Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

20 Ağustos '08

 
Kategori
Deneme
Okunma Sayısı
3742
 

Affetmek

Affetmek
 

Affetmek özgürlüktür.
Nefreti aşmanın tek yolu koşulsuz affetmektir. Başkalarını affettiğimiz an özgürleşiriz. Affetmek insanın duygusal bilincini derinleştirir. Nefret yaşamdan zevk almamızı, insanların zaten az olan güzel yanlarını görmemizi engeller. Güzelin önünde gözümüzü bağlar. Hiç kimse saf iyi, ya da saf kötü değildir. Gerçeğin kendisi kusurludur zaten.
("Dünyada kusursuz iki insan olasılığı vardır. Biri kesin ölüdür, öbürü de henüz doğmamıştır."Çin Atasözü)

Sırf kötülükleri gösterme bilgiçliğiyle bakmak bir süre sonra şüphe, çöküntü ve umutsuzluk denizinde boğar insanı. Üstelik kendimizdeki her kusuru bağışlar, başkalarına gelince pireyi deve yaparız.

Affetmek için, insanın ruhsal ve zihinsel olarak kendisini hazır hissetmesi gerekir. Çünkü affetmek, ancak bilinçli bir seçim olduğunda insanı huzur banyosunda temizleyebilir. Kimsenin zorlamasıyla, veya rica minnet affetmek mümkün değildir. Öyle laf olsun diye affetmek olmaz. Affetmek, bilinçli bir seçim hazırlığının karar anı olmalıdır.

Koşullu affetme diye bir şey de yoktur; öylesi ancak bir sözleşmedir. Affetmeyi seçtiğinizde kimse size borçlanmayacaktır. Affettiğiniz kişinin sizden özür dilemesini, değişmesini veya istediğiniz gibi olmasını beklemeyin.
Nefret duyduğunuz kişinin uzağınızda veya yakınınızda olması, ya da ölmüş olması sizin affetme karar sürecinizi etkilememelidir; çünkü affettiğiniz acılar gerçekte sizin mülkiyetinizdedir.

Affetmek kolay değildir; hatta çok zordur; bazen insan affetmek yerine ölmeyi bile tercih edecek kadar kinlenebilir. Ancak özgürlüğün kanatlarını açabilmesi için geride affedilecek bir şey kalmamalı. Kin ve öfkenin kafesinde tutsak bir ruhla nereye kadar yaşanır ki… Çoğu insan affetmenin nefret ettiği kişiyi suçsuz ya da haklı bulduğu anlamına geleceğini sanır. Oysa affetmek, geçmişin acıtan anılarının boyunduruğundan kurtulmaktır; bu acıların yaşantımıza kement atıp bizi mutsuzluğa sürüklemesine son vermektir.
Yapılanları zihinsel olarak unutmak elbette ki mümkün değildir; ama zaten....

Affetmek, o kişiyi sevmek değil.
Affetmek, o kişiyle muhabbete durmak değil.
Affetmek, o kişiyi dost bellemek değil.
Affetmek, o kişinin beklentileri doğrultusunda davranmak değil.
Affetmek, o kişiyi haklı bulmak hiç değil; çünkü affetmek pişmanlık değil.
Hele ki affetmek o kişiyi esir almak asla değil...

Affetmek, korku sürgülerini kırıp o kişiye kalbini açmaktır.
Affetmek, intikam ateşine son odunu atmaktır.
Affetmek, kırgınlığın, küskünlüğün, nefretin gözaltından çıkmaktır.
Affetmek, aslında kişinin kendi af fermanını imzalamasıdır.
Affetmenin öbür adı, “duygusal onarımdır”...

İnsanlar başkalarının kusurlarını görmek hususunda keskin gözlere sahip kartallara benzerler. Kendi kusurlarını görmekte ise başını kuma gömen deve kuşuna.
Ey diken arayan kimse! Cennete girsen bile, (bence cehenneme düşse bile), orada senin bu kusurundan büyük diken bulunmaz." (Mevlana)

Bağışlamak güçlülere özgüdür(Mahatma Gandi)

Bağışlamayı yenilgi sananlar kendine güveni zayıf olanlardır; oysa bağışlamak güçlü zaferlerin tacıdır. (MamiDaçka)

Kişi ne kadar bilgeyse, o kadar bağışlayıcı olur. (Konfiçyus)
(Yani kişi ne kadar bağışlayıcıysa, bilgeliğe o kadar yakındır)

Başkalarını azarlar gibi kendini azarla, kendini affeder gibi başkalarını affet (Çin atasözü)

“Kin ve öfke kendimizi kaybederek kaybedemeyeceğimiz tek şeydir.” (Asabiyim filminden)

Kin ve öfke ancak bilge bir bağışlayıcılıkla kaybedilir.

MamiDaçka
***
(yorum-soru)
Affederim ama unutmam. Affetmem demenin başka bir yolu. O atasözleri, affetmenin insanı yüceleştirdiğinden söz ediyor; yüceleşme uğruna beni mutsuz edeni affetmem, affedilenin bana ya da başkasına tekrar acı vermesini engeller mi?
Rumuz: Novelist

(cevap)
Affetmek insan ruhunun yüceleşmesine sadece yardımcı bir faydadır; tek başına işe yaramaz. Zaten affetmedeki amaç da bu değil. Amaç içimizde taşıdığımız bir safrayı boşaltmak. Genelde affa uğrayan çevresine acı saçmaya devam eder. Bu yüzden affeden unutup da boş bulunursa, affedilen tarafından bir kez daha incinebilir. Affetmek içimizde kabaran öc alma duygusuna karşı bir terbiyedir. Bir bakıma kendimizi kendi belamızdan koruyan özgüvendir.
Affetmek, "Affettim, benden korkmana gerek kalmadı; affederken seni tanıdım, benim de senden korkmama gerek kalmadı, (yani, bana verebileceğin acıyı artık tanıyorum)", demenin son hâlidir.
MamiDaçka
****

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

inandığım ve kendi hayatımda da uyguladığım bir şey vardır, herkesi olduğu gibi kabul etmek... çünkü kendimizden başka hiç kimseyi kendi isteğimizle değiştiremeyiz, böyle olunca da insanları olduğu gibi kabul etmek en mantıklısı geliyor bana. o insanları iyi ve kötü yanlarıyla kabul edince onları affetmek gibi bir sorunda ortadan kalkıyor. böylece o insanlara hangi samimiyette davranacağını biliyorsun, iyi ve kötü herşeye hazırlıklı olduğun için üzülmüyorsun, hayal kırıklığına uğramıyorsun ve affetmek zorunda da kalmıyorsun....

sakura 
 07.10.2008 15:45
Cevap :
Kısa yoldan çözmüşsünüz meseleyi. Ancak kazın ayağı o kadar da kısa değildir her halde. Bazen insan istemeden birisini kırabilir, hatta incittiğini fark etmez bile. Şimdi o insanın ne kadarını olduğu gibi kabul etmiş olabiliriz ki? Sen zaten böylesin diyip geçmek de bu kez o insanı incitmez mi? Affetmek biraz da anlamak gibi bir şey; sadece insanı olduğu gibi kabullenmek değil galiba.  09.10.2008 0:41
 

Metallica'nın Unforgiven 2 parçasını dinlerken.Tesadüfen Sizin yazınızı buldum okumaya başladım. Galiba adamım Metallica' ya müziğin sözlerinden anlaşıyor ki! Kızın biri affedilemeyecek davranışlar da bulunmuş..Oh, hissettiklerim ve bildiklerim. Orda olabilir misin? çünkü senin için bekleyen, senin için bekleyen benim. Kapının arkasındayım, onu senin için açmalı mıyım? Sayfaları çevir, taşı çevir Bu yüzden sana affedilmeyen ismini takıyorum. Affetmek, yapılan hareket ne olursa olsun.Ben de.... Affetmek en büyük İntikam diyorum...

SİZ ve ben 
 22.08.2008 0:15
Cevap :
Yorumunuz sayesinde sizi tanımış oldum. İyi de oldu; tarihten haberler insanın kendini tanımasını kolaylaştırıyor. sitenizi blog habercilerime ekledim.  22.08.2008 15:33
 

Affederim ama unutmam. Affetmem demenin başka bir yolu.(bu atasözünün hangi kültüre ait olduğunu bilmiyorum.) Bence affetmek için affetmeyi istemek gerekir. Eğer insan bunu içinde hissedemiyorsa sırf laf olsun diye affettim demesi neye yarar? O atasözleri, affetmenin insanı yüceleştirdiğinden bahsediyor, yüceleşmek için beni mutsuz edeni affetmem, onun , bana ya da başka birine tekrar acı vermesini engeller mi?

Meltem Şahin 
 21.08.2008 11:53
Cevap :
sırf affetmekle insanın yüceleşeceğini hiç sanmam. Zaten affetmedeki amaç bu değil. Amaç kendi içinizde taşıdığınız safrayı dışarı atmak. Affetmekle, affın nesnesinin, yani affedilenin adam olmasına belki bir dirhem yardımcı olunabilir. Ancak genelde affa uğrayan çevresine acı saçmaya devam eder. Bu yüzden affeden unutup da boş bulunursa, affettiği tarafından bir kez daha incinebilir.  21.08.2008 12:47
 

Affetmek ve unutmak, iyi insanların intikamıdır. Schiller Affetmenin ne olduğunu yalnız cesurlar bilir, korkakların doğasında af diye birşey yoktur. Laurence Sterne Yaşamın güzel yaşanılır olması için sevgiyi var etmek kadar, affetmeyi de becerebilmeli insanlar. Herkesin okuması gereken bir deneme yazmışsınız. Bi solukta okudum, bir daha okudum. Ve önereceğim... Sevgiyle.

kırıkkalp 
 20.08.2008 13:13
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 375
Toplam yorum
: 2806
Toplam mesaj
: 236
Ort. okunma sayısı
: 1563
Kayıt tarihi
: 04.08.08
 
 

Parasız yatılı Darüşşafaka Özel Lisesi'nde iki yılı hazırlık sınıfı olmak üzere yedi buçuk yıl ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster