Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

24 Ekim '07

 
Kategori
Haber
Okunma Sayısı
377
 

Acılar olmasın...

Acılar olmasın...
 

Günlük yaşantımız bir şekilde sürüyor, ama genelde endişeli gözlerle bakıyoruz çevremize. Yaşanılan terör öyle gerçek ki, ya dayımızın oğlunun şehit olduğu gibi çok yakınımızı kaybediyoruz, ya çok yeni tanıştığımız birinin ağabeyinin şehit olduğunu, yada çalışma arkadaşımızın mahalle komşusunun oğullarından haber alınmadığını duyuyoruz. Tüm bunlar içimizi yakıyor, gündelik işlerimizi yapıyoruz bir şekilde ama uzaklarda her türlü doğa koşullarına karşı direnip, vatanları uğruna her türlü tehlikeyi göze alan askerlerimize kalbimizle destek olmaktan başka bir şey gelmiyor elimizden.

Bir mutsuzluk hali ve endişe ruh halimizi açıklıyor. Aslında endişemiz insanlığını yitirmiş durumlarla karşı karşıya kalmamız. Terör olayının olumsuz psikolojik etkisini hissedebiliyoruz, okuduğum bir makale de de bu durum çok net tanımlanmış,

Terörün yarattığı etki, kişinin nesne tasarımını doğrudan, kendilik tasarımını ise dolaylı yoldan etkiler. Kişinin huzuru, kendisinden ve yaşamından memnuniyeti kendilik ve nesne tasarımlarının bütünlüklü ve olumlu olmasını gerektirir. Kendilik tasarımı dediğimiz ruhsal yapılanma, bizim kendi hakkımızdaki kanaatlerimizin bütününü teşkil eder. Yani nasıl bir insan olduğumuz sorusuna verdiğimiz yanıttır. Nesne tasarımı ise bizim dışımızdaki dünyanın ve insanların nasıl olduklarına verdiğimiz yanıt, yani dış dünya hakkındaki kanaatlerimizin bütünüdür.

Travmatik yaşantılar, dünyayı anlamlı ve kabul edilebilir görme, diğer insanları iyi ve yardımsever olarak algılama olanaklarını tahrip eder. Dünyayı tehditkar, güvensiz, adil olmayan, güçlünün zayıfı dilediği gibi ezdiği ve tehlikeli bir yer, insanları ise zarar vereci, zalim, çıkarcı, bencil, adalet duygusundan yoksun olarak algılamak kişinin kendilik tasarımını etkiler ve kendisini önemsiz, değersiz, ezilmiş zulme uğramış, yalnız hissetmesine neden olur.

Travma ve şiddetin etkilerinden insanlığını ve kişiliğini yitirmeden , ruh sağlığını koruyarak kurtulmanın ise başlıca iki yolu vardır:
1.. Zulme karşı insani dayanışma içinde olmak. Zulüme uğrayan insanları yalnız bırakmamak, zalimle hiçbir koşulda işbirliğine girmemek.
2.. Boyun eğmemek. Sessiz kalmamak, insani öfkesini ifade etmek. Travmanın yarattığı edilgenliğe ve yılgınlığa kendini kaptırmamak. http://www.istabip.org.tr/bg/bg10042003.html

Ülkemiz insanları ve blog yazarları olarak aynı güçlü duygularla teröre karşı birlik olmamızın, bu durumların ruhsal durumumuz üzerine yaratacağı olumsuz etkiyi azaltacağını düşünüyorum. Huzurlu, barış dolu ve insanların canının yanmadığı günlerde olabilmeyi diliyorum. Sevgilerimle

Resim kaynak
http://www.sci.gr/blog/uploaded_images/no_war_9_11-733744.jpg

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

bir kac kere geldim okudum bugun yorum yaziyorum . Lanet olsun terore ve onu yaratanlara . baris icinde yasamak istiyoruz ,degil mi ? Demkrasi getirmek isteyen ABD savas ortami yaratiyor kendi silah endustrisini gelistirmek icin ....Bu arada o sozunu ettigim esmer 38

Nursen 
 28.10.2007 1:49
 

Acilari yasadik hala da yasiyoruz . Icimizdeki umit yitmesin yeter. baris icinde yasamak umidi ile . Sevgilerimle .

Nursen 
 26.10.2007 2:01
 

şu günlerde milletçe ortak dileğimiz terörün bitmesi..gün kenetlenme birlik olma günüdür...teröre lanet ediyorum...sevgilerimle...

Yaşam Çiçeklerim 
 24.10.2007 23:35
Cevap :
Evet arkadaşım hep birlikte bu kötü günlerin bir an önce bitmesini diliyoruz...sevgilerimle  24.10.2007 23:39
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 196
Toplam yorum
: 1020
Toplam mesaj
: 110
Ort. okunma sayısı
: 6130
Kayıt tarihi
: 30.03.07
 
 

Uzman doktorum, kendimi bildim bileli çalışıyorum. Kendi adıma  yaşamdan beklentim, huzurlu ve ko..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster