Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

14 Şubat '14

 
Kategori
Sosyoloji
Okunma Sayısı
88
 

Acı gerçekler..

Acı gerçekler..
 

Cumhuriyet ile birlikte vatandaşa seçme ve seçilme hakkı verildikten sonra erken seçim ve ara seçimleri saymazsak her beş yılda bir demokrasi gereği seçimler yapılıyor ülkede biliyorsunuz.

Vatandaşa seçme hakkı verilmiş olsa bile seçilmek için belirlenen adaylar ülkenin sosyopolitik yapısına uygun adaylar olduğu için yapılan seçimlerin özgürce yapılmış veya yapılacak birer seçim olduğu pek söylenemez.

Hele ülkemiz gibi batıya bağımlı bir ülkede aday belirlemelerinde batı baronlarına uygun adaylar olacağı için (sistem gereği) seçmenin özgür bir seçim yaptığı veya yapacağı düşünülemez.

Seçmen sadece seçim yaptığını zanneder.

Geri kalmış ve gelişmekte olan ülkemizde yüzyıla yakın süredir aynı kısırdöngülü seçimler devam etmektedir..

'Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir' denildiği halde yapılan seçimlerle iktidara gelenler adeta tiyatro oyunu oynar gibi vatandaşın eğemenliğini ellerinden alıp madrabazlık yapıyorlar, hile yapıyorlar hırsızlık yapıyorlar ve üstelik seksen yıldır bu gelenek devam etmektedir..

Her dönemde seçmen kullanılmıştır bu ülkede.

Bi söz vardır halk arasında 'kaşıkla verir kepçe ile alır' diye.

İşte bu söz 'cuk!' diye oturuyor seçme ve seçilme bağlamında ülkenin seksen yıllık fotografına.

Bakın size küçük bir örnek vermeye çalışayım..

Bundan birkaç yıl önce kredi kartlarıyla ilgili söylemler şöyleydi;

- İhtiyacın kadar kullanmayı bil!.. Ayağını yorganına göre uzat!..

Bugün;

- Bankaların kredi kartı fütürsüzlüğünü önleyeceğiz. Kartlara ve vadelere sınırlama getirilmelidir.

Şu trajikomik duruma bakar mısınız sevgili okurlar..

Önce vatandaşın harcama bilinçsizliğinden yararlanılarak bankalar tarafından ihtiyacı olan-olmayana kredi kartı dağıtımı yapılıyor. Vatandaş güzel bir borç batağına sokuluyor. Ardından ilgililer tarafından 'ayağını yorganına göre uzat' diye laf olsun babından uyarılıyor. Bankalar iyi bi şekilde zengin ediliyor.

Daha sonra vatandaşa dönüp, 'bu bankalar var ya bu bankalar, bunlar vatandaşı sömürenlerdir, faiz lobileridir, kan emenlerdir, vampirler gibidir' diye veryansın ediliyor.

Seçimler yaklaşıyor ya.!

Tıpkı tülüat.!

Karagör tülüatlarına benziyor vatandaşa oynanan oyunlar.

Tiyatro sahnelerinde görülmesi gerekenleri maalesef gündelik yaşamlarımızda görmekteyiz..

Acı ve gerçek olan bu.!

 

 

 

Abbas Oğuz bu blog'u önerdi.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

İyilik ehli olanlar iyiliği kötülük ehli olanlarda kötülüğü cezbeder.Gözümüz ve gönlümüz gerçeklere kapalı oldukça sıkıntıdan kurtulamayız asla.Güzel olan kendine çirkinliği asla bulaştırmaz,yoksa asaleti yerlerde sürünür.Halkının refah ve huzurunu temel prensip edinen bir siyasetin özlemini hep duyarız,amaerde" acı ve gerçek olan"dan bir türlü kurtulamıyoruz,sizin de vurguladığınız gibi...Bu sosyolojik anlamlı gerçeği paylaştığınız için çok sağolunuz değerli Mehmet bey dostum.Selamlarımla.Elinize sağlık.

Abbas Oğuz 
 14.02.2014 21:44
Cevap :
teşekkür ediyorum Abbas bey..selamlar sevgilerimle  15.02.2014 12:22
 

Merhaba Mehmet bey...Herkes aldığı maaşa ve ücrete göre yaşasa kredi kartına ihtiyaç duyulmaz bile...Ben emekliyi, kredi kartım yok; iki çocuğumun gelirleri fazla olmasa bile kredi kartı kullanıyorlar; ama akıllı bir şekilde kullandıkları ve ifrata kaçmadıkları için şimdiye kadar hiçbir sorunla karşılaşmadılar. Hatta benim bazı ihtiyaçlarımı bile o kartlar üzerinden yapıyoruz ve yine de sorun yaşamıyoruz...Aylık geliri 1500-2000 lira olan bir kişinin üzerinde 1000 liralık bir monta ve altında da bir araba olunca, buna kredi kartı mı dayanır. Bu sefer de bir kartla yetinmiyor, ikinci bir kredi kartı alıyorlar. Çünkü kredi kartları, pazardaki patates soğan gibi satılıyor...Halkımız önce alışveriş bilincine sahip olmalıdır...Nasıl olsa bedava diye, örnek verdiğim gibi, ben 200 liralık mont giyerken kredi kartı sahibi, benim kadar geliri olmasına rağmen, 1000 liralık mont giyiyor. Selamlar.

cdenizkent 
 14.02.2014 17:47
Cevap :
yazdıklarınız çok doğru. katılıyorum. yorumunuza teşekkür ederim..selamlar  15.02.2014 12:25
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 2155
Toplam yorum
: 1099
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 456
Kayıt tarihi
: 03.07.07
 
 

25.05.1960 doğumlu. Üniversite terk. Müzik, seyahat ve tiyatro sever. Antalya Devlet Tiyatrosu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster