Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Mart '09

 
Kategori
Doğal Hayat / Çevre
Okunma Sayısı
31
 

AB ve Su Kriterleri

AB ve Su Kriterleri
 

Malum, Türkiye olarak AB'ye girmek için sürekli bir çırpınış içindeyiz. İyimi olur, kötümü olur; konuşmak için daha erken ve bu durum kişiye göre değişiklik gösterebilir doğal olarak. Fakat birçok konuda AB bir standart getirmiş ve bu standartları üyelik başvurusu yapan ülkelerden de istiyorlar. Suyun da bir AB standartı var. İçme suyumuz, su kaynaklarımız artık AB standartlarına göre bir takım kurallara tabi olacaklar. Aslında uygulanabilirse geç kalınmış bazı önlemler bile bu kuralların içinde var. Bakalım zaman ne gösterecek. Çevre ve Orman Bakanlığı çevre ve su konusunda AB kriterlerine uyum için yaklaşık 4 yıldır bir çalışma içinde. Ve bu çalışmalar sonuçlandığında elle tutulur gözle görülür içme ve kullanma sularından, katı atıklara, deniz ve nehir sularına kadar çok önemli bir takım değişiklikler, katı kurallar uygulamaya girecek. Bazıları şu an uygulanıyor bile. Bazıları ise hala kağıt üzerinde de olsa ele alınmış durumda. Bunların belli-başlı olanlarını aşağıda birkaç madde halinde yazdım. Hoşumuza gitse de gitmese de, işin içinde AB olsa da olmasa da su tüm dünyanın olduğu kadar bizim içinde bizim tahminlerimizin çok ötesinde stratejik, insani ve yaşamsal bir öneme sahip. İşte o maddelerden bazıları: 1- Hiçbir atık ve artık su (evde kullanılan, sanayi, suya karışmış tarım ilaçları vs.) göl ve göletlere, akarsulara bırakılmayacak. Bu maddeye ne kadar uyuluyor bilmiyorum, fakat içtiğimiz suların temiz kalması açısından özellikle göl ve göletlere atık suların bırakılması sağlığımızın en büyük tehditlerinden birisi... Ufak bir not; Türkiye gibi su zenginliğini kaybetmek üzere olan bir ülkede suların 3/2'si arıtılmıyor. Buda çevreye büyük bir zarar veriyor. 2- Göllerden faydalanmak, piknik, yüzme, balık tutma ve avlanma gibi dinlenme amaçlı etkinlikler için göl kenarlarında belirli alanlar ayrılacak ve bu yerlerin tesbitine çevre bakanlığının atadığı yetkili kişiler karar verecek. 3- Temiz su kaynakları (içme ve kullanma) gerekli koruma alanının sınırı 1 km olacak ve bu alanlarda turizm, inşaat, iskan ve sanayi kuruluşlarının arıtma ve depolama tesisleri bulundurma şartı aranacak. 100 metrelik mesafelerde ise yapılaşmaya izin verilmeyecek. 4- Balık, sünger ve diğer su ürünlerinin yetiştirilmesi, kalıntılarının geri bırakılması ve bunun benzeri işlemler limanlarda, koy ve körfezlerde Çevre Bakanlığı'nın iznine bağlı olacak. 5- Temiz su kaynaklarından (içme ve kullanma) balık avlamak ve su ürünleri çıkarmak (midye, sünger vs.) yetiştirmek yasaklanacak. Ayrıca derelerden kum ve çakıl çıkarılmasına da yasak getiriliyor. Yukarıda yazdıklarımız Avrupa Birliği'nde de uygulanan başlıca kriterler. Birde bunların alt maddeleri var. Çevre Bakanlığı bu konuda bir takım çalışmalar yapmış ve yapmaya devam ediyor. Elbette ki bunun yaptırımları da, bir takım cezai müeyyideleri de var. Bunlara Çevre Bakanlığı, Devlet Su İşleri karar veriyor. Fakat bunca yasaklara ve kurallara rağmen dikkat edilmediği de bir gerçek. Bizden istenenler, aslında bizim yararımıza olacak şeyler. Keşke AB olmadan da bu kurallara uyarak suyumuza ve sularımıza sahip çıkabilsek. Yoksa AB bize daha çok kural getirecek...

ETEM SEVİK bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 89
Toplam yorum
: 19
Toplam mesaj
: 9
Ort. okunma sayısı
: 3137
Kayıt tarihi
: 16.02.09
 
 

Yıllardır yazmadım... Şimdi yine devam.. Haftanın belirli günleri... Çünkü eskisi kadar vaktim yok...

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster