Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

15 Ekim '08

 
Kategori
Gündelik Yaşam
Okunma Sayısı
627
 

Adı yok ki Canı olsun...

Adı yok ki Canı olsun...
 

O benim kollarım, bacaklarım, başımdır. Yavrum, annem, karım, kızkardeşim, hayat arkadaşımdır.


En can alıcı, en yakıcı, en vurucu, en ilgi çekici cümle ile başlamak istiyorum aslında ama, çok da umurumda değil hiç gerek duymuyorum böyle birşeye çünkü zaten konu "kadın" olunca çekiciliği her zaman her konuda ve her konumda tartışılmaz oluyor.

Kadın her konumda "çekici" erkeğinin gözünde. Dayak ve şiddet konusunda da böyle bu. Erkeklerinin gözünde bu şekilde "çekici" görünmekten asla kurtulamıyorlar ve sanırım kurtulamayacaklar da.

Önlerinde yafta asılı sanki " dayak atılabilir" " öldürülebilir" tecavüz edilebilir"

"Soframızdaki yeri öküzden sonra gelir" demiş ya Nazım Hikmet aradan geçen bunca yıla rağmen hiçbirşey değişmemiş olduğunu hatta zamanın giderek kadınların aleyhine işlediğini görüyorum.

Kadın hala mal.. hala ikinci sınıf insan hala horlanan itilip kakılan, erkeklerinin elinde stres topuna dönüşen bir nesne. Onyedi aylık da olsa, beş yaşında da olsa, yetmiş beş yaşında da olsa hiçbirşey değişmiyor.

Kadın.. hep kadın... her yerde kadın.

Eğitimli veya eğitimsiz, zengin veya yoksul o da farketmiyor. işsiz kalan bir erkek psikolojik bunalıma girip evindeki kadınına, çocuğuna şiddet uyguluyor. kıskanıyor... defalarca herkesin gözü önünde, çocuklarının gözü önünde ya bıçaklıyor ya da öldürüyor.

* Adam kadının kendi ailesine davranışını beğenmiyor, "sen misin böyle davranan" deyip cezalandırma mahiyetinde tecavüz ediyor.. (bak bakalım bir daha nasıl davranıyor (!)

* Adam kompleksli ya "beni aldattığından şüphelendim" diyerek öldürüyor. (e haklı. (!)

* Karısı ona yetmemeye başlıyor, en yakınındaki, evdeki öz kızına yıllarca tacizde bulunuyor. yıllarca ilişkiye giriyor ve kendi kızına kendi çocuğunu doğurtuyor.

" Kadın mal ya hani; "sahibi" olmadığı kadına da tecavüz edebiliyor, karşı gelindiğinde, direnildiğinde sen misin karşı gelen, direnen... gözünü bile kırpmadan öldürüyor. ( ee direnmeseydi o da öldürmeyecekti)

Terkedilmek de hazmedilir gibi değil (!) yapacak bişey yok. dayanamıyor, öldürüyor.

Annesine kızıyor, bir tokatta annesini öldürüyor. (nasıl oldu? anlamadım pişmanım!! diyor)

"Bakire" çıkmayan(!) karısını öldürüyor ya da intihara zorluyor... ee kadın suçlu.

Evlenmeden önce mini eteğiyle görüp aşık olduğu eşini, evlendikten sonra mini etek giydiği için dövebiliyor... eve kapatabiliyor... sahiplenme dediğin böyle olur işte, sahipleneceksin kadınını... kadını eve kapatacaksın çünkü o sadece senin, sana ait.(!)

Duvarlar arasında kalıp da duyulamayan ne kadar çok şiddet.. ört-bas edilen kadın cinayetleri vardır kimbilir?

Kadın neyin bedelini ödüyor? "kadın" olmanın "anne" olmanın "eş" olmanın bedelini mi?

Erkeğin egemen olduğu bir toplumda, "kadın olmak" ne kadar zor...


Kadınlar olmasaydı erkekler kimle ve neyle uğraşacaklardı acaba? "

-Yav canım sıkılıyoo.. yapcak da bişi yok .. şööle bi kadın olaydı elimin altında da şööle döveydim bi güzel.. ohh!! bi rahatlardım ki.." deyip oturacaklar mıydı acaba?

Allahtan kadın var da bu açıkları kapatılıyor. erkeğinin "her ihtiyacını" karşılayan kadın, onun dayak atabilme, birşeyleri yok edebilme ihtiyacını da ne de güzel karşılıyor..


Boş bir sayfaya çiziktirdiği bir imza ile kadının artık "sahibi" olduğunu "malı" olduğunu sanarak büyük yanılgılara saplanıyor ve kadına yaşamayı işkence haline dönüştürüyor.

Kadınlar birer, ikişer yok oluyor.. ruhen çöküntüye uğruyor.

oysa;

Kadına yazılmış tüm şiirler, tüm güzel sözler, tüm deyişler, ve tüm güzel şarkılar kadına yapılmış...
Önünde diz çökülmüş, diller dökülmüş, sözler verilmiş, yalvarılmış.

Ne diye?

Yoksa,

Herşey yalan mıydı?

Kadına şiddet sona ersin, biri bu erkeklere " DUR" desin.

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

Bu blog Editör'den Öneriler alanında yayınlanmıştır

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Biri bu erkeklere DUR desin, ama onlarda dinlesinle bu sözü. Çok sevdiğim arkadaşım, İki tane çocuk, psikopat bir eş. Bu bir aile, fakat evin erkeği yüzünden hepsininde psikolojisi bozuk bir aile. Adam arkadaşımı hem aldatıyor, hem ruhen ve bedenen şiddet uyguluyor hem de benimsin boşanmam senden diyor. Tehdit ediyor, elime boşanma dilekçesi geldiği gün, ailenide seni de kendimide öldürürüm diyor. Buyur bakalım. Bu nasıl bir sevgi nasıl bir aile, nasıl bir eş. İçler acısı durumdalar arkadaşım da çocukları da. Bu adam kimsenin dur demesini dinlemiyor. Ah bu erkekler ahhhh. Ne zaman anlayacaklar kadının değerini. Sevgilerimle

Nezahat 
 21.10.2008 12:23
Cevap :
Yapar.. gözünü kırpmadan yapar.. tehlikelidir böyleleri.. allah arkadaşına güç kuvvet ve sabır versin. Ama yapılacak mutlaka birşeyler vardır yine de.. Hukuki açıdan diyorum yani. Teşekkürler NezoM. sevgilerimle.  21.10.2008 23:04
 

tarihin hemen hemen her döneminde kadının ezildiği zamanlar mutlaka olmuştur ve yazıkki olacağa da benziyor. çünkü bu iş birazda kadınların birşeyleri değiştirmek adına mücadele etmesinden geçiyor. kadın önce kendini bilecek, kendini tanıyacak ve güvenecekki sonrasında kim olduğuna dair kendini gösterebilsin.

beenmaya 
 20.10.2008 11:04
Cevap :
İlkokul mezunundan, Ünv mezununa dek her statüdeki kadının kendisini daha iyi tanıdığını ve kendisine eskisinden daha çok güvendiğini sanıyorum ben.. Çünkü kadın eskiye oranla daha bilinçli hareket ediyor. kendini erkeğe ezdirmeme çabası içerisine ve toplumda bir yer edinme çabası içerisine girdi. Erkeklerin bunu gözardı edemediği görüşündeyim. Tartışılabilir bir konu.  20.10.2008 11:27
 

Erkeklerin hepsini aynı kefeye koymak doğru değil ama kadına şiddet sona ersin görüşünüzü destekliyorum :)) Bu kabul edilemez bir durum.Fakat son döneme siyasi açıdan bakarsanız gerilemektesiniz. Kadınların özgür olmasını istemeyen kadınlarda var.Saygı ve sevgilerimle...

Murat GÜLCEK - Yakamoz35 
 20.10.2008 5:23
Cevap :
onu belirtmiştim zaten.. istisnaların oldugundan da bahsettim.. Şiddet; herşekilde her canlıya kabul edilemez bir davranış şeklidir. herkesin bir özgürlük çizgisi vardır.. nereye kadar özgürlük? tartışılır.. teşekkürler, sevgi ve selamlarımla.  20.10.2008 11:01
 

kavurucu sıcağında ve keskin pençesinde kıvranan erkeğin, aslında kendi kendisiyle ve hemcinsleriyle de olan amansız ve hırçın savaşımı da var! Kanımca bu durum, yazınızdaki tema bağlamında 'madalyonun diğer yüzü'nü teşkil etmekte...İnsanlık tarihinde 'Kadın egemen' dönemler de olmuş ve bildiğim kadarıyla erkek bu denli acı ve eziyet çekmemiştir. Sanırım 'Annelik konumu' çok önemli bir ayraç! Sevgi ve selamlarımla...

Ersin Kabaoglu 
 18.10.2008 0:03
Cevap :
bu sorunun "erkek" iktidarının ellerinden gideceği korkusundan olabilir. Kadının kendisinden üstün olmaya doğru gidişi söz konusu.. yani kadını kendinden üstün görmesinden kaynaklanan bir sorun.. farkında iseniz pek çok sektörde kadın çalışan erkek çalışandan daha fazla.. Üniversiteler daha çok mezun veriyorlar. kadınlar kendilerini ispat etmek için gerçekten de çok çalışıyorlar. Çok hırslı ve mücadeleciler. Ve kadınlar her alanda çalışabiliyorlar.. iş konusunda seçici değiller.. azim çok fazla. Evde oturan kadın sayısı da oldukça azaldı. Erkekler de bunun çok farkında bence. İktidarın elden gitme yönünde oldugunun bilincinde.. kadınların derdi "egemen" olmak değil.. çünkü egemen olmak her şekilde bozucudur.. Özgürlük ve eşitlik iki taraf için de aynı olmalı... sevgi ve selamlarımla...  19.10.2008 15:01
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 319
Toplam yorum
: 4719
Toplam mesaj
: 557
Ort. okunma sayısı
: 1333
Kayıt tarihi
: 29.10.06
 
 

"Ben; hiç yalnız kalmadım... Kalabalık bi ailede yere atılan yataklarda Yan yana, baş başa, el el..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster