Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

07 Ağustos '08

 
Kategori
Güncel
Okunma Sayısı
397
 

AKP'ye sarı kart

AKP'ye sarı kart
 

Anayasa Mahkememiz AKP hakkında açılan kapatma davası ile ilgili olarak demokratik bir tavır koyarak AKP'nin kapatılmamasına karar vermiştir.

Yüksek Mahkemenin bu kararı pek çok açıdan değerlendirilebilir.

İlk olarak Anayasa Mahkemesi üyelerini Özalcılar, Sezerciler diye tasnif ederek oy hesaplamasına girişip yüksek mahkemeye siyasetin merkezine çekmeye çalışanların hevesleri kursaklarında kaldı. Anayasa Mahkemesi, bir yargılama kurumu olduğunu siyasetin içerisinde olmaması gerektiğini göstererek erdemli bir duruş sergiledi.

İkinci olarak Anayasa Mahkemesi başkanı sayın Haşım Kılıç kararı açıklamadan önce yaptığı konuşmada Anayasa Mahkemesinin mesaisini sürekli olarak parti kapatmalara harcamasından ve toplumun mahkeme üyeleri hakkında yapmış olduğu değerlendirmelerden dolayı rahatsız olduğunu belirterek, parti kapatmalarla ilgili olarak Anayasanın mutlaka değişmesi gerektiğini ifade etti. Anayasa Mahkemesi başkanının bu uyarısı yönünü Avrupa'ya dönmüş demokrat bir Türkiye'nin oluşumu için çok önemlidir.

Bu demokratikleşme uyarısının bir mahkeme başkanı tarafından siyasilere yönelmesi de dikkat edilmesi gereken bir diğer husustur.

AKP bugün kapanmamadan dolayı mutlu ise; DSP'ye MHP'ye ve ANAP'a teşekkür borçludur. Sayın başbakanın yerden yere vurduğu 57. hükümet döneminde gerçekleşen demokratikleşme hareketi çerçevesinde ortaya konan Anayasa değişikliği sayesinde AKP kapanmamış devlet yardımından yoksun bırakılmıştır.

Bu konuda 2001 yılından bu yana kılını kıpırdatmayanlar, parti kapatmaların demokrasiye aykırı olduğunu ifade etmek hakkına sahip değildir.

Parti kapatmak demokratik değerlere aykırdır. Tıpkı partilerin devlet yardımı alması gibi.

Siyasi Partiler bir tüzel kişiliktir. Siyasi Partilerin kapatılması o partiler hakkında gerçek kişilerdeki idam kararına benzer. Ve bu TÜZEL ÖLÜM beraberinde 'Kör Ölür Badem Gözlü Olur , Kel Ölür Sırma Saçlı Olur' özdeyişini de getirir. Çünkü kapanan siyasi partilerin taraftarları bu ölümün ağıdıyla kendilerine yandaş bulmaya çalışır ve çoğu zaman bulur da.

Nitekim Milli Selamet partisinden bugüne gelen süreç iyi incelendiğinde bunu açıkça görüyoruz. Kapanmalardan sürekli büyüyen bir ideolojiyi, siyasi hareketi yeniden kapatmak acaba amaçlandığı gibi ceza vermek anlamına mı gelecek yoksa ona altın tepsi içinde sunulmuş yeni bir iktidar fırsatı mı olacak ?

Mahkemenin AKP hakkındaki kararı partilerin devlet yardımı almasının ne kadar demokratik olduğunu da sorgulamamıza öncü olmalıdır. Demokrasiye geçişin ilk yıllarında siyaset kurumunu canlandırmak için verilen bu prim bugün için demokratik yapıyı tırpanlayan bir durum haline gelmiştir. Bir önceki seçimden büyük başarılarla çıkmış olan siyasi partiler yapılacak olan gelecek seçime bir-sıfır önde başlamakta, bu partiler kamu bütçesinden kendilerine aktarılan kısımla propaganda faaliytlerini yürüttükçe devlet yardımı alamayan siyasi partilerin yarışma şansı ortadan kalkmaktadır. Demokratik ilkeler gereği partilere devlet yardımı verilmesi bir an önce sonlandırılmalı tıpkı dernekler gibi birer tüzel kişilik olan siyasi partiler kendi gelirlerini kendileri oluştrma yoluna gitmelidir.

Peki gelelim kararın içeriğine...

Açılan dava hakkında yüksek mahkeme üyelerinin 10 tanesi AKP'nin odak olduğunu belirtti. ( Bazıları bu sayıyı Özalcılar - Sezerciler denkleminde 9 olarak hesaplıyordu ) Ancak üyeler arasında görüş farkına sebep olan durum, AKP'nin odaklığının kapatma kararını gerektirecek ölçüde büyük olup olmadığı konusundadır. Bu on üyeden altı tanesi AKP'nin kapatmayı gerektirecek ölçüde odak olduğunu belirtirken dördü kapatma yerine devlet yardımından yoksun bırakma yaptırımının yeterli olduğu konusunda görüş belirtti.

Bu kararla AKP'ye şu mesaj verildi. Laiklik karşıtı eylemlerin odağısın. Bütün eylemlerin ve kararların hukuk devleti anlayışı çerçevesinde değerlendiriliyor. Marjinalleştiğin sürece bu üyelerin vereceği kararlar değişebilir. Şimdi devlet yardımından yoksun bırakmaya destek veren üyeler o zaman kapatma yönünde oy kullanabilir. O zaman sen de merkezi politikalar güt. Herkesi kucakla. Tüm toplumun iktidarı ol. Marjinalleştiğin sürece ancak sen kaybedersin. Ve biz de şimdilik sana SARI KART gösteriyoruz. Aynı davranışların tekrarı halinde ikinci bir sarı kart daha gösterip KIRMIZI KART ile oyun dışı bırakırız.

Yetmiş milyon vatandaşımızın büyük bir kısmının çok iyi anladığı bu mesaj umarız ki başbakan ve yakın çevresi tarafından da anlaşılır ve AKP iktidarı ülkemizin ve milletimizin tamamını kucaklayan güçlü politikalara imza atar ve Türkiye kazanır.

Sevgilerle...

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anayasa mahkemesi, dengeleri bozmamak uğruna kuralları esnetebildiğince esnetip, ne hancıyı ne yolcuyu ürkütmemek istemiş. Ayrıca kapatma sonrasında çıkacak sorunların yaratıcısı olmak da mahkemenin sırtında büyük bir baskı unsuruydu. Verilebilecek tek karar da buydu. İyi yada kötü oldu demek için çok erken. Bence dava, bir üst mahkeme olan tarihin önünde görülmeye devam edecek. Dilerim tarih de Anayasa mahkemesinin kararını onaylar. (Tabi bunu biz göremeyiz de, neyse.) Teşekkürler.

Murat SEVGİ 
 10.08.2008 21:47
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 70
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 642
Kayıt tarihi
: 28.09.07
 
 

1987 yılında Konya Ereğli'de doğdum İlköğretim ve Lise öğrenimimi Konya'da tamamladıktan sonra 20..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster