerin çoğu üygundur... Onların hassas midelerini tahriş eden, patlıcan, biber, domates ve salamura fermente olmuş zeytinler bunun istisnasıdır!...

Ayrıca bazı A kan gruplarının, patates ve lahanalardaki lektinlere karşı çok hassas olduklarıda gözlemlenmiştir...Domatesdeki zararlı lektinler, A gruplarının bu sebzeden elden geldiğince uzak durmasını gerektirmektedir ( ki kökeni bizim coğrafyamız olmasa da, biz onu çok severiz...) !...

Peter J.Adamo; domatesin kanı ağdalaştırması nedeniyle, ''Panhemagletunna'' olarak nitelendirilen bir gıda olduğunu, 0 ve AB gruplarının bu maddeye karşı antikor üretmediklerinden, bu grupların bu ürünü tüketebildklerini, ancak birçok domatesin A ve B kan grupları için zarar verici olduğunu vurgular.

Antioksidanların anormal hücre bölünmesinin engellenmesine katkı sunması ve genel olarak bağışıklık sistemini güçlendirmesi, Brokoli'nin bu özellikleriyle gözde bir sebze olmasını sağlamıştır.


Ispanak, havuç, Helvacı kabağı da, A kan grupları için gözde sebzeler grubundadır.

Havucu hafifçe  buğuda pişirerek yerseniz, ondan en üstün verimi alırsınız.

A kan grubuna genelde lahana gibi zararlı olan patatesi (ki pişerken zararlı bakteri üretmeye başlar, birde tavukla pişirirsen vede bekletirsen, vay haline! ) yememeye çalışmak, yenirse de, aynı öğünde tüketmek ve kesinlikle bekletmemek gerekir. Zaten kızartmasının ve gevreklerinin 12-13 yaşındaki çocukların bellerinde ve bacaklarında yarattığı hasarı görmemek olası değildir!...

Yemeklerde bol bol , antioksidan özellikler taşıyan , hastalıkları defeden Sarmısağı,  taze zencefili önemseyip kullanın. Sarmısak en çok A kan gruplarına katkı sunar. Sarı soğanda...

Soya ve soya ürünlerini önemseyin, mutfak kültürünüze sokun...(Soya deyince filizi ve ordan çimlendirilmiş ürünler aklıma geldi. Rahmetli Müheyya İzer ablamız, size uygun olan , çimlenmeye müsait tüm tahıl ve bakliyatı 2-3mm gibi çimlendirip, onun içindeki yüksek sinerjiyi ortaya çıkarıp, farklı lezzetlerde ve olağan üstü besin gücünde yepyeni besinler elde edebileceğimizi, 1980'lerde söyleyip, bizlere miras bırakmıştı. Toprağı ışıkla dolsun.)

Bizim kültürümüzde pek yer almayan Tofu'yu, fazla yememek kaydıyla (beraber pişirildiği sebzelere uyum sağlar.) zencefil, sarmısakla çok hafif soteleyerek tüketebilirsiniz.

Soya ve ürünleri (genetiğiyle oynanmamış olmak kaydıyla) , haftada 4-6 fincan porsiyon(180-240gr.) olarak tüketilebilir .Menapoz dönemindeki hanımlar ve hormonal sorunları olanlar, ilaç alanlar, gene de bu doğal gıdaları, doğal östrojen hormonu içerdiğinden, doktora danışarak tüketmelidirler. Soya  ve organik sütü, çok yararlı ve özel ürünlerdir.... Kemik erimesinden diyabete, bazı böbrek hastalıklarından, kalp ve damar sorunlarına kadar katkı sunabildiği gibi, tıbbi olarak desteklenmiş bir gıdadır. Bu yüzden Soya ayrıca , dikkatlice incelenmelidir!...Ve iyi kalite, organik sütünü bulursanız  günde bir bardak tüketmeye çalışın.

Sebzeler çiğ olarak, haftada 2-5 fincan arası , pişmiş olarak da, 3-6 fincan arası tüketilmelidir.Afrika kökenliler, çiğ 3-6 fincan, pişmiş olarak, 1-4 fincan arası tüketebilirler.


YARARLI: Brokoli, enginar, bamya, havuç, pırasa, sarmısak, maydanoz, şalgam, ıspanak, hindiba, yer elması, kırmızı soğan, sarı soğan, pazı, bayır turpu, helvacı kabağı, pancar yaprağı ve Tofu.


NÖTR: Karnabahar, kereviz (ezik ve çürük yüzeyli olmamasına dikkat!...), yeşil soğan, salatalık, kuşkonmaz, marul, Frenk maydanozu, mısır, avakado, turp, balkabağı, taze hardal, yeşil zeytin ve deniz yosunu.


SAKINCALI: Patlıcan, yeşil biber, kırmızı biber, sarı biber, domates, pates türleri, kırmızı lahana, beyaz lahana, Çin lahanası, Lima fasulyesi, salamura siyah zeytinler ve çiftlik mantarı.


MEYVELER: A kan grubuna bağlı insanlar, günde üç kez meyve yemelidir...
Bütün meyveler A kan grubuna hemen hemen uygun olmakla beraber, gene de bazik olan, fazla asitli olmayan, ananas, erik, şeftali, böğürtlen gibi meyveleri tercih etmekle, tahılların kaslarda oluşturduğu asidik yapıyı dengelemeye katkı sunmuş olursunuz...

Kavun bazik olmasına rağmen, bazı türleri (şişiren!..), A kan grubunda sindirimi zorlaştıran etkiler yaratabilir. Mango, Papaya gibi, bizde daha çok karışık konsantre suları satılan bu meyveler de, A kan grubuna yararlı olmazlar... Halbuki bu meyvelerde bulunan enzimler, diğer kan gruplarına yararlı olabilmektedir. Bunların yanısıra, ananas, ülkemizde çok fazla tüketilme alışkanlığı olmamasına rağmen, A kan gruplarının sindirim sistemine mükemmel katkılar sunan bir meyvedir. Çok yumuşak ve aşırı olgunları dışında, özel bir lezzete sahip olan bu meyveyi, bu grup insanlarının tüketmesini , şiddetle öneriririm.


 İthal muz ve portakaldan uzak durulmasında fayda vardır...Portakalın asidi her nedense, mide çeperlerine zarar verir. Asidik olan greyfurtsa ilginçtir, tam ters etki yaratır.

Limon'da mükemmel bir antioksidan meyve olarak, A kan gruplarının sindirimine katkı sunup, sistemde oluşan mukozayı temizler. Muz'da bulunan bir lektin ise, bu grubun sindirim sistemine zararlı olabilmektedir.

Tekrar anımsatarak, sağlıklı A grupları  sabahları, yarım limon sıkılmış, ılıkça bir bardak  tercihen alkali suyu içip, yarım saat sonra yapılan kahvaltıyla güne başlarlarsa, ağır çalışan sindirim sistemlerine, gece boyu biriken mukozaların atılmasına ve boşaltım sistemlerinin daha iyi çalışmasına, ciddi  katkı sunarlar!...

Yararlı ve nötr, tüm meyvelerden, bir adet yada 100-150gr bir porsiyon kabul edilerek, günde 1-2 porsiyon tüketilmeleri önerilir...

 

 ÇOK YARARLI: Kayısı, ananas, limon, kiraz, greyfurt, erik çeşitleri, taze İncir, kuru İncir, kuru erik, kuru üzüm, yaban mersini ve böğürtlen.

NÖTR: Elma, şeftali, çilek, yeşil üzüm, siyah üzüm, kırmızı üzüm, armut, karpuz,kavun...  (Bu iki meyvenin çeşidi ülkemizde çok bulunduğu için, herkes kendi deneyiyle, hazım sorunu yaratmayan az zarar verenini bulmaya çalışmalı. Örneğin; ben, bazı karpuzları sindiremezken. bazı yerli türlerde hiç sıkıntı yaşamam.) Trabzon hurması, kivi, nar, ahududu ve kuş üzümü.

SAKINCALI: Muz, portakal, mandalina, mango, Van kavunu ve hindistan ceviz.

BAHARATLAR: A kan grupları baharatları rahatlatıcı ve lezzet verici olmanın ötesinde, kendi kan gruplarının bağışıklık sistemlerine çok önemli destekler veren uygun karışımlar bütünü olarak görmelidir.

Bizde çok bilinmese de, örneğin; soya çıkışlı, Tamari, Miso ve Soya sosu gibi baharatlar, insana yararlı olabilmektedir. Zencefil çayının insana katkısı, ayrı bir çalışma konusu olabilir.

Sirkeler midenin iç çeperine zarar verdiği için elden geldiğince, üzüm ve balzamik sirkelerden uzak durmalı. Bulunursa, İyot ve başka minerallerce zengin olan Kelp'i kullanmaya çalışmalı, çikolata ve şekeri de az ölçeklerde tüketmeye çalışmalı,  az miktarda siyah çikolata (Bitter ve mısır şurupsuz...) her zaman tercih edilmeli.

Yararlı baharatlar ve çeşniler; Sarmısak, zencefil, arpa maltı, soya sosu, Tamari ve Miso ve hardal olup, sakıncalı olanlar da, sirkeler (evde yapılan elma sirkesi denenebilinir.), kırmızı ve kara biber, jelatin, karışık baharatlı et sosları, ketçap ve mayonez olarak karşımıza çıkmaktadır. Bunların dışındakileri nötr olarak kullanabilirsiniz.

Ayrıca istisna olarak,  tercihen gene ev yapımı, bir tatlı kaşığı elma sirkesi, bir tatlı kaşığı çiçek balı ( karışım baziktir.) bir bardak suda karıştırılıp,  sabah kahvaltıdan yarım saat önce  ve günde bir kez olmak kaydıyla, başta kalp kası olmak üzere, tüm kaslara katkı sunan bir içki olarak içilebilir.

ÇAYLAR VE İÇECEKLER:
A kan grubuna, yeşilçay, yasemin çayı, kahve, zencefil, papatya, kuşburnu, kediotu, Akdiken(Alıç), Ginseng, Dul avratotu, Boy Otu, Binbirdelik otu ve Alfa-alfa çayları ve kırmızı şarap (bir bardak/gün) yararlı olup; siyah çay, mısır püskülü, Ravent, bira, likörler, maden sodası ve sodalı meşrubatlar sakıncalıdır. (Ancak gazı alınarak, maden suları içilebilir.)

Günlük şeker ihtiyacımız ençok 30 gramdır. Her türlü gazlı ve şekerli (ve en kötüsü mısır şuruplu kola tarzı içeceklerden (her kutu ya da şişede 34-54 gram arası şeker vardır!...) uzak duralım ve çocuklarımızı da bu konuda bilinçlendirelim.

 15.Ekim.2012 /  Salem - Massachusetts

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 409
Toplam yorum
: 729
Toplam mesaj
: 163
Ort. okunma sayısı
: 2153
Kayıt tarihi
: 12.03.07
 
 

İstanbul doğumluyum. Sağlıklı beslenme, yüzme, doğada yürüyüş ve çevre özel ilgi alanlarım. Şiiri ve..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster