Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

01 Temmuz '19

 
Kategori
İnançlar
Okunma Sayısı
822
 

Akıl ve His

Akıl kelimesi, Arapça dilinde ‘ikal’ kökünden gelmektedir. Somut olarak nesneleri birbirine bağlamak anlamı taşır. Bu kökten çıkan bir dal olan ‘akıl’ sözcüğü ise nesneler arasındaki bağlantıyı somut olarak değil de düşünsel olarak kurmak anlamına gelmektedir. Bizler akla ait her pozitif işte veya eserde bu muazzam gücü görebiliriz. Aklı sadece bunlarla sınırlayamayız. İlişkileri kavrama, yargılama, soru çözümleme, olaylar ve olgular arasında nedensellik örgüsü kurma veya rahatlama da işlevleri arasında sayılabilir. Buna bir örnek verecek olursak; İngilizce bilen iki insan olduğunu varsayalım; Akıl, aradaki fark çok az bile olsa, her zaman daha iyi İngilizce bileni kendi işlerini yaptırmak için seçer. İşte buna karar veren akıldır ve duygusallığa izin vermeden doğal akışında bunu gerçekleştirir.

Hatalarımız ise genellikle bilinçaltımıza ittiğimiz takıntılarımızdan kaynaklanır. Akıl, işleyişi gereği bu tarz durumlara müdahale etse bile Amigdala, tabiri caizse ‘Zararın neresinden dönersek kardır’ anlayışı ile yaptığımız yanlışları görmezden gelmemizi sağlar ve örtbas eder. Bunun yanı sıra bir eksiğimiz açığa çıktığında, deyim yerindeyse ifşa olduğunda o işi normalleştirerek, olayı basitleştirme ve kolaylaştırma yoluna gider.

Zekâ; akıl yürütmeyi, planlama yapmayı, problem çözmeyi, soyut düşünmeyi, karmaşık fikirleri idrak etmeyi, çabuk öğrenmeyi ve tecrübelerden kazanım sağlamayı içeren oldukça genel zihinsel bir yetenek olarak kabul edilir. Ancak zeka denen olgu, maharetini  günlük ve geçici işlerde ortaya koyabilir. Hislerden kopuktur, anlatılan özelliklerin uzağından, yakınından geçemez. Akıl ise yalanla gerçeği, doğru ile yanlışı ayırabilme, bir konuda düşünce yürütebilme ve görüş bildirme yeteneğidir. Yukarıda değindiğimiz örnekler his alemine en yakın olan anlardır. Zekayla değil, akılla hissedilir. Bu arada his alemi ya da hissiyat duygusu, aklın mevcudiyetini bozacak birçok unsura da sahiptir. Hislerimiz, yeni fanteziler ve arzular üzerine düşünüp yeni stratejiler/fikirler geliştirebilir. Bunun yanında akıl, bir hastalığın ne gibi zararlar verebileceği hakkında görüş vermekten kaçınır ya da kaybın telafi edilip, çözümün olup olmayacağı konusundaki görüşlerini kesin bir dille anlatamaz. Hislerimiz ise konuyu olabildiğince dramatikleştirerek ya da çok daha olumlu bir noktaya dönüşebileceğini bize fısıldayarak bizi bilgilendirir. Sonuç olarak çoğu kez bu dillendirdikleri, istenilen bir şekilde, yavaş yavaş ve sıralı olarak gerçekleşir. Aynı zamanda his alemine girmemizin bir diğer önemli yanı ise kalıplaşmış bilgi kompozisyonundan sıyrılabilmemizi kolaylaştırarak, üreten biri haline dönüşmemizi sağlayıp bizleri yenilemesidir. His alemi bilinmeyenlere açılan bir kapıdır. Bu yönü kuvvetli insanlar ‘keşif ehli’ olarak tanımlanırlar. Özetlemek gerekirse Gayb alemini bilme boyutudur. Başarabilen, VELİ ismini açığa çıkartandır. Ancak bu dediklerimi kahinlikle-sihirle asla karıştırmayalım; çünkü anlatılanlar hiçbir zaman bu şekilde karşılanamaz, değerlendirilemez. Ama yukarıda değindiğimiz gibi sıra dışı insanların bu gibi özelliklere sahip olduğunu da söyleyebiliriz. Özetle; Mistisizmde bu nitelik, Nebi ve Resullere has bir mucize olarak bahsedilir.

Ahmed F. Yüksel

Bodrum

 

 facebook.com/ahmedfevzi.yuksel
instagram.com/sufafy
twitter.com/sufafy

 

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Yazıda sanki saklı müjdeler de var gibi. Hissederek okumaya çalışacağım. Hissedişin akabinde doğru adımları atamıyor bazen insan. Akıl oyunlar oynuyur. His hala orda... Teşekkür ederim.

kartal bicer 
 08.07.2019 11:21
 

Aklın yerinde kullanılması soyut olay ve kavramlarda kendini gösterir. AKIL düşünce ve algılama alanlarına yönelik kullanılırsa, bu HİS dünyasına açılan bir kapı olur. Bu çok büyük kazanımdır.Çok teşekkür ederiz. Ali YK

ali yalçınkaya 
 06.07.2019 0:40
 

Hergun gundelik olarak kullandigimiz bu tanimlamalari aslinda derinlerde ne ifade etiigini hissetmemi sagladiniz. Belki uzerinde hic dusunmeden birbirinin yerine kullandigimiz akil ve zekanin bambaska islevi oldigunu nede guzel aciklamissiniz. Emeginize saglik...

Zeynep Z. Bodur 
 03.07.2019 1:47
 

İnsanın sahip olduğu akıl-zeka ve ötesinde gelen "his" olgularını farklı bir görüş ile inceleyen bu yazı, şahsen kendimde bu özellikleri bir kez daha masaya yatırmamı sağladı. Yapay zekanın yükselen değer olduğu günümüzde insanın kendini ve meleke lerini sorgulaması bakımından etkileyici bir makale.

gürhan yolsal 
 02.07.2019 17:04
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 587
Toplam yorum
: 1855
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 10588
Kayıt tarihi
: 14.12.11
 
 

Akşam Gazetesi, Radikal Gazetesi, Piyasalar Dergisi, Yedi İklim, Türk Edebiyatı, Yeni Dünya, Popü..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster