Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Ağustos '15

 
Kategori
TV Programları
Okunma Sayısı
346
 

Acun'un Jüri Üyeleri

Acun'un Jüri Üyeleri
 

Günümüz yayıncılığında yarışmalar -bilgi yarışmaları hariç- eğlence esasına dayanır.

Yani yetenek, ses yarışmalarında sadece birilerinin yeteneğini izlemek, sesini dinlemek izleyiciye yeterli gelmez; biraz da sürpriz gelişmeler, küçük atışmalar, rekabetler ve jürinin canlılığı ön plana çıkar.

O ses Türkiye yarışması ile Yetenek Sizsiniz in eski bölümlerinde yarışmacılar kadar jüri faktörü de olumlu biçimde işin içine giriyordu.

Sevsek te sevmesek te Hülya Avşarlı, Murat Boz'lu Sergen'li ve Eser Yenenler'li, Mazhar-Özkan'lı, jüriler;  hazır cevaplık, küçük atışmalar, espriler, neşe ve yarışmacılara yaklaşımlarındaki vicdanlı tavırlarıyla programlara çok artı getiriyordu.

Ancak Hülya Avşar sonraları değişti fazlasıyla öne çıkmaya ve bazen programın süresini şahsi ve anlık hareketleriyle zorlamaya tempoyu düşürmeye başladı. Seyircide bıkkınlığa yol açtı ve açıkçası çok kanalda programa çıkıp kendini özletmeyince, Acun bir yeniliğe taze kan arayışına yöneldi. Her neyse.

Acun Ilıcalı yeni yarışmalarında jüriyi yeniledi. Acun'un jüri üyeleri seçimini önceden hep isabetli bulurdum. Yarışmacılara rahat, samimi ve adil yaklaşan kendi içlerinde de çok sevgi dolu gruplardı bu jüri grupları. Ancak son dönemde, seçimlerini yaparken neyi esas aldı bilinmez ama görünen o ki; Rising Star ve Yetenek Sizsiniz yarışmalarında  bence jüri üyeleri programa artı getiren değil aşağı çeken unsurlar oldu. Oysa belki daha geniş perspektiften düşünülseydi, sadece kendi varlıklarıyla programları fenomen haline getiren ne kişilikler var sanat dünyamızda. Her neyse.

Yetenek Sizsiniz (hala sürüyor mu bilmem ama )  donuk ve monoton bir yarışma halindeydi son izlediğimde.

Yarışmanın formatı aynı olduğu halde açık konuşayım ki ben Özgü Namal'ın jüri üyeliğinden pek hazzetmedim. Çünkü kendisi karakter olarak espri üretmek ve esprilere katılmak açısından fazlaca başarılı değil. Üstelik hiç te şaka gibi durmayan tepki ve çıkışlar jürideki arkadaşlarının enerjisini de geriyor. Ortalığı buzdolabına çeviriyor. Açıkçası ben Acun'un Özgü'nün doğumundan sonra bir daha Özgü'ye jüride yer vermeyeceğini düşünmüştüm ama yanıldım. Bilemiyorum belki de sözleşmeleri açısından ya da benim bilemediğim şekilde bu yarışmanın raytingleri çok iyi gidiyor olabilir. Şahsım adına oyunculuğunu beğenmeme karşın, Özgü Namal'ın jüri üyesi olarak pek başarılı bulamadım.

Rising Star yarışmasına gelince; Burada da birbiriyle zoraki bir araya gelen Mustafa Sandal ile Gülben Eergen'in ters enerjilerinin ortama yansıdığını düşünüyorum. Ayrıca garip bir şekilde; çoğu zaman hareketlerini anlık, aşırı ve abartılı bulduğum Demet Akalın bu yarışmadaki jüriliğinde, Gülben Ergen in yanında gayet mütevazi, sıcak ve doğal göründü gözüme.

Gülben Ergen ise hep aynı bildiğimiz Gülben. Hep öne atılan bilgiç tavırları. Her hareket ve sözüyle insanlara istemeseler de zorla ders verme çabaları. Hep bir " ben artık piştim oldum bildim" tavırları...Jüri arkadaşlarından rol çalmalar vs. vs. Yani keşke herkes sussa, hep Gülben ön planda olsa. O izin verdiğinde diğer üyeler konuşsa.  Gülben Ergen bu dünyaya hep yarışıp birinci olmak ve öne çıkmak için gelmiş sanki. Hep bir öne atılmalar.. Ancak o susarsa diğerleri konuşsun. O çekilirse diğeri görünsün. Bir insan neden her zaman ve en çok akıllı ve sevimli görünmeye çabalar ki? Çok iddialı, abartılı hareketlerle oturuyor jüri koltuğunda benim görüşüme göre.

Orada hemen yanında  kocaman bir hayat ve müzik bilgesi oturuyor oysa Fuat Üstad...İşte en güzel örnek. Ondaki o sakin, doğal, sevecen, adil ve sıcak tavırlar. Yarışmacılara akseden o dürüst insancıl abi tavırları," ben 'i ikide bir öne sürmeyen sindirmiş duayen bir kişilik. Ne güzel.

Diğer Jüri üyesi Mustafa Sandal'da dörtlü arasında imkan bulduğunda tespitlerini ortaya koyan, ancak henüz tam olarak yarışmaya kendisini kaptıramadığını ve diğer üyelerle çok fazlaca yakınlaşmadığını düşündüğüm bildiğimiz beyefendi sanatçı. Gözlediğim kadarıyla, onun da (Fuat Güner'e benzer şekilde) memnuniyetten çok tahammül hissiyatı var söz ve davranışlarında sanki.

Bu dört kişi arasında eski jüri üyeleri  Hadise, Ebru Gündeş, Gökhan ve Mazhar Alanson-Özkan Uğur arasındakine benzer bir sinerji göremedim ben. Bu nedenle şahsım açısından gelen gideni arattı diyebilirim. (Hadise'nin gerçek duygulanışları, Athena Gökhan 'ın o son derece doğal sempatik hareketleri, Ebru Gündeş'in bilgisini çok güzel bir üslupla sunma biçimi ve sevecenliği vs,vs.) Şimdi ise bir mecburi ortam var sanki. Gülben hep ipler bende olsun diyor. Biraz da Demet Akalın işin içine giriyor ama jüri kendi içinde de samimi - pek mutlu değil. Sanki "uygun bir anlaşma yaptık sezon sonuna dek götürelim şu programı" düşüncesinde gibiler ve kendileri eğlenemedikleri bir ortamda seyircinin eğlenebilmesi çok zor. Ayrıca her an ortamın gerilebileceğini, insanların şaka kisvesi altında birbirlerine laf dokundurduklarını, jürinin de yarışmacılar kadar negatif bir psikoloji içinde olduğunu, hatta aralarında gizli ve doğal olmayan bir öne çıkma çabasının olduğunu farketmek seyirciyi o programa daha da bağlayan bir unsur olamaz. Tersi etki yapar. 

Ben müzik yarışmalarını sevdiğim için "Rising Star" ı da izlemek istiyorum ancak içimden gelmiyor ve zapping yaparken çok sevdiğim şarkılar denk gelirse ya da süper bir ses duyarsam biraz takılıyorum. O kadar. Ayrıca bence; yarışma formatı olarak ta eski tarz yani Yetenek Sizsiniz  daha heyecanlıydı. Acaba kim dönecek kim dönmeyecek? Düello'da kimin yorumu üstün olacak? Ortada kalan  kaybeden yarışmacıyı ekibine almak isteyen çıkacak mı? vs. Bence seyirciyi sürükleyen unsurlardı. 

Bakalım zaman ne gösterir. Belki; yarışmacıların performansı ve deneyimli sunucu Öykü Serter'in eskisine göre çok daha sıcak sempatik bulduğum sunumu, yarışmacılara yakın ve pozitif tavırları jürinin açığını giderir ama yine de bu son jürilerle Acun'un eski yarışmalardaki performansları yakalayabileceğine ve sürdürebileceğine inancım pek yok doğrusu. Ha belki müzik ve yazın hoş-boş ortamı hayrına biraz izlenebilir onu bilemem.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 144
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 58
Ort. okunma sayısı
: 386
Kayıt tarihi
: 21.09.07
 
 

Merhaba...  Üniversite mezunu Kamu İdaresinde  çalışan bir bayanım. Ankara'da iki oğlumla yaşıyorum..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster