Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 

16 Aralık '09

 
Kategori
Otomobil
Okunma Sayısı
1493
 

Anadol efsanesi!

Anadol efsanesi!
 

Ülkemizde Amerikan arabalarının olduğu dönemleri hatırlıyorum. Çok değil, yaşımın yarısı kadar yıl önce. Görüntüleri kocaman tekneleri andırırdı adeta ve aynen onlar gibi salınırlardı yollarda, yolculukların keyfine doyum olmazdı.

Taşlı yollarda sarsıntı hissetmez, hatta dilerseniz kahvenizi bile yudumlardınız. Ancak bu keyfi sürmek herkesin harcı değildi, birazcıkta olsa zengin olmalıydınız. Yada Anadol otomobilleri ile teselli bulmalıydınız.

Tıpkı benim gibi!

Tam da o tarihlerde piyasaya çıkmıştı Anadol.

Yollarda eğilmeyen bükülmeyen, hatta tabiri yerindeyse kütük gibi bir şeydi. Soğuk kış aylarında çalıştıramazdınız bir türlü.

Fiberglas olan kaportası donardı, kapısını dahi açamazdınız dizinizi dayamadan.

Ama Milli duygularımızın ağır basmasından olsa gerek, baş tacı edildi halkımız tarafından.

Satışa sunulduğu ilk andan itibaren yok satmaya başlamıştı.Hem başka ne yapsındı ki vatandaş?

Volkswagen, Opel, Ford gibi Avrupa otomobilleri alsa bile yedek parça çok yetersiz ve pahalıydı.

Elinize ulaşması ise öyle kolay değildi, bazı yedek parçaların gümrüğe ulaşmaları da aylarca sürerdi bazen.

Ayrıca, hem otomobile hemde yedek parçalara verilebilecek büyük paralar yoktu.

Bir karşılaştırma yapmak gerekirse Anadol, Avrupa otomobillerden yaklaşık yüzde 30-40 daha düşük fiyata sahipti.

Bu aşırı ilgi birkaç yıl sürdü..

Çünkü başka bir efsane vardı sırada, Murat 124 çıkmıştı sahneye, küçücüktü belki ama çok sevimliydi!

Onun bu hali Anadol'lara gösterilen ilginin azalmasına yetti de arttı bile.

Bu defa da binek Anadol' ların kesilerek kamyonet yapılmasına izin verilmeye başlandı, yani Anadol kasaplığı ortaya çıktı.

Kaportacılara ön kapıdan giren binek Anadol' lar arka kapıdan kamyonet olarak çıkmaktaydılar!

Uzun yıllar boyunca sürdü bu uygulama, belki de onbinlerce binek Anadol kesilerek kamyonete çevrildi.

Bu iş çok yaygın bir hal almıştı ve bu amaç için satın alanlar oldukça yüksek bedeller ödüyorlardı.

Yani Anadollar her daim değerliydi.

Taaa ki, ÖTV hurda indiriminin uygulandığı 2003-2004 yıllarına kadar..

Bu dönemde zaten hepsi 20 yaşın üzerindeydi, ancak oldukça iyi durumdaki on binlerce orjinal Anadol' lar dahi hurdaya çıkartıldı.

“Ve efsane bitti”

Önerilerine Ekle Beğendiğiniz blogları önerin, herkes okusun.

 
Tıklayın, siz de blog yazarı olun! Aklınızdan geçenleri paylaşın!
 
 

Anadol İzmir'de hala kullanılıyor. Hayatımda gördüğüm Anadolların toplamından fazlasını bir yılda İzmir sokaklarında gördüm :)

shalimar 
 17.12.2009 20:21
Cevap :
Hayret ben hiç görmedim, gezinti için kıyıları tercih etmiş olmamdan olsa gerek en çok faytonları gördüm. Parke taşlı yollarda sarsıldıkları için onlarında Anadol'dan farkı yoktu zaten:-)  17.12.2009 20:49
 

Bir çok kişi bilmez. Ama ilk Türk arabası Devrim markasını taşıyordu ve deneme için sadece bir tane üretilmişti. İlk denemesini de Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel önünde yapmış bir müddet gittikten sonra da stop etmiş. Stop etme nedeni ise depoya benzin konulmamış olmasıymış. :)
Anadol'ların ilk çıktığı yılı hatırlıyorum. Hatta bu ismi de halkımız bir anket sonucu koymuştu. Yanılmıyorsam fiyatları da 5000 TL. peşin 500 TL. taksitle olmak üzere toplam 26.500 TL. sıydı. Kaportasının fiberglass olması nedeniyle yanması olumsuz görülürken, çarpmalarda kaporta tamiri kullanıcılara fazla bir maliyet yüklemiyordu. Yazınız o yıllardaki anılarımı canlardırdı. Saygı ve selamlarımla....

Erol Özışık 
 16.12.2009 14:19
Cevap :
Haklısınız Erol bey, hatta Devrim arabaları filmi bile vardı, nasıl unuttum hayret, teşekkürler hatırlattığınız için.. Ben de Anadol efsanesinden payına düşeni alanlardanım:-) İlk arabam olan vosvos sonrasında tavsiye etmişlerdi ama özellikle kış aylarında çalıştırmak için her sabah iteklemekten bıkmıştım. Yani o beni değil, ben onu taşıdım çoğu zaman! Hatta bir ara evimize pekte yakın olmayan rampa bir yola parkederek eve kadar yürümeyi bile göze almıştım! Teşekkürler paylaştığınız için.. Saygılar selamlar..  16.12.2009 21:56
 

bir baska efanede o yillarda mercedes idi.Yil galiba 68 idi. Bir yakinim araci aldi. Sonrasinda gayrettepeden(ist) iki adet daire satin aldi. araca verilen para 2 daire parasiyla ayni idi.bende ilk mercedesi mark ile kucuk bir servete almistim.Bulundugum ulkede simdi bu hazretleri 20-40 arasi alinca vay canina ne kazik yemisiz be demeye basladim.Ama isaretiniz gibi anadol ulkenin gecirdigi evrimi gostermesi bakimindan efsane olarak yerindedir. Saglik ve saygiyla

Newyorker 
 16.12.2009 1:48
Cevap :
Bahsettiğiniz gibi, çok pahalı olmaları nedeniyle o dönemler çevremizde öyle eli yüzü düzgün bir Mercedes görmek pek mümkün değildi sevgili Newyorker. Ya makam aracı olarak kullanılırdı yada izine gelen Alamancı vatandaşlarımızın kapılarının önünü şereflendirilerdi:-) Bizlerde yılda bir kez görmekle yetinir, kaportasına elimizi sürmekle bile şanslı sayardık kendimizi! Şimdilerde ise onları sahiplenmek daha kolaylaştı sayılır, çünkü fiyat düşürmek amaçlı verilen tavizler ve bazılarının yerli üretim olmaları onları yerli arabalarla eşit duruma getirdi neredeyse. Anadol ise o dönemlerde gerçekten bir efsaneydi, hatıra olarak yedekte bulundurmak isterdim aslında.. Saygılarımla..  16.12.2009 14:34
 
Facebook hesabınızla yorum yapın, daha çabuk onaylansın!
 
Toplam blog
: 1021
Toplam yorum
: 4165
Toplam mesaj
: 254
Ort. okunma sayısı
: 1596
Kayıt tarihi
: 19.10.07
 
 

Çok eski olmayan bir tarihte tıpkı sizler gibi Melek'lere gülümsermişim uykulu hallerimde!  ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster